ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Zooteknist Hüseyin Almasulu uyardı: “Yüksek bulaşıcılığa sahip şap hastalığı büyükbaş hayvancılığı tehdit ediyor, önlem alınmazsa üretim ciddi zarar görebilir.”
Akdeniz bölgesinde son günlerde artan şap hastalığı vakaları, hayvancılıkla uğraşan üreticileri tedirgin etti. Zooteknist Hüseyin Almasulu, hastalığın yayılma hızına ve ekonomik etkilerine dikkat çekerek, aşılama, karantina ve biyogüvenlik önlemlerinin geciktirilmeden uygulanması gerektiğini söyledi. Zooteknist Hüseyin Almasulu, yaptığı açıklamada şap hastalığının büyükbaş hayvanlar için son derece bulaşıcı ve tehlikeli bir viral enfeksiyon olduğunu söyledi.
ŞAP HASTALIĞI VE BELİRTİLERİ
Almasulu,“Şap virüsü, hayvanların ağız, burun, ayak ve meme bölgelerinde yaralar oluşturur. Bu da hem süt ve et veriminde ciddi düşüşe hem de uzun vadeli üretim kayıplarına yol açar. Yüksek ateş, aşırı salya akıntısı, topallama ve iştahsızlık en belirgin belirtiler arasındadır. Hastalık bir çiftlikte görüldüğünde, hızla tüm sürüye yayılabilir. Bu nedenle erken teşhis ve hızlı müdahale hayati önem taşır.” Almasulu, “Foot and Mouth Disease (FMD)” olarak da bilinen şap hastalığı, Picornaviridae ailesine ait bir virüs tarafından oluşturulan, bulaşıcı bir hayvan hastalığıdır. İneklerin yanı sıra koyun, keçi, domuz ve bazı yabani hayvanlar da bu virüsten etkilenebilir. Hastalığın insanlara bulaşmadığı, ancak insanlar aracılığıyla hayvanlara taşınabildiği belirtilmektedir. Ani başlayan yüksek ateş. Ağız içinde yaralar ve aşırı salya akıntısı. Ayak lezyonları nedeniyle topallama, iştahsızlık ve kilo kaybı. Süt veriminde ciddi düşüş. Gebe hayvanlarda yavru atma” diye konuştu.
“VİRÜS RÜZGARLA KİLOMETRELERCE UZAĞA TAŞINABİLİYOR”
“Virüs rüzgarla kilometrelerce uzağa taşınabiliyor” diyen Zooteknist Almasulu, “Ayrıca yem, su, ekipman ve insan temasıyla da bulaşma gerçekleşiyor. Bu nedenle özellikle büyük sürülere sahip çiftliklerde biyogüvenlik kuralları titizlikle uygulanmalıdır. Şap hastalığı için özel bir antiviral tedavi bulunmuyor. Uygulanan yöntemler genellikle destekleyici nitelikte. Ağız ve ayak yaralarının dezenfekte edilmesi, ağrı kesici ve antibiyotik desteğiyle ikincil enfeksiyonların önlenmesi” diye konuştu. Almasulu, ayrıca hastalık çıkan bölgelerde karantina uygulanması gerektiğini, hasta hayvanların sağlıklı sürüden hemen ayrılması gerektiğini de vurguladı.
KORUNMA YOLLARI
Almasulu, korunma yolları ile de ilgili su bilgileri verdi, “Düzenli aşılama (bölgesel varyantlara göre yılda 1-2 kez), yeni hayvanların 2-3 hafta izole edilmesi, ekipman, araç ve personel dezenfeksiyonu, yemlik, suluk ve barınakların düzenli temizliği, şüpheli vakaların veteriner hekim ve tarım müdürlüklerine bildirilmesi.” Almasulu, özellikle İl ve İlçe Tarım Müdürlükleriyle iletişim içinde olunması gerektiğini belirterek, “Şap hastalığı sadece hayvanı değil, üreticinin geleceğini de etkiler. Hastalık süt üretimini düşürür, ihracat kısıtlamalarına yol açar, hatta bazı durumlarda hayvan kayıplarına neden olur. Erken teşhis ve aşı, çiftçinin sigortasıdır. Şap hastalığı görülen bölgelerde hayvan hareketleri kısıtlanıyor, pazar satışları durduruluyor ve üretim kayıpları artıyor. Süt üretimindeki azalma, ilaç ve aşı maliyetleri, çiftçilerin gelirini ciddi şekilde etkiliyor. Önlem alınmadığı takdirde Akdeniz bölgesinde şap vakaları tarımsal üretime ağır darbe vurabilir. Erken müdahale, aşılama ve biyogüvenlik önlemlerinin eksiksiz uygulanması tek çözüm” dedi.
|