TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını ifade eden DİSK Çukurova Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Sendikası Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, “Açlık sınırı 30 bin liraya dayandı; yoksulluk sınırı 90 bin lirayı çoktan geçti ama asgari ücret 22 bin 104 lira. Üstelik asgari ücretin 11 aylık kaybı 6 bin 574 liraya dayandı. Enflasyonla her gün eriyen asgari ücretin bugün alım gücü 16 bin liraya gerilemiş durumda. Alım gücümüz her geçen gün düşüyor, asgari ücret açlık sınırının altında kalıyor. Yıl boyunca maaşlarımız vergi dilimleriyle eritiliyor, ekonomik kriz faturası biz işçilere kesiliyor. Gelirde ve vergide adalet istiyoruz” dedi.
MERVE KANKAN
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Çukurova Bölge Temsilciliği’ne bağlı Genel-İş Sendikası Mersin Şubesi, TÜİK’in gerçeği yansıtmayan enflasyon rakamlarıyla ücretleri eritilen işçiler, iktidarın krizin faturasını emekçilere kestiğini vurgulayarak sokağa çıktı. DİSK binası önünde toplanan işçiler, sloganlar eşliğinde Özgür Çocuk Parkı’na yürüdü. DİSK üyesi işçiler yürüyüş boyunca asgari ücretin açlık sınırının altına düşürülmesine, vergi dilimleriyle maaşların yıl içinde budanmasına ve sermayeyi koruyan ekonomik politikalara karşı “İnsanca ücret, vergide adalet, “TÜİK elini soframızdan çek”, “Gelirde, vergide adalet istiyoruz”, “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganları attı. Yürüyüşün ardından parkta yapılan basın açıklamasını, DİSK Çukurova Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Sendikası Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy okudu.
“ALIM GÜCÜMÜZ HER GÜN DAHA DA DÜŞÜYOR”
Göksoy, hayat pahalılığı karşısında ücretlerin hızla eridiğini belirterek, “Alım gücümüz her gün daha da düşüyor. Ücret artışları, TÜİK'in açıkladığı ama kimsenin inanmadığı resmi enflasyonun bile altında kalıyor. Bugün ülkemizin en büyük sorunu bölüşüm sorunu. Bu düzenin bütün çarkları zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönüyor. Bizler örgütlü işçiler, örgütleniyoruz, mücadele ediyoruz, haklarımızı söke söke alıyoruz. Ama ne oluyor: Hayat pahalılığı karşısında ücretlerimiz eriyor, alım gücümüz her gün daha da düşüyor. Şimdi önümüzde asgari ücret gündemi var. Ülkemizde işçilerin büyük bölümü asgari ücret civarında ücret alıyor. Evet; biz örgütlü işçiler asgari ücret almıyoruz. Ama biliyoruz ki asgari ücret tüm ücretleri beliriyor, tüm toplu sözleşmeleri etkiliyor” dedi.
“ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ DAHİ ALTINDA”
Asgari ücret ise açlık sınırının dahi altında kaldığını belirten Göksoy: “Açlık sınırı 30 bin liraya dayandı; yoksulluk sınırı 90 bin lirayı çoktan geçti ama asgari ücret 22 bin 104 lira. Üstelik asgari ücretin 11 aylık kaybı 6 bin 574 liraya dayandı. Enflasyonla her gün eriyen asgari ücretin bugün alım gücü 16 bin liraya gerilemiş durumda. 2025'te yapılan asgari ücret artışı, 2024'te yaşanan kayıpları bile telafi etmedi; yüzde 15 geride kaldı. Üstüne yüksek devam eden 2025 enflasyonu ile asgari ücret eridi gitti. Ülkeyi yönetenler, yüksek enflasyona rağmen yıl boyunca asgari ücreti artırmadı. Bugün bir ailede anne, baba ve iki çocuk çalışsa bile eve giren gelir yoksulluk sınırının altında kalıyor. Ülkeyi yönetenler hep aynı masalı anlatıyor. "Düşük ücret alırsanız, enflasyon düşer” diyorlar. Ama gerçekte yaşanan farklı. Hükümet enflasyonu değil ama ücretleri düşürüyor. Adaletsiz vergi sistemiyle vergi yükü de işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, dar gelirlilerin sırtına yıkılıyor. Üstelik biz işçiler, sanki zengin olmuşuz gibi yılın ortasında bir üst vergi dilimine geçiyoruz, patronlardan bile fazla vergi ödüyoruz. Enflasyon ile vergi ve kesintilerin yıl boyunca işçi ücretlerine toplam faturası 2 trilyon TL'yi buldu! Yaklaşık 2 trilyon lira bizlerin cebinden alındı, patronlara ve iktidara aktarıldı. Gelirde adaletsizlik, vergide adaletsizlik, ülkede adaletsizlik aynı anda canımızı yakıyor. Türkiye işçi sınıfı bunu hak etmiyor!” ifadelerini kullandı.
“AZ KAZANANDAN AZ, ÇOK KAZANANDAN ÇOK VERGİ ALINAN ADALETLİ BİR VERGİ SİSTEMİ KURULMALIDIR”
‘Vergide adalet istiyoruz’ diyen Göksoy şöyle konuştu: “Biz çalışıyoruz, üretiyoruz, ekonomiyi büyütüyoruz: İnsanca yaşanacak ücret, vergide adalet istiyoruz! Bu haklı taleplerimiz için, tüm işçileri, emekçileri, emeklileri sendikalı olmaya, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz ve bugün Türkiye’nin dört bir yanından haykırıyoruz. Asgari ücret resmi enflasyona hapsedilemez. Asgari ücret işçinin ailesiyle birlikte geçineceği bir ücret olmalıdır. Madem ekonomi büyüyor, asgari ücret kişi başına milli gelirin yüzde 60'ından az olmamalıdır. En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmeli, tüm emekli aylıkları da bu oranda artırılmalıdır. Ülkemizin asgari ücretliler ülkesi olmaktan kurtulması için; milyonları asgari ücrete mahkûm eden sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev hakkımızın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adaletli bir vergi sistemi kurulmalıdır. Yıl içerisinde ücretlerimizin azaltılmasına neden olan vergi dilimleri yükseltilmeli; asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanan oran ise yüzde 10’a düşürülmelidir.”
Açıklamasını, “Kısacası insanca yaşamak istiyoruz. İnsanca yaşamak için gelirde adalet, vergide adalet, ülkede adalet istiyoruz. Konfederasyonumuzun bu taleplerle 21 Aralık’ta İstanbul’dan başlayıp, 23 Aralık’ta Ankara’da sona erecek yürüyüşüne tüm işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, sendikalı-sendikasız tüm sınıf kardeşlerimizin destek vereceğini biliyoruz.” sözleriyle bitiren Göksoy, Tüm işçileri sendikalı olmaya, DİSK’li olmaya ve mücadeleye güç vermeye çağırdı.
|