“HER YAŞLI ŞEY PARA ETMEZ”

Tarih: 7 Ocak 2021 Perşembe 16:05

Silifke Caddesi’nde bir antika dükkanına sahip olan Görkem Aşk, antika ve antikacılık hakkında gazetemize konuştu. Aşk, her eski eşyanın antika olmadığını belirterek, “Bir eşya günümüze gelene kadar bir yeri kırılmış, dökülmüşse hiçbir değeri olmaz. Antika nadir olmalı ki bir koleksiyon değeri olsun. Her yaşlı şey para etmez” ifadelerine yer verdi.

Haber- Harun Bor

Geçmişten gelen, yaşanmışlıkları olan onlarca ürün bulabileceğiniz bir yer antika dükkanları. Koleksiyonerlerin vazgeçilmezi, ilgililerin gezmekle bitiremeyeceği yerler. 10 senedir Silifke Caddesi’de yer alan Görkem Antika da bunlardan birisi. 2010 yılında açığı antika dükkanı ile bu mesleği benimseyen Görkem Aşk, antikalar ile ilgili bizleri bilgilendirirken popüler kültürün antikaya nasıl yansıdığı hakkında da konuştu. Görkem Antika, Cumhuriyet döneminden kağıt ve madeni paralar, Osmanlı döneminden kağıt ve madeni paralar, Cumhuriyet ve Osmanlı döneminden kartpostallar, Avrupa ve Osmanlı dönemine ait altın, gümüş cep saatleri, köstekleri saatler, eski kurmalı ve otomatik kol saatleri, telefonlar, daktilolar, eski çanta ve cüzdanlar, kılıç, süngü, eski çatal bıçak takımları gibi çok farklı yelpazeye sahip. Görkem Antika’nın sahibi Görkem Aşk ise doğma büyüme Mersinli. Uluslararası lojistik ve işletme mezunu. Ama bu meslekleri yapmak yerine en büyük tutuklarından biri olan antikacılığa merak salarak, antika dükkanı açmış. Mersin’de bir antika dükkanı eksiği olduğunu fark ederek bu mesleğe yönlendiğini söyleyen Aşk, Mersin’e bir değer kazandırmak için 2010 yılında antika dükkanını açtıklarını dile getirdi. Antikaya merakının anneannesinin evindeki kutunun içinde bulduğu eski paralarla başladığını belirten Aşk , “Anneannemin evinde bir şey etkiledi beni. Bir kutunun içinde eski paralar koymuş. Ne olduğunu anlamaya çalıştım, görmediğim şeylerdi. Eski paraları görünce merak geldi bana. Tarih merakım da var benim bununla da alakalı olabilir. Babamın da antika sevgisi vardı. O, evde antika toplamaya başlarken ben de ilgi duyuyordum. Müzelere gittiğimde ben çıkamazdım. İnsanın geçmişe ve nostaljiye merak olması gerekiyor bu iş için. Kimisinde merak oluyor geliyor ama bazıları bu kapıdan içeri bile girmek istemiyor” ifadelerini kullandı.

 

“İNSANLAR BÜTÇE AYIRAMIYOR”

Aşk, Mersin’de çok fazla antikacı olmamasının sebebinin potansiyel olmamasıyla alakalı olduğunu söylüyor. İnsanların antikaya merakının az olmasından kaynaklı da antika dükkan sayılarında artma olmadığına değinen Aşk, “Altına merak var o kadar kuyumcu dükkanı var.  Halı dükkanı, mobilya. Antikaya talep var ama insanların alım gücü düştüğü için merak salamıyorlar. Ankara’da koskoca bir ayrancı antika pazarı kuruluyor. Burada yapamazsınız. Biz öncülük etmeye çalıştık, bir antika pazarı kurulsun, fuar kurulsun diye. Ama zor burada. Kozmopolit bir şehir burası. Onun için de burada görmemeniz normal. Aslında antikacılar sokağı olmalı, en az 20-30 tane antikacı olmalı. O zaman anlaşılır potansiyelin olup olmadığı. Her zaman söyleriz, antika dükkanı fazlalaşırsa merak da fazlalaşmış demektir. Ama şu anda insanlar bütçe de ayıramıyorlar. İnsanların aldığı belli, asgari ücret alıyorlar. En kötü bir şey almaya kalksa en ucuzu 300-500 TL arası. Bir merakı oluşsa, almaya başlasa her ay bu kadar para gidecek. Bütçe ayırmaları zor” şeklinde konuştu.

 

“ANTİKANIN NADİR OLMASI LAZIM”

Aşk, antikacıları eskici gözüyle bakanlar olduğunu, kimilerin hurdacı dükkanı olarak adlandırdığını söylüyor. Başka ülkede antikacıların daha değerli olduğuna da değinen Aşk, “Kültürle alakalı bir durum. İstanbul, Ankara, İzmir bu üç şehir de çok önemli. Osmanlının başkentliğini yaptığından dolayı Bursa da buna dahil edilebilir. Çok güzel antikalar çıkıyor evlerden. Çocuklar büyürken dedesinden, babasından kaldığı eşyalarla büyüdüğü için ister istemez merakla büyüyor. Hiçbir şey olmasa mutlaka evinde 100 yıllık bir eşya bulunabiliyor. Burada öyle şeyler yok. Mersin’in tarihi belli. 1800’lerin sonudur Mersin’in tarihi. Aslında çok büyük geçmişi var roma döneminden kalan ama onlar tarihi eser konumuna geçiyor. Bizim dediğimiz şey antika” dedi. İnsanların antika ile eski eşyayı ayıramadığını da sözlerine ekleyen Aşk, “İnsanların en büyük yanıldıkları şey şu; elimizde 150 yıllık bir dikiş makinesi var. Zannediyor ki her eski şey kıymetli. Böyle değil, nadir olması lazım ve günümüze geldiği halinde kondisyon olması lazım. Diyelim ki bir plak çalar, gramofon elinize geçti. 1900 yıllarında üretilmiş. Günümüze gelene kadar bir yeri kırılmış, dökülmüşse hiçbir değeri olmaz. Nadir olmalı, antika bir koleksiyon değeri olsun. Her yaşlı şey para etmez” ifadelerine yer verdi.

 

“HER ESKİ EŞYA ANTİKA DEĞİLDİR”

Eski bir eşyanın antika değeri taşıyabilmesi için nadir olmasın gerektiğini belirten Aşk, “Bazen geliyorlar dedemden kalma para var diyorlar ama bu nadir bir şey değil. 15 bin 374 tane basılan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk binlik banknotu 15 bin 374 adet. Bundan 23 tane geri dönmeyen var bunun da sadece 2 tanesi biliniyor. Nadirlik budur. Değeri de 1 milyon civarı. Az bulunan olmalı. Yoksa eski sınıfına girer. Antikacılık, eskicilik ve tarihi esercilik birbirine çok yakın. Çok ince bir çizgidir. Paralardan örnek verelim. Devletin bize izin verdiği son 6 padişahtır, alım satım yapabileceğimiz. Bu kanunen böyle. Bir öncesine geçtiği zaman bu tarihi esere geçiyor. Bir obje bulursunuz 500 yıllıktır, tarihi eser olur. Bunu müzeye vermek zorundasınız. Koleksiyoncu olabilir, satışa çıkarmasınız, evinizde kalabilir ya da bir ürün paramparçadır hurda niteliğindedir derler ki bu hurdacı antikacı değil. Antikada ürün ilk günkü gibi günümüze gelmeli, temiz olmalı, kondisyonu çok iyi olacak ki bir sınıfa girsin ve az bulunan bir şey olmalı. Her eski eşya antika değildir” şeklinde konuştu.

 

“POPÜLER KÜLTÜR KOLEKSİYONCULARI ETKİLİYOR”

Antika satışlarında az talep durumu olduğunu dikkat çeken Aşk bundan 10 sene önce plakların 5 TL’ye bile alıcısının olmadığını belirtirken şu anda en kötü plağın 150-200 TL olduğunu söyledi. Aşk, “Bu değişiminin farklı sebepleri var ama örneğin Issız Adam filmi insanları meraka sürükledi. Çünkü başrol bir plağı arıyordu. Bu insanlarda merak uyandırdı. Merak uyandırdığı yaş grubu da plağı görmeyen yaş grubuydu. Çünkü 88-89’da plak üretimi durdu Türkiye’de. Ama filmin 2009 olması lazımdı. Bunları görmeyen kişiler de etkilendi. İnanılmaz bir yüklenme oldu. Plak döneminde çıkan albümün adedi bellidir. 1 milyon diyelim, çoğunu insanlar attı. Hurdaya gitti. Kaç tane kaldı piyasada? 50 bin adet. Üretilmeye de devam etmiyor ama talep var” ifadelerini kullandı. Eskiden 6 ayda bir ya da bir senede bir zam yaptığını ama şu anda ayda bir zam yapıldığını dile getiren Aşk, bunun sebebinin popüler kültür olduğunu söyledi. Aşk, “Bir dizide çalması plağın fiyatını 5 katına çıkarıyor. Popüler kültürü takip etmek de gerekiyor. Bizler antikacıyız yeniyi takip etmiyoruz çok fazla. Ama popüler kültürde çıkan bir şey bizi de etkiliyor. Popüler bir dizi yanlışlıkla cep saati takmayıversin, hemen buna yöneliyorlar. Eskiye bu şekilde bir merak var. Retroya bir merak yok, bu şekilde bir merak var. Bunların antika olduğunu söylediğinizde bilmiyorlar, sırf takmak için alıyorlar. Popüler kültür yüzünden heves edip paylaşıp birkaç ay sonra bırakıyorlar. Bunun yanında çok iyi koleksiyoncular da var. Bizim işimiz tamamen koleksiyoncularla aslında. Koleksiyoncular popüler kültür yüzünden buraya merak salanlara da kızıyor. Çünkü onlar alıp alıp kenara atıyorlar. Bu sefer koleksiyoncular alamıyorlar” dedi.

 

“ORHAN GENCEBAY’IN PLAĞI 3 BİN TL”

Plakların da dijitalleşmeye gittiğini sözlerine ekleye Aşk, “Plaklar yeniden satılmaya başlandı ama dijital kayıt. Analog kayıtlar bitti. Cihazınız sağlamsa, iğneniz kaliteliyse plağınızda insan sesine yakın bir şekilde duyarsınız, iyi bir kulağınız varsa enstrümanların hepsini duyarsınız ama MP3’te bunu duyamazsınız. Bu sıkıştırılmış ses değil. Plağa başlayanlar şunu diyor, ‘Kaset dinliyordum, CD’ye geçtim tesadüfen bir plak dinledim ses çok güzel’ Çünkü ses sıkışmıyor. Tok bir ses çıkıyor. Popüler kültürün plaklarını yapmaya başlamışlar ama bu olmaz. Oyuncak gibi yeni çıkan plaklar, gerçeğinin fiyatını yükseltiyor. Taklitler asıllarını yaşatır. İstedikleri kadar yenisini yapsınlar eskisinin değeri artar. Çünkü bu gerçeği, dönem. Bir de popüler kültürden etkilenip yenilerden alanlar oluyor. Ama sonrasında fark ediyor, geri eskiye dönüyor” şeklinde konuştu. Antika satışında ürünlerin nadir olmasının dezavantajları da olduğunu söyleyen Aşk, satılan bir ürünün popüler kültürde yer almasından sonra eski fiyatına ürünü bulamadıklarını belirtiyor. Aşk, antika dükkanında bulunan plaklar arasında da en nadir olanlarından birisinin Orhan Gencebay’ın son plağı olduğunu dile getirdi. Aşk, “Benim elimde 1 adet kaldı. 88’de son 500 adet falan basıldı. Tutmuyordu plaklar o zaman az çıkıyordu. Sanatçıların 88/89 dönemindeki plakları az basılıyordu o yüzden nadir bulunur. Şu an bu plak 3 bin TL”

 

“BİZ HALKANIN SONUNDAYIZ”

Aşk son olarak da antikacılığın neden gelişemediği hakkında bizlere bilgi verdi. İşlerinin şu anda kötü olduğuna değinen Aşk, pandeminin her sektörü etkilediği gibi antikacılığa da olumsuz sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Aşk sözlerini şu şekilde tamamladı: “İşlerimiz şu anda böyle bir işe göre kötü durumda. Biz halkanın sonundayız. İhtiyaçlara bakıldığında zaruri ihtiyaç olarak gözükmeyiz. Adam ilk başta barınmasını, yemesini, içmesini yapacak sonrasında ihtiyacı varsa kıyafet vs alacak sonrasında bir hobi edinecek kendisine. Zaten halkanın sonundayız. Pandemide mesela ilk zamanlarda insanlar ekmek için birbirini yumrukladı, kimse gelip kendini antika için yumruklamaz. Böyle bir etkisi oldu pandeminin bizim için. Zaten ekonomik anlamda bakarsak da zaten piyasa iyi değildi. Bir lira indirim almadım şu dönemde, saatlerimizi indirime soktuk elektrik faturasını ödeyebilmek için örneğin. Mevzu şu, insanlar para ayıramıyor. Adam alacaksa bile yutkunarak bakıyor. Ucuz versek bile alamadığı oluyor insanların. 1 ay iş yapmadığınız da oluyor. Şu anda o bile yok.”


Etiket: görkemantika, silifkecaddesi, görkemaşk, antika


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
 
  BASIN İLAN
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Hakimiyet Gazetesi Mersin | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.net © Copyright 2021 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Hakimiyet Gazetesi basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA