Kalp cerrahı Prof. Dr. Oğuz Yılmaz ile Yoga eğitmeni eşi Semin Yalman Yılmaz, birlikte kaleme aldıkları “Kalpte Yaşamak” kitabında kalbi yalnızca bir organ değil, yaşamın pusulası olarak ele alıyor. Bilimsel bakış ile sezgisel bilgiyi harmanlayan kitap, okuru kalbin sesini yeniden duymaya ve yaşamı bu merkezden yeniden kurmaya davet ediyor.
Kalbin rehberliğinde, bilimle sezgiyi buluşturan bir yolculuk: Kalpte Yaşamak
NECDET TAŞ
Biri kalbi ameliyat masasında onaran bir hekim, diğeri insanı kalbinin sesine davet eden bir yoga eğitmeni… Prof. Dr. Oğuz Yılmaz ve Semin Yalman Yılmaz, birlikte kaleme aldıkları Kalpte Yaşamak kitabında bilimi ve sezgiyi aynı potada buluşturuyor. Kalbin yalnızca bir organ değil, yaşamı yönlendiren güçlü bir rehber olduğunu hatırlatan bu kitap; bastırılmış duygulardan inanç kalıplarına uzanan içsel bir yolculuğun kapısını aralıyor. Yılmaz çiftiyle, “kalpte yaşamak” fikrinin nasıl doğduğunu, bu yolculuğun onları ve okuru nasıl dönüştürebileceğini konuştuk.
“HER ŞEY İÇ SESİMİN BANA ‘DUR’ DEMESİYLE BAŞLADI”
Kalpte Yaşamak fikri nasıl doğdu? Bu kitabı yazma ihtiyacını hangi gözlemleriniz tetikledi?
Semin Yalman Yılmaz: “Kalpte Yaşamak” yolculuğum iç sesimin bana “Dur!” demesiyle başlamıştı. 38 yaşındaydım. Kendimi keşfetmek istiyordum. Tanımıyordum Semin’i. Semin kimdi? İçe, kalbime doğru bir yolculuk başladı. Her kalbin görülmeye, duyulmaya, hissedilmeye ve anlaşılmaya ihtiyacı vardır.”
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz: “Kalpte Yaşamak, Semin’in yıllar önce başlayan yolculuğunda özel bir anda ona fısıldayan iki kelime idi. Semin bu sesi duydu ve Kalpte Yaşamak kelimelerini de alarak yolculuğuna devam etti. Yıllar önce bu kelimelerin haklarını aldı, seminerlerini, yoga derslerini, kendi instagram adresini, hatta Radyo Bozcaada’da uzun süre devam eden programını bu isim ile sürdürdü. Ardından ben de yolculuğunda ona eşlik etmeye başladığımda beraber Türkiye’nin farklı yerlerinde “Kalpte Yaşamak” isimli konferanslar vermeye başladık. Kalpte Yaşamak kelimelerinin çıkışından yaklaşık 15 yıl sonra da konferanslarda da paylaştığımız bu yolculuğu artık bir kitap haline getirme fikri olgunlaştı. Çünkü bu süreçte, bizim de inişli çıkışlı yolculuğumuz esnasında ne kadar çok insanın benzer zorluklar yaşadığını gördük. Biz “Kalpte Yaşamak” yolculuğumuzu paylaşarak birçok insana da dokunabileceğimizi, yalnız olmadıklarını gösterebileceğimizi hayal ederek yazdık bu kitabı.”
“KALPTE YAŞAMAK” BİR YAŞAM FELSEFESİ
Kitabın ismi sizin için ne ifade ediyor? “Kalpte yaşamak” sizce ne demek?
Semin Yalman Yılmaz: “Kalpte Yaşamak” kendi içinde bir mesaj barındırıyor. Başlarda bu mesajın tam ne olduğunu bilmiyordum. İnsanlar bana soruyordu ve ben de onlara sorar oldum. Herkesin cevabı farklıydı. Yaşanmışlığı kadardı. Güzel olan da buydu. Bana göre “Kalpte Yaşamak”, yaşamı tüm insani hallerimizle yaşamaktı. Kalbin kabulünü, sevgisini ve şefkatini yanımıza alarak yaşamaktı.
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz: “Kalpte Yaşamak” bir yaşam felsefesi bence. Öncelikle “yaşamak”, yaşamı merkeze almak, yaşamı anlamlı kılmak, hakkını vermek. Sonra da “Kalpte Yaşamak”, yani yaşarken dış sesleri, inançları, gelenek, görenekleri, olması gereken, mantıklı ve akıllıca olanı değil, kendi kalbini dinleyerek yaşamak.”
Aynı kitabın içinde iki farklı ses olarak yer almak yazım sürecinde sizi nasıl etkiledi?
Semin Yalman Yılmaz: “Kendi olmama izin verdiğim” bir süreçti. İkimiz de kendi yaşanmışlığımızdan kendimizi özgün, samimi bir şekilde ifade ediyorduk. Birçok farklı sesin uyum ve güven içinde akabilmesine tanıklık ettik.”
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz: “Her insan, her kalp farklı. Dolayısıyla bizler bir yolculukta beraber el ele yürüyor da olsak her zaman aynı fikirde veya aynı bakış açısında olmayabiliriz. Aslında çok zaman diğer bakış açısını da sevgiyle kabul ettiğin zaman bu seni daha da güçlü kılıyor. Bir bilim insanı ve spiritüel bakış açısı, bir erkek ve kadın, bir baba ve annenin bakış açıları çok zaman farklı ama aslında tamamlayıcı olabiliyor. Biz de bu gücün farkına vardık ve birbirimizi de tam özgür bırakarak o güven ve özgürlük alanının aslında daha geniş bir perspektife alan açabileceğini göstermek istedik. Bu süreçte bizler de ilişkimizde sevgi, güven ve aynı zamanda özgürlüğün bizi de ne kadar güçlendirdiğini gördük.
“BU KİTAP HER YAŞA VE HER CİNSE, HER BİREYE HİTAP EDİYOR”
Bu kitap en çok kimlere hitap ediyor? Okur kitabı bitirdiğinde hayatında neyin değişmesini umuyorsunuz?
Semin Yalman Yılmaz: “Yaşamın merkezine kalbini koymak isteyen, merak eden insanlara. “Yalnız değilim” diyebilmesi ve tüm samimiyeti ve kırılganlığı ile bu yolda soru sorarak, hissederek, dinleyerek ilerlemesi.”
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz: “Bu kitap bence her yaşa ve her cinse, her bireye hitap ediyor. Hayat bir yolculuksa, bu yolda yürüyen herkes mutlaka dönem dönem kalbi ve diğer sesler arasında sıkışıyor. Bazen kalbini duymaz oluyor. İşte biz her insana kalbini hatırlatmak, onu kalbinin sesini yeniden duymaya davet etmek için yazdık bu kitabı.
Bir hekim ve bir yoga eğitmeni olarak ortak bir kitap yazmak nasıl bir deneyimdi?
Semin Yalman Yılmaz: “Bu kitabı yazmamız 9 ay sürdü. Sanki üçüncü çocuğumuza hamileydim. Mevsimler geçti, şehirler mekanlar değişti. Bu süreçte hem birlikteydik hem de kendi dünyamızın içindeydik.”
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz: “İlginç şekilde bir hekim olarak benim bilimsel ağırlıklı ve belki de sıkıcı, Semin’in ise bir yoga eğitmeni olarak daha ruhani söylemleri beklenirken, her ikimizden de tam tersi yazı ve anlatımların gelmiş olduğunu görmek hem bizleri hem de okuyucuları oldukça şaşırtıyor.”
Bilimsel bakış ile sezgisel/ruhsal yaklaşımı dengelerken zorlandığınız anlar oldu mu?
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz: “Burada kendi adıma cevap verecek olursam, aslında hiç de zorlanmadım diyebilirim. Çünkü bu iki bakış açısının birbiriyle çatışıyor olması beklentisi var sadece. Ben Semin’in bu yolculuğunun başlarında zaten işe bunu araştırarak başlamıştım. Semin binlerce yıldır uygulanan kadim öğretilerin teknikleriyle değişiyor, güzelleşiyor ve yükseliyordu. Ben ise bu muhteşem değişimin yakın bir şahidi olarak bu tekniklerin bilimsel dayanaklarını araştırır buldum kendimi. Nitekim hepsinin temelinde fizyolojik mekanizmaların var olduğunu ve insanın bastırılmış birçok gücünün bu tekniklerle yeniden ortaya çıkarılabildiğini gördüm. En güzeli ve şaşırtıcı olan da yıllardır avuçlarımın içinde iyileştirmeye çalıştığım “Kalp”ti bunların merkezi.
Her gün yaptığımız seçimlerin ardındaki inanç kalıplarını fark etmek neden bu kadar zor?
Semin Yalman Yılmaz: “Hepimizin içinde yaralı bir parçası var. O yaraya zamanında bir anlam yüklemişizdir ve farkına varmadan ona inanmışızdır. Örneğin “ben yeterli değilim”. Bu yaralı parçamızla tekrardan temas kurmaya cesaret edemediğimiz için onun üzerini kapatırız ve kendimize ördüğümüz güvenli yerde yaşamaya devam ederiz. Ta ki şu soruyu sorana kadar; bu inanç kalıbım gerçek mi?
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz: “Adı üzerinde, bunlar artık kalıplaşmış. Yıllar içerisinde sürekli işlenmiş, bir beton kalıp gibi temelimize dökülmüş. O kalıpların farkına varmak işin sadece en başı. O bile yeterince zor iken, bir de bunları kırmak ve yerlerine yeni ve kalbinizden gelen doğru temelleri yeniden inşa etmek süreci var. Uzun ve meşakkatli bir çalışmayı gerektiriyor. Sabır, güç, azim ve kararlılık gerektiriyor. Çok ağlamalı, uzun ve zorlu bir yol. Ama sabırla çalışılırsa mükafati kalbinle barışık, mutlu huzurlu bir hayat.”
“MESAJIMIZ KAPTE YAŞAMAK”
Okuyucu, kitabı eline aldığında en önce hangi içsel soruyla yüzleşecek?
Semin Yalman Yılmaz: “Bu çok güzel bir soru ve bende merak uyandırdı. Bu soruyu okuyucularımıza sormak isterim. Eminim her okuyucunun süreci bu konuda farklı olacaktır ve böyle olması da çok kıymetli.”
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz: “Bence “Benim kalbim gerçekten ne istiyor?” sorusu olacak bu.
Bu kitabı okuyan biri, hayatında somut olarak neyi farklı yapmaya başlayabilir?
Semin Yalman Yılmaz: “Bir önceki soruda olduğu gibi bu da değişkenlik gösterebilir. Örneğin bir okuyucumuz ben yoga yapmaya karar verdim diye bize yazmıştı. Diğeri sabah sayfalarına başlamıştı. Önemli olan kendi gerçeğimizi, özümüzü hayata geçirebilmek. Kendimiz olmamıza izin vermek. Özümüze yaklaşırken biz olmamıza şefkatle, sevgiyle yaklaşabilmek.”
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz: “Bence en önemli değişimlerden birisi “Hayır” diyebilmeyi öğrenmek olacaktır. Kalpte yaşamak aynı zamanda kalbinin sesini duyabilmek için dış seslere biraz daha az öncelik vermek anlamına da geliyor çünkü. Başta bencillik gibi gelebilir kulağa, ancak kalpte yaşamayı öğrenen kişi özüyle barışık olduğundan, çatışmayı azalttığından aslında kendisine de, etrafına da, topluma da daha faydalı olacaktır.”
Oğuz hocam son olarak bugünkü söyleşinizde, “Mesajımızın mümkün olduğunca çok kişiye gitmesini diliyoruz. Satış değil ama mesajın hakikaten iletilmesi bizler için çok değerli" dediniz... Bu cümleyi biraz daha açar mısınız?
“Bu kitabın basımı bizim dünyaya mesajımızı daha kolay ulaştırmamız için bir yol açtı. Mesajımız “Kalpte yaşamak” Anne karnında daha bir susam tanesi kadarken atmaya başlayan kalbimizin bize anlatmak istedikleri var. Ama dış seslerin gürültüsünde zamanla onu duymaz oluyoruz. Yeniden onu duymayı öğrenmemiz, ona kulak vermemiz gerekiyor. Bize insan olmayı, bize özgün olmayı gösterecek tek ve doğru ses o. Yaymak istediğimiz en önemli mesaj budur. Sizleri kalbinizin sesini duymaya davet ediyoruz. İşte bu mesaj ne kadar çok kalbe ulaşırsa dünya da bir o kadar daha huzurlu, uyumlu ve güzel bir yer olacak.
PROF. DR. OĞUZ YILMAZ YAZAR VE SEMİN YALMAN HAKKINDA
Prof. Dr. Oğuz Yılmaz, 1972 yılında Mersin’de doğdu. Tarsus Amerikan Koleji’nin ardından Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’ni 1995 yılında bitirdi. FlorenceNightingale Hastanesi’nde kalp ve damar cerrahisi uzmanlığını 2002 yılında aldı. 21 yıl İstanbul Memorial Hastanesi’nde çalıştıktan sonra 2023 sonu itibarıyla yeniden İstanbul FlorenceNightingale Hastanesi’ne dönerek çalışmalarına burada devam etmektedir. Bu süreçte İtalya, Avusturya ve İsveç’te kısa dönemler staj imkânı bulmuş, 2007 yılında da ABD’de Mayo Clinic’te araştırma görevlisi olarak çalışmıştır. Yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda dergi ve kitapta makaleleri yayımlanmış, kongrelerde bildiriler sunmuştur. Kasım 2012’den beri eşi Semin ile “Kalpte Yaşamak” adlı konferansları vermekte ve “Kalpte Yaşamak” yolculuğunda ona eşlik etmektedir. Lâl ve Alp isminde iki çocukları var.
Semin Yalman Yılmaz ise, 1971 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Yunanistan ve Almanya’da tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra EmersonCollege’ta kitle iletişimi üzerine yüksek lisans yaptı. Uzun yıllar yapımcılık ve danışmanlık yaptıktan sonra, 38 yaşında iç sesini dinleyerek kariyerine ara verip birçok bilinmeyenli yeni bir yola çıktı. Semin, insana bütünden; kalp-vücut-zihin-ruh yaşam alanından bakan bir uzmandır. “Kalpte Yaşamak®” (LITH – Living in theHeart) adlı özgün yaklaşımı aracılığıyla görülmek, duyulmak ve hissedilmek isteyen bireylerin kalpleriyle yeniden bağlantı kurmalarını sağlamakta; bu süreçte Kundalini Yoga & Meditasyon, CompassionateInquiry® ve diğer dönüşümsel uygulamaları birleştirerek insanlara bu alanlarda hizmet vermektedir. Semin Yalman Yılmaz ayrıca Niyet Design takıları markasının yaratıcısı olup bir dönem Radyo Voyage& Bozcaada’da “Kalpte Yaşamak” programını yapmıştır.
|