RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Psikolog Özge Özbek, akran zorbalığındaki artışa dikkat çekerek dijitalleşme ve denetimsiz ekran kullanımının bu durumun en önemli nedenleri arasında yer aldığını belirtti. Özbek, “Duygularını ifade etme, sınır koyma ve empati becerilerinin yeterince desteklenmemesi de zorbalığın yaygınlaşmasına zemin hazırlar. Zorbalık, çoğu zaman çocukların çözemediği duygusal yüklerin dışavurum biçimi olarak karşımıza çıkar.” diyerek aileleri uyardı.
Son yıllarda çocuklar ve ergenler arasında hızla artan akran zorbalığı artık yalnızca okul ortamlarıyla sınırlı bir sorun olmaktan çıktı. Aile yapısı, ebeveyn tutumları ve dijital platformların yaygınlaşması, akran zorbalığını doğrudan etkileyen önemli faktörler arasında yer aldı. Serenity Psikoloji & Danışmanlık Merkezi’nde Çocuk Ve Ergen Psikoloğu İle Aile Danışmanı olarak görev yapan Özge Özbek, akran zorbalığına ilişkin merak edilen sorularımızı yanıtladı.
Son yıllarda dillerden düşmeyen ve hızla artan akran zorbalığının tanımı nedir?
Akran zorbalığı; çocuk ve ergenler arasında ortaya çıkan, taraflar arasında belirgin bir güç dengesizliği bulunan, kasıtlı ve tekrarlayıcı davranış örüntüleridir. Bu davranışlar yalnızca fiziksel zarar verme şeklinde değil; sözel, sosyal ve dijital yollarla da kendini gösterebilir. Klinik açıdan akran zorbalığı, çocuğun benlik algısını zedeleyen, kendini güvende hissetmesini ve sağlıklı ilişkiler kurma kapasitesini olumsuz etkileyen erken dönem psikolojik şiddet biçimlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Zamanında fark edilmediğinde, çocuğun ruhsal gelişimi üzerinde kalıcı etkiler bırakabilir.
Peki, akran zorbalığı hangi şekillerde görülür?
Akran zorbalığı farklı biçimlerde karşımıza çıkabilir. Fiziksel zorbalık; vurma, itme ya da çocuğun eşyalarına zarar verme gibi doğrudan bedensel müdahaleleri içerir. Sözel zorbalıkta hakaret, alay etme, lakap takma ve tehdit gibi davranışlar ön plandadır. Sosyal ya da ilişkisel zorbalık ise çocuğun bilinçli şekilde dışlanması, yok sayılması ya da hakkında dedikodu yapılmasıyla gerçekleşir. Günümüzde giderek yaygınlaşan siber zorbalıkta ise sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yapılan incitici, tehditkâr ya da aşağılayıcı paylaşımlar söz konusudur.
Zorbalık ile şaka arasındaki fark nedir?
Şaka, iki tarafın da kendini iyi hissettiği, sınırların korunduğu ve karşılıklı rızaya dayanan bir etkileşimdir. Zorbalıkta ise taraflar arasında eşitsizlik vardır ve bir taraf zarar görür. Eğer bir davranış tekrar ediyorsa, çocuk kendini savunamıyorsa ve bu durum onda kaygı, utanç ya da korku yaratıyorsa, bu artık bir şaka değil akran zorbalığıdır. Çocuğun “gülüyormuş gibi yapması” ya da sessiz kalması, zorbalığın olmadığı anlamına gelmez.
Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda hangi belirtiler gözlemlenir?
Klinik gözlemlerimizde zorbalığa maruz kalan çocuklarda içe kapanma, okuldan kaçınma, özgüven kaybı ve yoğun kaygı belirtileri sık görülür. Duygusal düzenleme becerilerinde zorlanma, ani öfke patlamaları ya da aşırı hassasiyet de bu tabloya eşlik edebilir. Bazı çocuklarda karın ağrısı, baş ağrısı gibi bedensel yakınmalar ve uyku problemleri ortaya çıkabilir. Bu belirtiler, çocuğun yaşadığı psikolojik stresin bedensel ve duygusal yansımalarıdır.
Zorbalık yapan çocuklar da psikolojik olarak risk altında mıdır?
Zorbalık yapan çocuklar da en az maruz kalanlar kadar psikolojik risk altındadır. Bu çocuklarda empati becerilerinin sınırlı olduğu, dürtü kontrolü ve duygu düzenleme alanlarında güçlükler yaşandığı sıkça görülür. Zorbalık çoğu zaman öğrenilmiş bir davranıştır ve çocuğun kendi yaşantılarının bir yansıması olabilir. Bu nedenle yalnızca cezalandırıcı yaklaşımlar yeterli değildir; psikolojik destek, rehberlik ve doğru rol modellerle desteklenmeleri büyük önem taşır.
Aileler akran zorbalığı karşısında nasıl bir tutum sergilemeli?
Aile, çocuğun en güçlü koruyucu faktörüdür. Güvenli bağlanma ilişkisi, çocuğun zorbalıkla baş etme becerisini önemli ölçüde güçlendirir. Ailenin yargılayıcı ya da suçlayıcı bir tutum yerine, çocuğu dinleyen, duygularını anlamaya çalışan ve destekleyen bir yaklaşım benimsemesi gerekir. Çocuğun yaşadıklarını ciddiye almak ve yalnız olmadığını hissettirmek, iyileşme sürecinin temel adımlarındandır.
Akran zorbalığı önlenebilir mi?
Akran zorbalığı önlenebilir bir sorundur. Bunun için çocukların erken yaşlardan itibaren empati kurma, sınır koyma, duygularını sağlıklı biçimde ifade etme ve problem çözme becerilerinin desteklenmesi gerekir. Ailelerin, okulların ve ruh sağlığı uzmanlarının iş birliği içinde hareket etmesi, zorbalıkla mücadelede en etkili ve kalıcı yaklaşımdır. Erken fark edilen ve doğru şekilde ele alınan her durum, çocuğun ruhsal sağlığı için önemli bir koruyucu etkidir.
Okullarda akran zorbalığı neden bu kadar yaygınlaştı?
Son yıllarda akran zorbalığının daha görünür hâle gelmesinin en önemli nedenlerinden biri, dijitalleşme ve denetimsiz ekran kullanımının artmasıdır. Çocuklar artık yalnızca okul ortamında değil, günün her anında sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden birbirleriyle temas hâlindedir. Bunun yanında duygularını ifade etme, sınır koyma ve empati becerilerinin yeterince desteklenmemesi de zorbalığın yaygınlaşmasına zemin hazırlar. Zorbalık, çoğu zaman çocukların çözemediği duygusal yüklerin dışavurum biçimi olarak karşımıza çıkar.
Akran zorbalığında en sık yapılan hata nedir?
Akran zorbalığında en sık yapılan hata, durumu “çocuklar arasında olur” diyerek küçümsemek ya da görmezden gelmektir. Bu yaklaşım, çocuğun yaşadığı psikolojik yükü ağırlaştırır ve yalnızlık hissini derinleştirir. Zorbalık karşısında sessiz kalmak, çoğu zaman davranışı pekiştirir. Erken fark edilen, doğru şekilde ele alınan her zorbalık vakası; çocuğun ruh sağlığını korumak adına çok kıymetlidir.
Akran zorbalığı bir çocukluk meselesi değil, erken dönemde fark edilmesi gereken ciddi bir ruh sağlığı sorunudur. Zorbalık, yalnızca maruz kalan çocuğu değil; yapanı, tanık olanı ve tüm sistemi etkiler. Bir çocuğun sessizliği çoğu zaman güçlü olduğu için değil, anlatacak güvenli bir alan bulamadığı içindir. Zorbalık kader değildir; doğru yaklaşım, iş birliği ve erken müdahaleyle önlenebilir.
|