Psikolojik şiddet ilk sırada!




Tarih: 8 Ekim 2025 Çarşamba 11:56

HABER MERKEZİ

Türkiye’de her 10 kadından 3’ü yaşamının bir döneminde psikolojik şiddete maruz kalıyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde, 18 binden fazla kadınla yapılan Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması 2024 sonuçları açıklandı. Türkiye'de her 10 kadından neredeyse 3'ü yaşamının bir döneminde psikolojik şiddete maruz kalırken, genç kadınlar özellikle dijital şiddette en yüksek risk grubu olarak belirlendi. Araştırma; boşanan kadınlarda şiddet oranlarının çarpıcı yüksekliğini, eğitim düzeyi yükseldikçe ekonomik şiddetin azaldığını ve kadınların yarısına yakınının yaşadığı şiddeti kimseyle paylaşmadığını ortaya koydu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına TÜBİTAK desteğiyle Marmara Üniversitesi ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliğinde gerçekleştirilen "Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024" sonuçları açıklandı. 15-59 yaş grubundaki 18 bin 275 kadınla yapılan görüşmelerden elde edilen veriler, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin boyutlarını ve yeni görünümlerini ortaya koydu. Araştırma, sadece eş/eski eş tarafından uygulanan şiddetle sınırlı kalmayıp, tüm aile üyeleri, sosyal çevre ve yabancı kişilerce uygulanan fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik, ısrarlı takip ve dijital şiddet türlerini de kapsadı. Dijital şiddet ve ısrarlı takip ilk kez kapsamlı bir şekilde incelendi.

GENÇ KADINLAR RİSK ALTINDA

Son 12 aylık döneme bakıldığında, en yaygın şiddet türü yüzde 11,6 ile psikolojik şiddet oldu. Onu yüzde 3,7 ile dijital şiddet, yüzde 3,2 ile ekonomik şiddet, yüzde 3,1 ile ısrarlı takip, yüzde 2,6 ile fiziksel şiddet ve yüzde 0,9 ile cinsel şiddet izledi. Şiddet türlerine yaş grubu açısından bakıldığında ise 15-24 yaş aralığındaki kadınların, özellikle psikolojik (yüzde 15,2) ve dijital şiddet (yüzde 7,3) oranlarında en çok mağdur olan grup olduğu görüldü. Medeni duruma göre yapılan değerlendirmede, boşanan kadınların şiddete uğrama oranlarının dikkat çekici biçimde yüksek olduğu belirlendi. Boşanmış kadınların: yüzde 62,1’i psikolojik, yüzde 42,5’i ekonomik, yüzde 41,5’i fiziksel şiddete maruz kaldı. Evli kadınlarda bu oranlar sırasıyla yüzde 26,4, yüzde 19,9 ve yüzde 11,6 iken; hiç evlenmemiş kadınlarda ise dijital şiddet (yüzde 14,2) ve ısrarlı takip (yüzde 13,4) öne çıktı.

EĞİTİM ARTTIKÇA ŞİDDET AZALIYOR

Ekonomik şiddetle eğitim düzeyi arasında belirgin bir ilişki gözlemlendi. Okul bitirmemiş kadınların yüzde 31,8’i, ekonomik şiddete maruz kalırken; yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 8,9’a kadar düştü. Benzer şekilde, fiziksel şiddet de eğitim düzeyi arttıkça azalırken, dijital şiddetin genç ve daha eğitimli kadınlarda daha yaygın olduğu dikkat çekti. Eşi ya da birlikte olduğu kişinin uyguladığı şiddeti yaşayan kadınların: yüzde 31,8’i bu durumu kendi ailesinden bir kadınla, yüzde 10,2’si kadın bir arkadaş/tanıdıkla, yüzde 4,4’ü ise eşinin ailesinden biriyle paylaştı. Ancak kadınların yüzde 47,7’si yaşadığı son şiddet olayını hiç kimseyle paylaşmadığını belirtti. Bu durum, şiddetin görünürlüğü ve kadınların destek mekanizmalarına ulaşımındaki engellere dikkat çekiyor. Araştırmada ilk kez kapsama alınan dijital şiddet ve ısrarlı takip, özellikle genç kadınlar arasında yaygın. Dijital şiddetin faillerinin yüzde 62,3’ü yabancı biri olurken, ısrarlı takipte de en yüksek oran %39,6 ile yine yabancı biri olarak kayıtlara geçti.

BÖLGESEL FARKLILIKLAR DİKKAT ÇEKİCİ

Fiziksel şiddetin en yoğun görüldüğü bölge yüzde 25,9 ile Kuzeydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise yüzde 8,8 ile Ortadoğu Anadolu oldu. Kırsalda yaşayan kadınların daha çok fiziksel ve ekonomik şiddete; kentte yaşayanların ise dijital ve psikolojik şiddete maruz kaldığı görüldü. Şiddetin nedenlerine dair bulgulara göre, eşi ya da partneri tarafından şiddete uğrayan kadınlar arasında yüzde 21,7’si erkeğin öfke kontrolü sorununu, yüzde 13,3’ü yetiştirilme tarzını, yüzde 13’ü ise maddi sıkıntıyı şiddetin nedeni olarak gösterdi. Yaşa göre değişen nedenlerde, örneğin 15-24 yaş grubunda “kıskançlık” (yüzde 14,1) daha sık dile getirilirken; ileri yaş gruplarında maddi sıkıntılar ve iş sorunları daha fazla öne çıktı. Araştırma, kadına yönelik şiddetle mücadelede eğitimin, farkındalığın, sosyal destek mekanizmalarının ve yasal yaptırımların önemini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, şiddetin sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğunu vurgularken; kadınların destek hizmetlerine erişiminin artırılması gerektiğini belirtiyor.

BAKAN GÖKTAŞ; “ŞİDDETE KARŞI SIFIR TOLERANSLA HAREKET EDİYORUZ”

Sonuçlarla ilgili konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket ettiklerini belirterek, "Bugün bilimsel verilere dayalı, çözüm odaklı ve bütüncül önleme stratejileriyle birlikte yeni bir döneme giriyoruz. Bu araştırmadan elde edilen veriler, hem mevcut politikalarımıza hem de gelecekteki çalışmalarımıza yön vererek, veri odaklı politikalar geliştirmemize katkı sağlayacak" şeklinde konuştu.Araştırmanın bundan sonra her 5 yılda bir tekrarlanacağını bildiren Göktaş, "Araştırmanın sonuçlarını sadece bir raporla sınırlamıyoruz. Verileri, yapay zekâ destekli analizlerin de yapılabildiği, kamuoyuna açık bir dijital platformda erişime sunacağız. Böylece akademisyenler, araştırmacılar, sivil toplum kuruluşları kadına yönelik şiddeti tüm yönleriyle inceleyebilecek. Amacımız şeffaf ve toplumsal fayda üreten bir veri kültürü inşa etmek ve ilgili paydaşlarımızla birlikte kadına yönelik şiddetle mücadelemizi daha etkili kılmaktır" ifadelerini kullandı.2026-2030 dönemini kapsayacak Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5’inci Ulusal Eylem Planını yıl sonuna kadar kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Göktaş, "Yeni dönem eylem planımızla veriye dayalı, izlenebilir ve toplum temelli politikaları hayata geçiriyoruz. Ayrıca 81 il için ayrı ayrı İl Eylem Planları hazırlıyoruz. Bu planlarla her ilin kendi dinamiğine, ihtiyacına ve risk alanlarına göre çözüm üretilmesine katkı sağlayacağız" dedi.Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamındaki çalışmalara bütüncül bakış açısıyla istikrarlı bir şekilde devam edeceklerinin altını çizen Göktaş, "Kadına yönelik şiddeti açık bir insan hakkı ihlali olarak görüyor, tek bir vakaya dahi göz yummayacağımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum. Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesinden taviz vermeden mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ancak şunu biliyoruz ki, şiddetle mücadele güçlü bir irade ve topyekûn bir duruş ile mümkündür. Amacımız, şiddet mağduru tek bir kadının dahi kalmadığı bir geleceği hep birlikte inşa etmektir." 


Etiket: KADINA ŞİDDET, TÜBİTAK, AİLE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI, TÜİK


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA