Gazeteciyi susturursanız kentin hafızasını silersiniz




Tarih: 10 Ocak 2026 Cumartesi 14:13


Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Rüstem Kaya Tepe, dijitalleşme ve dezenformasyon kıskacındaki gazeteciliğin bir “Araf” dönemi yaşadığını belirterek, “Gazeteciler kentin röntgenini çeker; susturulmaları kentin hafızasının silinmesi demektir” dedi.

NECDET TAŞ

Mersin'de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla program düzenlendi. Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) tarafından Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen program, Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşunda bulunması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe, mesleğin zorluklarına ve yerel basının can çekiştiğine dikkat çekti. Tepe, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü 9 patron olayı olarak da bilinir tarihte ve o zaman verilmiş olan mücadeleler sonrasında özel bir gün olarak kutlanır. Zor şartlarda mücadele eden, zor şartlarda görevini yerine getiren bir meslek grubuyuz. Dediğimiz gibi her meslek grubunun kendine göre özellikleri var, kendine göre zorlukları var. Her meslek grubu kendisi için çok çok önemli, değerli ama gazetecilik mesleğinin bir ülkenin kaderini değiştirebilecek konumda önemli bir meslek olduğunu herhalde hep beraber burada hepimiz ortak görüşteyizdir. Bu alanda bu önemli mesleğin zorluklarla yapılmasının önündeki tüm engellerin aslında biz kaldırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“BİR ARAF DÖNEMİ YAŞIYORUZ, BİR KAOS DÖNEMİ YAŞIYORUZ”

“Gazeteciler yerde bir olay olduğu zaman herkes oradan uzaklaşırken gazeteciler oraya giderler. Tam tersine bir duruş sergilerler. Eleştireldir bakışları. Herkesin baktığından farklı bakarlar. Olayları farklı yönünden görmeye çalışırlar. Hatta derler ki biz bu olayın gazeteciler fotoğrafını çekiyoruz derler. Biz fotoğraf değil aslında röntgenin çekiyoruz deriz. Çünkü görünmeyenleri de görme ile ilgili özel bir tecrübeye sahip oluyoruz. Bilgiye sahip oluyoruz. Kamu adına görev yapıyoruz. Kamu adına denetliyoruz. Kentlerimizi denetliyoruz” şeklinde konuşan Tepe, “Kamu adına eğer bir eksiklik varsa, bir farklılık varsa bunları ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Zor bir meslek. Gazetecinin dostluğu, arkadaşlığı ya da gazetecinin dostu, arkadaşı onun hakkında bir haber aslında yazana kadardır. Ondan sonra iyi yazarsanız Hiçbir sorun yok. Ama birazcık eleştirmeye kalksanız bütün dostluklarınızı bir anda kaybedebiliyorsunuz. Ne yazık ki böyle bir durumla karşı karşıyayız. Teknoloji gelişiyor, teknoloji değişiyor. Bununla beraber gazetecilik mesleği de hakikaten çok zor bir hal aldı. Çok ciddi bir dezenformasyonla karşı karşıyayız. Haberlerimizin doğruluğunu, haberlerimizin kaynağını, haberlerimizin kamu yararı olduğunu çok iyi teyit etmemiz gerekiyor. Etik değerlerimizi iyi belirlememiz gerekiyor. Gazetecilik mesleğinin kurallarını iyi belirlememiz gerekiyor. Gelenek Çok iyi bilmemiz gerekiyor. Bununla habercilik yapmaya çalışıyoruz. Ama sosyal medyayla, yeni teknolojiyle biliyorsunuz bu artık değişti ve herkes gazeteci olduğunu, çok iyi gazeteci olduğunu anladı ve bir anda gazetecilik yapmaya başladı. Bu da profesyonel olarak bu işi yapan, bizleri hatta çok mağdur ediyor, mutsuz ediyor ve bundan geçimini sağlayan sadece geçim kaynağı bu olan gazeteciler bir kargaşa içerisindeler. Bir araf dönemi yaşıyoruz, bir kaos dönemi yaşıyoruz. Ve bu dönem içerisinde mesleğimizi yapmaya çalışıyoruz. Bu dönem içerisinde gelir elde etmeye çalışıyoruz. Çoluğumuza, çocuğumuza bakmaya çalışıyoruz. Gazeteciler meslek yaparken bir aile geçirmek zorundalar ve düşünün ki o kadar zor bir meslek yapıyorsunuz. Bunun karşılığında bir geçim sağlamaya çalışıyorsunuz. Ama ekonomik şartlar şu an bizim belimizi büken en büyük etkenlerden bir tanesi. Bu birlik ve dayanışma gününde gazetecilerin ekonomik güvencelerin olmadığını, iş güvencelerin olmadığını, yaptığı haberlerden dolayı, yazdığı yazılardan dolayı pek çok meslektaşımızın işsiz kaldığını çok iyi bilmemiz lazım. Maddi sıkıntılar içinde yaşadığımızı hep zaten ifade ediyoruz” dedi.

“YEREL BASIN BİR KENTİN HAFIZASIDIR”

Düşen ilan gelirlerinin arttırılması, yeni gelir kaynaklarının yaratılması gerektiğini ve yerel basının ayakta kalması konusunda ekstra destekler gerektiğinin altını çizen Tepe, “Eleştirel haberciliğin cezalandırdığı bir ortamda gazeteciliğin yapmanın da ne zor olduğunu özellikle burada ifade etmek istiyorum. Meslek yasamızın eksik olduğunu ve bunun acil bir şekilde güncellenmesi gerektiğini gene size söylemek istiyorum. Tabii biz burada basın özgürlüğünden, gazetecilikten bahsederken basın özgürlüğünün sadece gazeteciler için olmadığını, aslında toplumun da özgürlüğü olduğunu özellikle belirtmemiz lazım. Ve eğer gazeteciniz bir kentte özgür değilse orada aslında toplumun da özgür olmadığını özellikle söylemek istiyorum. Yani gazetecilerimiz konuşmazsa, sesi kısılırsa bir anlamda toplum konuşamaz ve sesi kısılmış olur. Biz mesleğimizin geleceği için bazı adımlarında atılması gerektiğini özellikle söyleyeceğim. Basın İş Kanunu muhakkak güncellenmeli. Gazetecilerin sosyal hakları güvence altına alınmalı. Yerel basına yönelik teşvik destek mekanizmasının acil olarak devreye alınması lazım. Basın İlan Kurumu ve Kamu İlan Sistemi'nin geliştirilmesi lazım. Daha şeffaf hale gelmesi lazım. Basın kartlarının düzenlenmesinin yeniden yapılması lazım ve basın kartları komisyonunda meslek örgütlerinin muhakkak yer alması gerekiyor. Gazetecilerin yıpranma payları yeniden tanınmalı ve mesleki güvence muhakkak arttırılmalı. Basın her türlü zorluğa rağmen kentimizin hissesi olmaya devam etmeli. Yerel basının aslında en önemli özelliklerinden bir tanesi de bir kentin hafızası olması. Yerel basın biliyorsunuz Bir kentin sporunu yazar, kültürünü yazar, idarecisini yazar, sorunlarını yazar, başarılarını yazar, hepsini yerel basın, gazeteciler hafızalaştırır ve bir kentin hafızasını, tarihteki hafızasını tek tek kaleme alırlar. Evet, bir gazeteciyi eğer susturursanız bunları da susturmuş olursunuz. Kentin hafızasını silmiş olursunuz. Kentin hafızasını ilerlememesine sebep olursunuz. Kentin hafızasının doğru yazılmamasına sebep olursunuz. O yüzden gazetecilerimiz muhakkak yaşamalı. Bizler için umut kalemimizin ucundadır. Kalemimiz hiçbir zaman silinmesin, eksik yazmasın, doğru yazsın. Hiçbir zaman kamu menfaati, kendi menfaatlerimizin önüne geçmesin. Hep kamu menfaatini düşünelim. Hep birlikte daha güçlü bir basın ve daha güçlü bir Türkiye'yi oluşturmalıyız. Bu bizim elimizde. Basınımıza destek olmamızı ve basınımızın güçlü kılmamızı, hepimizin amacı olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Mersin'de görev yapan tüm gazeteci dostlarımız olmak üzere dört bir Gece gündüz demeden çalışan basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutluyorum” diye konuştu.

 


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA