Her hanenin hikâyesini, her sokağın geçmişini belleğinde taşıyan Piri Reis Mahallesi Muhtarı Aziz Ekinciler mahallenin beklediği hizmetleri 3 kalemde özetledi.
Mersin’in Yenişehir İlçesinde, denize komşu sokakların arasında yer alan Piri Reis Mahallesi’nde bir kapı var ki, tam 40 yıldır aynı isimle, aynı duruşla, selamla açılıyor. O kapının ardında yalnızca bir muhtar değil; mahallenin hafızası, tanığı ve sesi oturuyor… Mersin doğumlu muhtar, daha çocukluk yıllarından itibaren sokak sokak büyüdüğü mahallede, bugün hâlâ her hanenin hikâyesini, her sokağın geçmişini belleğinde taşıyor. Göçle gelen bir ailenin torunu olarak tarih bilinciyle, mahalle kültürüyle, insan sıcaklığıyla örülmüş bir yaşamın içinden konuşuyor bize. Kesintisiz elektriğin hayalini kuran, taziye evi ve pazar yeri talebiyle sesini yöneticilere duyurmaya çalışan Piri Reis Mahallesi Muhtarı 75 yaşındaki Aziz Ekinciler ile konuştuk…
Öncelikle sizi tanıyalım…
Ben 1950 Mersin doğumluyum. 18 Nisan 1999'dan beri Pir-i Reis Mahalle Muhtarlığı yapmaktayım.
Daha önce 16 senede muhtarlık birinci azasını yaptım. Yani 40 senenin üstünde bu muhtarlık kapısındayım. Muhtarlığın artık her türlü, her şeyini öğrenmiş bulunmaktayım. Doğuma büyüme Mersinliyim. Anneannelerim, babalarım Girit’ten 102 sene evvel göçle gelmişler. Hala burada yerleşik olarak oturmaktayız. Muhtar olduğumda çocuk olanlar, evlendi, çoluk çocuğa karıştı. Artık mahalleli ile bir abi, kardeş ilişkisi içindeyiz. Artık mahallelinin sorunları benim sorunlarım. Halkla iç içeyim. Aşağı yukarı hangi binada kim oturuyor, hangi binada kim taşındı. Eskiden nakil belgesi veriyordu. Nakil belgesiyle geliyorlardı. Şimdi nüfus müdürlüğünde yapıyorlar nakil işlemlerini. Fakat ben yine günlük olarak bilgisayarımdan takip ediyorum geleni gideni. Onunla ilgili her ay şeyi de alıyorum, çıktı da alıyorum. Öyle de takip ediyorum. Yoksa elimde mahallenin hâkimiyeti kalmaz.
40 yıldır görevde olmanızı neye borçlusunuz?
Bu dönem muhtarlığa pek niyetim yoktu, fakat bazı şeyler mecbur etti. Mahalleli; ‘bizi bırakma işte biraz daha idare et falan’ dediler. Yeniden aday oldum ve seçildim.
Bu mahallede doğdum, büyüdüm. Yani burada 40-50 hane varken buradaydım. Bahçemiz vardı. Babalarım, dedelerim burada oturdular, yerleştiler. Biz de burada kaldık. Bizden sonra gelip buraya yerleşenleri tanıyorum. Daha önce mahallede esnaflık yapıyordum. İnsanlara her konuda yardımcı olmaya çalışıyordum, mahalleli de; ‘keşke muhtarımız olsan’ dedi, ben de çıktım muhtar oldum. (Gülüyor)
Ne güzel. Peki, Piri Reis ismi nereden geliyor?
Buranın ilk adı Cumhuriyet Mahallesi'ydi. Ondan sonra Koca Yusuf Mahallesi oldu. Daha sonra mahalle bölündü. Bir kısmı Gazi, Palmiye ve Piri Reis oldu. Piri Reis Osmanlı'da bir kaptanı derya.
İsmini buraya verdiler. Palmiye'yi, Gazi'yi de o taraflara verdiler. Mahallemin ismi Piri Reis olarak tescil edildi.
Neden bölündü?
Şimdi şöyle, mahallede nüfus çoğaldıktan sonra, bir de alan büyüdükten sonra bir muhtarın idare etmesi mümkün değildi. Buradan Kushimoto Sokağı’na kadar. Belediye de o zaman geldi. Öncesinde Mersin'de sayılı mahalleler vardı. O zaman mahalle sayısını bayağı çoğalttı. Bizim burayı da üçe böldü. Şu anda sadece Yenişehir ilçemizde 32-33 tane mahalle var. O zaman Mersin'in tamamında bu kadar mahalle yoktu.
Piri Reis Mahallesi eski bir yerleşim burada tarihi yapılar mevcut mu?
Tevfik Sırı Gür stadı vardı. O tarihi bir binaydı, Mersin'in tarihine çok ışıklar tuttu, spor tarihimiz orada geçti. Mersin stadı yapılınca, millet bahçesi oldu. Akdeniz plajı vardı, o da yüzme havuzu oldu.
Mahallenin en temel sorunları nelerdir?
Mahallemizin en temel sorunlarından birincisi elektrik. Haftada birkaç defa elektriğimiz kesilir. Muhtar olduğumdan beri, yani 1999 yılından beri gelen bütün şeylere, bakanlara, bizzat Rüştü Kazım Yücelen'e, ondan sonra Kürşat Tüzmen'e, Zafer Çağlayan'a ondan sonra gelen bütün bakanlara tek tek söyledim. Elektrik telleri ve enerji nakil hatlarının yer altına alınması gerekli diye… ‘Böyle bir programımız yok’ dediler. Öylece kaldı. Bir okulumuz var sadece, o da ilkokul olarak kaldı. Eskiden orta öğretim ve ilköğretimdi, ortaokulu kaldırdılar. 32 derslik çok çok süper bir okul yaptılar, 24 Kasım Okulu. ‘Öğretmenler günü’ olması münasebetiyle okulumuza 24 Kasım ismini koydular.
Peki, asayiş ne durumda?
Şu anda asayiş sorunumuz yok. Ufak tefek olaylar oluyor. Eskiden Müftü Deresi’nin kenarında Edip Burhan Kapalı Spor Salonu’nun arkasında uygunsuz insanlar kalıyordu, emniyetimiz çok güzel, titiz çalışmayla müdahale etti.
Kentsel dönüşümden memnun musunuz?
6 Şubat depreminde bazı binalarda çatlamalar oldu. Belediye bunları tespit etti, sahiplerini uyardı. İnsanın can güvenliği, mal güvenliğinden çok daha önemli. Can güvenliği açısından memnunum.
Altyapı, ulaşım ve temizlik konularında diyecekleriniz…
Piri Reis eski bir mahalle olduğu için mahallenin tamamında değil de yüzde 60'ının altyapısı plastik borulara döndü. Bazı sokaklarımızda büzler var. Bunlar zamanla çürüyor veyahut eziliyor, çökme yapıyor. Kanalizasyonda tıkanmalar yaşıyoruz. MESKİ geliyor, bir hortum vasıtasıyla açabiliyorsa açıyor, açamıyorsa yeni bir hat döşenmesi için vatandaşa yardımcı oluyor. Çok cüzi bir maliyetle MESKİ yeniliyor onları. MESKİ, Büyükşehir Belediyesi çok güzel çalışıyor. İlaçlamamız da iyi. Bu sene sivrisinekten asgari düzeyde şikâyet edildi.
Ayrıca acil olarak dere ıslahının yapılması lazım. Büyükşehir Belediyemiz iki tarafını demirlerle kapattı, suyu ortadan akıtmaya çalıştı. Dere içi çalışması yapılacak. Bir de dere kenarları insanların oturacağı, faydalanacağı şekilde yapılmaya başlandı. Bitince çok güzel olacak.
Son dönem mahallede en çok hangi konuda şikâyet alıyorsunuz?
Birincisi TEDAŞ ile ilgili şikâyet aldık, ikincisi mahalleli pazaryeri istiyor. Yenişehir Belediyesi ‘pazaryeri yapılacak’ diye söz verdi. Hata tekrar tekrar dile getirdim. ‘Onlarda biran önce yapacaklarını’ söylediler. Bekliyoruz.
Elektrik sorunu ile kaç yıldır mücadele ediyorsunuz?
En az 30 senedir mücadele ediyorum. Buranın sorunu, hiçbir yerde böyle değil. Çok eski hatlar, 50-60 senelik hatlar var. Direkler paslanmış, o vaziyette duruyor. Defalarca dile getirdim.
Mahalleli bu duruma ne diyor?
Elektrik kesildi mi arıyorlar, bana dertleniyorlar. Başka bir şey yok. Yani en fazla sordukları soru; “Ne zaman gelir?” Muhtarlık hattı var, Adana Bölge Müdürlüğü'nde. Arıyorum. Bazen saat veriyorlar, o saatte geliyor bazen gelmiyor bazen erken geliyor. Yani şimdi bazı şeylerin kökten çözülmesi lazım. Bu 30 sene içerisinde yapılaydı. Şimdiye kadar bunlar tamamen biterdi. Sonradan yapılan mahallelerde hepsi yer altına alındı. Bizim şansımız eski mahalle olmamız. Pozcu tarafından Müftü Köprüsü'nü geçtiğimiz zaman artık Mersin bitiyordu. 1968 selinde geldim. Burada bahçede evimiz vardı. Bir anımı anlatayım; evimize gideceğim. Bu tarafa geçemedim selden. Dışarıda bekletti bizi polisler. Köprüden geldik, evimize gittik. O da sel suyu dize kadar, suyun içinden gittik.
Mahallede kadınlar, gençler ve çocuklar için kurlar var mı?
Mahallemizde Yenişehir Belediyesi’ne ait akademi binası var. Orada belediyenin yaptığı çocuklara, kadınlara yönelik birtakım çalışmalar var. Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği çalışmaları da var. Ayrıca halk eğitim merkezinin kursları var. Çok güzel çalışmalar yapıldı. Ben de bilgisayar ve emlakçılık kursuna gittim.
Komşuluk ilişkileri ve mahalle kültürü sizce hȃlȃ güçlü mü?
Diğer mahallelere göre güçlü. Neden? Yıllardır beraber oturan insanlar var ve birbirlerini tanıyor. Cenaze olduğu zaman herkes birbirine gider, taziyede bulunur. Konusu açılmışken bir de taziye evi istemiştim belediyeden. O da duruyor öyle. Yerimizde var. Eskisi gibi değil. Eskiden bir evin avlusu vardı. 100 kişi gelse barınırdı. Şu anda hepsi apartman oldu. Bir odanın içine en fazla 20-30 kişi sığıyor. Sokaklara taziye çadırı kuruluyor, sandalyeler, su, çay getiriyorlar. Belediyeye zahmet; şoför de, taşıyan da yoruluyor.
Mahallenin denizle, limanla veya ticaretle bir bağı var mı?
Sadece Deniz Ticaret Odası bizim mahallemizde. Onun dışında öyle faaliyet gösterecek bir yer yok.
Mersin ile ilgili bir sürü kitap toplanmışsınız… Bu kitapların içeriğinde neler var?
Tabii şimdi kurtuluş savaşı başlarken yani Kurtuluş Savaşı’nda Atatürk'ün Mersin'e gelişleri, çeteleri kurmaları, onların kurtuluşunda yer almaları, kimler bunlara kurtuluş savaşına katılmış, kimler Mersin'in kurtuluşuyla uğraşmış, o ticarette kimler öncülük etmiş. Mersin'in tarihine baktığımızda sahil kısmında bir şey yoktu. Burası bir yörük şehri. İsmini de murt meyvesinden almış.
Mersin onun isminden geliyor, yani murt meyvesinin isminden geliyor. Burası küçük bir iskeleymiş.
1957 senesinde babamı Marmara Vapuru’na bindirdim. O zaman liman yoktu. Marmara Vapuru denizin orada gümrük meydanından geldik, iskelede. O denizin ilerisinde bir kilometre ileride demirledi. O küçük sandallarla, mavnalarla yolcuları 10-15 gemiye taşıdı. Ondan sonra gittiler gemiye bindiler. Yani 1960 senesinden sonra bu limanlar yapıldı, silo yapıldı. Mersin'in çehresi değişti, muhit yolu yapıldı.
Kaç yıldır bu kitapları topluyorsunuz?
Aşağı yukarı 20 senedir bu kitapları topluyorum. Bazılarını da vatandaş geldi aldı, şimdi kimseye vermiyorum artık. Götürüp getirmeyenler var. Eksildi kitaplarım. Çok daha fazlaydı.
Ya aşağı yukarı 100’ün üstünde kitap var. Mersin'in tarihini anlatan Şinasi Develi vardı, Mehmet Ali Sulu Taş vardı, Abdullah Toroslu hocamız var. Deniz Ticaret Odası'nın çok güzel bir kitabı var.
Muhtarım son olarak eklemek istediğiniz, söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Pazar yeri, taziye evi istiyoruz. Yenişehir Belediyesi’nin Kültür Evi diye projesi yapıldı.
Onun bir an önce başlamasını istiyoruz.
|