RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in kent sorunlarına hâkim, kentin sorunlarını okuyan, önceden tedbir alıp işini yapan, başarılı bir yerel yönetim süreci yaşadığını söyledi
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in marka kent olma yolunda önemli bir ivme yakaladığını belirterek, kentin son 8 yılda Sosyal Gelişim Endeksi’nde 12 basamak yükselmesinin; demokrasi, kent düzeni, ulaşım, özgürlük ve yaşam memnuniyeti gibi alanlardaki gelişimin somut göstergesi olduğunu vurguladı.
Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” dolayısıyla Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC)’ni ziyaret ederek gazetecilerle bir araya geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, buluşmada basın çalışanlarının yaşadığı sorunlara değinirken, gazetecilerin kent gündemine ilişkin sorularını da yanıtladı. Programın sonunda MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe ve yönetim kurulu üyeleri tarafından Başkan Seçer’e günün anısına nutuk hediye edildi.
TEPE: GAZETECİ, ÜLKENİN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK MESLEK
MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi:
“10 Ocak vesilesiyle ziyaretiniz çok anlamlı. Kamu idaresindeki kentin en tepesinde yer almış idarecinin kent gazetecileriyle beraber olması bizi mutlu ediyor. Biz bundan cesaret ve güven alıyoruz. Görevimizi bir anlamda onun mutluluğuyla, onun cesaretiyle yapıyoruz. Çünkü devleti, milleti gazetecilerle beraber olduğu, destek verdiği zaman gazeteciye de cesaret geliyor. Zor bir meslek yapıyoruz. Yıpratıcı bir meslek yapıyoruz. Bunun yanında yine teknoloji ile beraber çok ciddi bir dezenformasyona uğramış bir meslek grubuyuz. Her meslek kendine göre özel meslektir. Her meslek önemli meslektir.Ama gazetecilere takdir edersiniz ki bir anlamda ülkenin kaderini değiştirecek sisteme sahip bir meslek grubunu oluşturuyor. O yüzden gazetecilerin özellikle demokrasi adına yaşaması gerekiyor.”
SEÇER: ÖZGÜR BASIN ARTIK DÜNYADA TARTIŞILIYOR
Sözlerine 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, son dönemde dünyada yaşanan olumsuz gelişmelere dikkat çekerek şunları söyledi: “Çalışan Gazeteciler Günü’nü öyle bir dönemde kutluyoruz ki sadece Türkiye'de değil dünyada da artık özgür basının tartışıldığı bir dönemde kutluyoruz. Dünyada çok önemli gelişmeler oluyor.Ve Türkiye'de bazı olumsuzluklar olduğu zaman Avrupa'ya ya da Amerika'ya gelişmiş ülkeler öykünerek onların demokrasi, fikir özgürlüğü, basın özgürlüğü, hukuk devleti anlayışları bu tip toplumsal yaşamda demokrasinin temel unsurları olan hatta demokrasinin erdemini oluşturan bu ilkelerin olduğu ülkeler aklımıza geldiği zaman biraz böyle yüreğimiz ferahlıyordu.Yani dünyada en azından demokrasiyi sindirmiş, içselleştirmi ülkeler var diye ama şimdi son gelişmeler Türkiye'yi etkilediği gibi dünyayı da artık etkiliyor.Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela'ya yönelik yaptığı siyasi hamleler yine bizim bölgemizde, kuzeyimizde, Ukrayna, Rusya savaşındaki gelişmeler ama bizi direkt etkileyen ve 100 yıl önceki yaşananların bir dejauve şeklinde tekrar yaşandığı Orta Doğu'daki gelişmeler çok düşündürücü. Dünyanın geleceğine dair düşünmemizi gerektiren bu konuda da ülkemizin bazı konularda ön almasını gerektiren çok önemli gelişmeler olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin dünyanın neresinde olursa olsun bu gelişmelerden bağımsız kalması düşünülemez.”
“BASIN, PARLAMENTO GİBİ DENETLEME GÖREVİNİ YAPIYOR”
Basının Türkiye’de yaşadığı sıkıntılara değinen Başkan Seçer, “Basın özgürlüğü retorikte çok kulağa hoş gelir. Her alanda olduğu gibi basın alanında da Türkiye'de sıkıntılar yaşanıyor. Türkiye'de basın çalışanlarına yönelik siyasi baskılar, yargı süreçleri, bunun en bariz örnekleri. Hani ekonomik tarafını şimdilik bir tarafa bırakıyoruz ama gazeteci anayasada amir hüküm olan ‘basın hürdür, sansür edilemez’ kavramının dışında bir süreç yaşıyor. ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ diye bir kaide de yok. Sansür de edilebiliyor. Bunu yaşıyoruz. Genel anlamda demokrasi tanımlanırken parlamenter sistemlerde kuvvetler ayrılığından söz edilir.Üç temel, kuvvetten bahsedilir; yasama, yürütme, yargıdır. Bir de derler ki; 4’üncü kuvvet olarak basın var. Bu çok doğrudur. Yani parlamentonun görevi nedir? Şimdiki parlamentodan bahsetmiyorum, başkanlık sistemli. Parlamenter sistemlerde parlamento yasak koyucudur. En büyük, en önemli görevlerinden bir tanesi budur. Asıl olma nedeni bütçe yapmasıdır.Sizin adınızda halk adına bütçe yapar parlamento. Bir de denetleme görevini yapar. İşte basın da parlamento gibi denetleme görevini yapıyor. Birçok konudan haberdar dahi olamayız. Birçok insanın yanlış yaptığı bir noktada basın bunu paylaşmazsa, basın bunu duyurmazsa ama bunu da gazetecilik ilkeleri çerçevesinde yaptığını varsayarak söylüyorum. O zaman o ülkede demokrasiden söz edemezsiniz. Böyle bir doğru yok. Geldiğimiz noktada hep bu konular tartışılır.” dedi.
“BASIN KENDİ ALANINDA BÜYÜK BİR SIKINTI YAŞIYOR”
Ekonomik sorunların da basını yıprattığının altını çizen Başkan Vahap Seçer, “Diğer bir konu gazetecilik faaliyeti yapan insanların, bizler gibi aileleri var. Onlar da insan, çocukları var geçime ihtiyaçları var. Ekonomik açıdan çok büyük zorluklar yaşıyor.
Bunu benim anlatmamdan ziyade zaten sizin basın mensubu olarak bunu kaleminizle sürekli gündeme getiriyor olmanız lazım ki bunu yapıyorsunuz. Basın kendi alanında büyük bir sıkıntı yaşıyor. Hükümetin çıkardığı düzenlemeler de bunu tetikliyor aslında. Bir taraftan dijital dünya gelişti. Dijital basın da gelişti. Onun bir getirisi oldu. Çok hızlı habere ulaşabiliyorsunuz. Çok seri bir şekilde, bilgi edinme hızlandı. Ama o da şöyle bir alan ortaya çıkardı. İşte o gazetecilik etiği dediğim alanı zorlaştırdı. Yani denetim alanını zorlaştırdı. Bir taraftan bir avantaj getirdi. Bir taraftan bir dezavantaj getirdi, doğaldır. Dünyanın değiştiği gibi her alanda değişiklikler olacak. Bunlar adapte süreleri olacak. Sonra rayına oturacaktır. Ama demokrasi yoksa bunların hiçbirini konuşamayız. Sabaha kadar ekonomi de konuşsak, basın hürriyetini de konuşsak, yargı ya da hukuk devleti anlayışımızı da konuşsak, tarım alanındaki sorunu ya da sağlık alanındaki sorunu da konuşsak ülkede demokrasi tartışılıyorsa gerisi teferruat, önce demokrasi sorununu çözeceğiz. Demokrasinin olmadığı yerde ekonomi de güvenli değil.” diye konuştu.
“MERSİN’İN, MARKA KENT OLMA YOLUNDAKİ HIZI FEVKALADE”
Mersin marka kent olma yolunda hızla ilerlediğini belirten Başkan Seçer, şunları kaydetti:
“Mersin genç bir kent. Burada 200 yıllık tarihi konuşuyoruz. Bu parayla olacak bir mesele değil. Mutlaka yılların geçmesi gerekiyor. Bunun için de çok farklı kriterleri gerçekleştirmeniz gerekiyor. Markakent dediğiniz zaman bir kere tanınmışsınız demektir. Tanınmak televizyon reklamlarıyla falan olmuyor. Şairiniz olacak, çok ünlü gazeteci yetiştireceksiniz, değerli siyasetçiler yetiştireceksiniz, sporcular, bilim adamları dünya çapında romancılar, sinema oyuncuları size marka değeri katacak olan sizin kendi bünyenizden çıkartacağınız değerler. Bir kere bu son derece önemli. Bu bugünden yarın akşamdan, sabah olacak konular değil. Mersin'in gelişme, marka kent olma yolundaki hızı fevkalade iyi gidiyor. En son Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Sosyal Gelişim endeksi yayınladı. 81 vilayetin sıralaması orada var. 2017 yılında Mersin 25’inci sıraya yazılmıştı ama şimdi 13’üncü sıraya yazılmış. 12 basamak birden yükselmiş. Bu 8 yıl içerisinde ne olmuş da 12 basamak yükselmiş? Demek ki birçok alanda gelişmişlik yaşıyor. Kentin; tertibi, düzeni, demokrasi anlayışı, kente ulaşım, iletişim, özgürlüğü, insanların mutluluğu birçok faktör bu endeksi ortaya çıkarıyor.
Mersin bence iyi yolda. Her açıdan şu anda avantajlıyız. Zaten biz konum olarak da orijinal bir stratejik öneme sahibiz. Doğu Akdeniz çanağının en önemli noktasında ve çok önemli bir ticaret kapısı limanı var, muazzam bir mikroklima iklimi, coğrafyası var ve insan kaynağı. İnsan kaynağı da Anadolu. Bütün bu önemli ve avantajlı kriterler zaten gelecekte Mersin'in çok daha iyi noktalara getirecek. En azından bölgenin hızla yükselen parlayan bir yıldızı olduğunu zaten göstergesi olduğunu düşünüyorum.”
“MERSİN'E SAHİP ÇIKIYORUZ”
Mersin’de artan ve sorun haline gelen trafik ile ilgili açıklamalarda bulunan Seçer, “Günün belli saatlerinde yaşanıyor. Ama Mersin bir kere sahipsiz değil. Atatürk'ün dediği gibi; ‘Mersin'ler Mersin'e sahip çıkın.’ Biz Mersin'e sahip çıkıyoruz. Şehir dışındakilerin Mersin ile ilgili şöyle kanaati var; Mersin'de çok iyi bir yerel yöneticilik hakim. Kentin sorunlarına hakim. Kentin sorunlarını okuyor. Önceden tedbir alıyor ve işini yapıyor. Gayet de başarılı bir yerel yönetim süreci yaşıyoruz. Trafik sadece yerel yönetimlerin sorunu değil. Bunun içerisinde tüm kamu kurumları vardır, ulaşımı koordine eder kentteki. Bunun içerisinde belediyeler de vardır. Karayolları da vardır.
İlçe belediyeleri vardır. Diğer kamu kurumları vardır. Sürekli yollarımızda eski yollarda yenileme çalışmaları devam ediyor. Göreve geldiğimizden beri. Bugüne kadar yapılmamış kalitede yol çalışmaları yapıldı. Yeni bulvarlar açıldı. Katlı kavşaklar yapıldı. Bütün bunlar ne için? Trafiği rahatlatmak ve araçların daha rahat seyir halinde olmasını sağlamak, yaya emniyeti için. Bugüne kadar yapılmamış bisiklet yolları yaptık. Bisiklet yollarını kullanan vatandaş göremiyoruz. Diyoruz ki; aracınızla çıkmayın. 800 bin küsur araç var. Bakın, şurada caddede durun. Araçlarda bir şoför bulursunuz. Belki yanında bir yolcu. Genelde bu şekildedir.E şimdi hal böyle olunca iş saatlerinde, giriş saati, çıkış saati, trafiğin bazı bölgelerde, bazı saatlerde tabii ki tıkanması normaldir. Gelişen, büyüyen bir kentiz. Kayıtlarda olmayan çok sayıda nüfusumuz, araç sayımız var.” ifadelerini kullandı.
“KÜLTÜR VE SANAT ADINA KARARLAR MEDAKA’DA ALINIYOR”
Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Mersin’e Değer Katanlar (MEDAKA) Kurulu’nun kentin kültür, sanat ve toplumsal yaşamına yön veren önemli bir danışma ve karar mekanizması olduğunu ifade eden Seçer, şunları anlattı:
“MEDAKA’yı kurduk. Kent hakkında kararları onlar verir.Şimdi edebiyat festivali yapacağız. Kim aldı bu kararı? Ben almadım ki, MEDAKA aldı. Roman ödülü koyduk. Kim koydu bunu? MEDAKA koydu. Resim yarışması yapıyoruz. Kim koydu bunun ismini, bunun olması gerektiğini? MEDAKA koydu. Peki, kent müzesi yapıyoruz. İç tefrişatını kim yapacak? Kimin görüşleri alındı? MEDAKA aldı. MEDAKA kim? Mersin aldı. Şimdi biz zaten bu çalışmaları yapıyoruz. Başta basın mensuplarının belediyemizin çalışmalarını yakın takip etmelerini istiyoruz. Bizim reklamımızı yapın demiyoruz. Ama belediyemizin önemli çalışmaları var. Kültür alanında, sanat alanında, yapısal sorunları çözüm alanında, çevre alanında, her alanda. Vatandaş kentine sahip çıkarsa zaten problem çözülüyor. Vatandaş belediyesine sahip çıkarsa zaten kendine sahip çıkmış oluyor. MEDAKA üzerinden biz bir değerimizin sokağa isminin verilmesi, onunla ilgili bir aksiyon alınması, ne bileyim bir toplantı, bir festival düzenlenmesi gibi konuları MEDAKA üzerinden bizimle iletişim kurarak yapabilirsiniz. Kent sivil toplum örgütlerini bir arada tutan bir yapımız var. İlk kez şube müdürlüğü bizim dönemimizde kuruldu. Kente dair sivil toplum örgütlerinin yansıtacağı ne sorun varsa isteyeceği hangi talep varsa onun üzerinden bize getirebilirler.”
|