Tarımsal öğretimin 180. yıl dönümünde Mersin’de bir araya gelen Ziraat Mühendisleri, artan fakülte sayıları ve istihdam sorununa dikkat çekerek; tarımın stratejik önemine uygun politikalar geliştirilmesi çağrısında bulundu. Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Prof. Dr. Okan Özkaya, gıda güvenliği, iklim değişikliği ve doğal kaynakların sürdürülebilirliği gibi küresel sorunların, tarımın önemini her geçen gün arttırdığına dikkat çekerek, “Ülke tarımsız, tarım mühendissiz olmaz!” dedi.
NECDET TAŞ
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi üyeleri, Türkiye’de Tarım Öğreniminin 180. Yıl Dönümü etkinlikleri çerçevesinde Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldi. Atatürk Anıtı’na çelenk sunan mühendisler, işsizlikten ve geçinememekten dert yandı. Burada bir konuşma yapan Şube Başkanı Prof. Dr. Okan Özkaya, “Tarımsal Öğretimimiz 10 Ocak 1846 yılında İstanbul Ayamama Çiftliğinde kurulan Mektebi Zirai Şahane ile başlamış, 1892 de Halkalı Ziraat Mektebi ile ilerleyen Tarımsal Öğretim, her yılın 10 Ocak tarihinde tüm yurtta törenlerle, etkinliklerle kutlanmaktadır. 1933 yılında tarımsal öğretim faaliyetleri yeni yasa ile Yüksek Ziraat Enstitüsü adı ile sürdürülmüştür. Bu enstitü 1948 yılında çıkarılan yasa ile Ziraat Fakültesi adını alarak Ankara Üniversitesi’ne bağlanmıştır. Günümüzde Türkiye’de farklı üniversitelerde açılan 43 Ziraat Fakültesinin 38’inde öğretim süreci devam etmektedir. Fakülte sayıları artarken bölüm ve öğrenci sayılarının artması ile Ziraat Mühendisleri mezuniyetlerinden sonra istihdam sorunu karşılaşmaktadırlar. Bugüne kadar Ziraat Fakültelerinden mezun Ziraat Mühendisi sayısı 140 bine yakındır. Fakültelerimiz her yıl 5.000’e yakın mezun vermektedir. Bu nedenle ülkemizdeki tarımsal eğitim programlarının yeniden planlanarak, Ziraat Fakültelerinin tercih edilen eğitim kurumları haline getirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz” ifadelerini kullandı.
TARIMDAKİ KRİZ ZİRAAT MÜHENDİSLERİNİ DE VURDU
Tarım sektörünün can damarı olan Ziraat Mühendisleri’nin ülke tarımının içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan doğrudan etkilendiğine dikkat çeken Özkaya, “Ziraat Mühendisleri, Bitki Koruma Ürünleri Bayileri üreticilerin tüm ihtiyaçlarını karşılamak adına ciddi bir sorumluluk üstlenmiştir. Son yıllarda girdi maliyeterinin artışı, üretilen ürünlerin satış fiyatlarının düşük olması üreticiyi ve Ziraat Mühendisi meslektaşlarımızı doğrudan etkilemiştir. Birçok meslektaşımız iş ararken, iş yeri sahibi olanlar mevcut konumunu koruyabilmenin uğraşı içindedir. Kamu yönetimi, tarımın yapısal sorunları çığ gibi büyürken, tarımsal girdi zincirinin ana unsuru olan zirai ilaç ve gübre bayilerimizi sürekli değişen yönetmeliklerle çalışamaz hale getirmektedir. Özel sektörde çalışanlar, çoğunlukla insan onuruna yakışır ücret alamazken, kamuda istihdam yeterli değildir. Tarım sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda stratejik bir sektördür. Gıda güvenliği, iklim değişikliği ve doğal kaynakların sürdürülebilirliği gibi küresel sorunlar, tarımın önemini her geçen gün arttırmaktadır. Türk Tarımının mirası, modern eğitim anlayışıyla birleşerek geleceğe umutla bakmamızı sağlamaktadır. 1846 yılında başlayan bu yolculuk tarımda bilim ve teknoloji ile büyüyen bir Türkiye’nin temel taşını oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.
|