Toroslar Belediyesi Ocak Ayı Olağanüstü Meclis Toplantısı’nda konuşan Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, kırsal mahalle muafiyetlerinin suistimal edilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Ruhsatsız ev yapıp, kaçak otel kurup bu halkın parasından faydalanamazlar” dedi. Yıldız, kırsalda gerçekten tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların ise korunacağını vurguladı.
RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Toroslar Belediyesi Ocak Ayı Olağanüstü Meclis toplantısını gerçekleştirdi. Toroslar Belediyesi, Ocak Ayı Olağanüstü Meclis Toplantısını Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yaptı. Toplantıda, belediye sınırları içerisinde yer alan mahallelerin Kırsal Mahalle ve Kırsal Yerleşik Alan Yönetmeliği’nin 4. maddesi hükümleri doğrultusunda kırsal mahalle olarak belirlenmesine ilişkin konu görüşüldü. Plan ve Bütçe Komisyonu, İmar ve Bayındırlık Komisyonu, Çevre ve Sağlık Komisyonu ile Tarım ve Hayvancılık Komisyonu’nun hazırladığı ortak rapor meclis üyelerinin değerlendirmesine sunuldu. Görüşmeler sırasında bazı meclis üyeleri karara itiraz ederek, düzenlemenin köyde yaşayan ve tarım ile hayvancılıkla uğraşan vatandaşların aleyhine olabileceğini dile getirdi.
İtirazlara yanıt veren Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, tarımla ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların muafiyet kapsamına alınması gerektiğini vurguladı. Başkan Yıldız, tarım dışı faaliyetlerde bulunan ve kırsal alanda yaşayan kişilerin ise muafiyet dışında bırakılması gerektiğinin altını çizdi.
Belediye sınırları içerisinde yer alacak 24 kırsal mahalle ise şunlar: Aladağ, Alanyalı, Atlılar, Çağlarca, Çamlıdere, Çelebili, Dalakdere, Değnek, Doruklu, Evrenli, Hamzabeyli, Horozlu, Işıktepe, Kavaklıpınar, Kayrakkeşli, Kerimler, Kızılkaya, Korucular, Kutudere, Musalı, Şahinpınarı, Tırtar, Yavca ve Yüksekoluk.
“HERKES KÖYÜNE İMAR PLANI İSTİYOR”
Mecliste konuşma yapan Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, şunları söyledi:
“Birincisi arkadaşlar hepinizi çok dikkatli bir şekilde dinledim. Hiçbiriniz şeyi söylemiyorsunuz. Mesela ya komisyon şu kırsal mahalleleri kapsamış da şu mahalleleri kapsamamış. Hatta şu mahalleyi de kapsamalıydı dediğiniz bir mahalle yok gördüğüm kadarıyla. İşte Buluklu, Kaşlı'nın muhtarı aramızda vesaire. Arkadaşlar burada oturuyorlar. Şimdi bu mahallelerde 5 bin'lik planlar tamamlandı. Biz binlikler yapıyoruz. Şu anda itirazlar dönüyor. Biz desek ki ya Buluklu'dan, Kaşlı'dan bu mahallelere yakın mahallelerden bu planları kaldırıyoruz. O mahallelerden bizi sopayla kovalarlar. Bakın her sene geleneksel olarak köyleri gezen bir insan. Bugüne kadar işte bu seneki geleneksel gezimizde 12’nci köyümüzü tamamladık. Tek tek insanlarla konuşuyorum. Kim orada ne yapıyor ne istiyor ne talep ediyor? Beklentilerini biliyorum. Emin olun gittiğimiz bütün sizin kırsal mahalle yazdığınız köyler de dahil olmak üzere hepsinin birinci talebi mahallelerinin yerleşik alanının genişletilmesi. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu buraların imara açılmasını istiyor insanlar. Yıllardır yanlış uygulanan tarım politikalarından kaynaklı insanlar tarımda karınlarını doyuramadığı için zaten kimse orada kendine bir umut beklemiyor. Bakın bütün köylerde söyledim. Burada da söylüyorum. Toroslar'ın kırsalında yaş ortalaması 59- 60. Toroslar'ın nüfusu, toplam nüfusa oranın yüzde 5'in altında. Toroslar'ın nüfusu şu anda 20 bin insan yaşıyor, yazın 300 binin üzerinde insan yaşıyor.
Siz diyorsunuz ki şimdi mealen söylüyorum; 20 bin kişinin hakkından 300 bin kişiyi faydalandıralım. 300 bin kişinin de yükünü diğer buradaki 350 bin insana yıkalım. Örnekle anlatayım mesela durumu size; şu anda Gözne'yleAyvagediği mahallelerimizden biz günde bir kamyon çöp alıyoruz. Demek ki Gözne'yle Ayvagediği’nde oturan insanların sayısı bu kadar. Günlük bir kamyon çöp üretilebilecek düzeyde. Yazın aynı mahallelerden bir günde 30 kamyon çöp alıyoruz. Ve biz bunu kimin parasıyla yapıyoruz biliyor musunuz? 29 kamyon çöpün parasını onun mazotunu, şoförünü, kamyon kirasını Demirtaş'ta, Çukurova'da, Çavuşlu'da oturan, Yusuf Kılıç'ta oturan hemşehrilerimizin parasını, İller Bankası’ndan onların adına gelmiş olan parayı Yenişehir'de oturan, Mezitli'de oturan, Tarsus'ta oturan hemşehrilerimize harcıyoruz. Ve siz şimdi bunun üzerine bir daha diyorsunuz ki ya buralar kalsın, biz ikinci bir harcama daha yapalım bu arkadaşlar için. Hatta bunlara muafiyet getirelim. Bunlardan su parası da almayalım, yaptıkları evler için ruhsat harcı da almayalım. Allah'ınızı severseniz bizim ruhsat müdürlüğümüz burada. Bir sorun bakalım. Şu son 5 yıl içerisinde Toros'ta oturan köylülerden kaç tanesi çiftlik ruhsatı almış, ahır ruhsatı almış, vesaire almış? Hâlbuki tavuk çiftliklerinin, hayvan çiftliklerinin, bahçelerin MESKİ’nin suyuyla sulanması yasak. MESKİ sadece içme suyu veriyor. Yani 20 bin kişinin suyundan bahsediyorum. Mevzuyu siyasetten uzak tartışmamız lazım. Gerçek bir zemine oturtmamız lazım.
Herkes köyüne imar planı istiyor. Özellikle yakın köylerde. Şu anda zaten bizim Düğdüörenköyüne kadar 5000'lik planlarımız tamamlanmış durumda. Şimdi siz bu köylere gidip o imar planlarını geri çekeceğim, yapmayacağım diyebilir misiniz? Geçen dönem belediye meclis üyesiydim. Bekirde köyüne imar planını açıklayacaktım. Gittim gezdim köyde. Dedim ki; buralarda bir sürü portakal bahçesi var. Köylüleri çağırdık. İmar planı yapılıyorsa köylünün haberi olsun. Hatta ben de karşıydım.
“ALADAĞ KÖYÜ MUAFİYETİN DIŞINDA KALMIŞ”
Çağırdık bir kere de köyleri kahveye konuştuk. Dedik ki; bakın bu ne güzel sırma gibi bahçeleriniz var. Niye buranın imar planına karşı çıkmıyorsunuz, buranın 5bin’lik yapılmasına karşı çıkmıyorsunuz? Emin olun millet bizi değnekle kovaladı. Çünkü tarımdan kimse karını doyuramıyor arkadaşlar. Mesela Aladağ köyü Torosların en küçük köyüdür. Ben 83 yılında Aladağ İlkokulundan mezun olduğumda 86 tane çocuk vardı Aladağ İlkokulunda. Şu anda 30 yıldır okul yok o köyde. Bunları bir konuşalım. Aladağ köyümuafiyetin dışında kalmış. Ben karşıyım işin esası. Komisyonun işine karışmamak için söylemedim ama Aladağ köyünde 500 kişi yaşıyor. Yazın 5 bin kişi yaşıyor. Bu 4 bin 500 kişi diğer 500 kişinin kaynaklarını kullanıyor. Siz de diyorsunuz ki; bunu bedava kullansın. Bu ikisi farklı şey. Oy alacak ve risk alması gereken benim. Evet, bu risk alıyorum. Yasa çok net çıkabilirdi. Yasada tek bir cümle olurdu. Derdi ki; kardeşim gitsin Ziraat Odası'ndan ÇKS belgesini getiren vatandaş bütün her şeyden muaf denilsin. Hatta ahır yaptıracak adam ama yüzde 100 muafiyet tanıyalım. Suyunu yüzde 100 muafiyet verelim, ÇKS'sini getirsin. İşte bu 20 bin kişi ÇKS'si olan. Orada oturan 300 bin kişi değil. Yeniköy gerçekten tarım yapılan bir köy, koymamışsınız içerisine, muafiyetin dışına almışız.
“KÖY YERLEŞİK ALANLARI MUAFİYETTE KALSIN”
Büyükşehir belediyesi meclis üyesi arkadaşlarıma teklifim olsun. Yasa çok katı bir yasa değil. Özellikle Yeniköy, Aladağ, buraların merkezleri, Değirmendere, köy yerleşik alanı sınırı içerisinde kalan yerlerin muafiyete devam ettirilmesi konusunda bir karar alsınlar. İşte 10 bin metrekare dediğiniz şey bu. Esasen köy yerleşik alanlarını kastediyorlar. Köy yerleşik alanları muafiyette kalsın. Ama dediğim gibi 500 kişi yaşıyor Aladağ'da. Siz 5 bin kişiyi muafiyete almışsınız. Bu hakkaniyetli değil arkadaşlar. Çünkü bu Toroslar’da yaşayan hemşehrilerimin parası. Aladağ’da, Soğucak'ta, Değirmendere'de, Aslanköy'de dünya kadar otel var, lokanta var, bilmem ne var. Niye bunları muafiyetten faydalansın? Şehirde lokanta yok. Şehirde otel yok ama Aslanköy'de, Gözne'de, Ayvagediği’nde, Çopurlu'da, Aladağ'da, Yeniköy'de, Güzel Yayla'da dünya kadar işletme var. Niye bunlar bu muafiyetten faydalansınlar? Bu yeni bir tartışma da değil söyleyeyim. Bir hakkaniyetten ve vicdandan bahsedecekseniz popülizm yaparak olmaz bu iş. Kendime söylüyorum bunu. Hiç kimse üzerine alınmasın.
KİMSE ‘KAÇAK OTEL YAPIP, SU MUAFİYETİNDEN FAYDALANACAĞIM’ DEMESİN
Tarım yapalım. Tarım yapanlarbaşımız üstünde. Kaşlı Mahallesi toplanır, bir imza toplar. Çok zor bir iş değil, imza toplar. Der ki;‘biz köy olarak köy sınırlarımızın içerisinde plan yapılmasını istemiyoruz. Yeniden bizim arsalarımız araziye dönüştürülür. Tarım yapmak istiyoruz.’ desin. O zaman orada ruhsat alışta biz ahır yapacak arkadaşlara yüzde 100 muafiyet verelim zaten. An itibariyle orada plan yaptığınız için siz hayvancılık da yapamıyorsunuz zaten. Niye? Yarın gelecek adam orada villa yapacak. Sana ahır yaptırır mı? Zaten yasak da. Planlı alanlar içerisinde hayvancılık yapmak, tarım yapmak, tavuk beslemek, çiftlik yapmak yasak. Olay olduğu kadar gerçek.
20 bin hemşerim yaşıyor Toroslar'da. 20 bin hemşerim başım gözüm üstüne. Bunu teklif olarak götüreceğim Büyükşehir meclisinde, gerekirse komisyona da katılacağım. Bu 20 bin insanın hakkının korunması noktasında bütün yüreğimi ortaya koyarım. Ama Belenoluk'ta 4 bin metrekare ruhsatsız kaçak ev yapıp gelip su muafiyetinden faydalanacağım falan demesin. Bir yerde kaçak otel yapıp, su muafiyetinden faydalanacağım demesin. Öyle bir şeye izin vermeyeceğim. Çünkü o bu hemşerimin parası. 30 kamyon çöp getiriyoruz. Bakın bunu konuşun mesela. Bu 30 kamyon çöpün 29 kamyonu Toroslu insanların çöpü değil. Başka birine yatırılan paranın çöpünü taşıyorum. Ya da kurulan lokantaların vesairenin çöpünü taşıyorum. Bunun Toroslar'la ne ilgisi var? Eğer milliyetçilik, mikro milliyetçilik, Toros milliyetçiliği yapacaksanız benim sözümü dinleyin. Mesele bu kadar basittir. Dolayısıyla bu haliyle geçirelim. Büyükşehir Belediye Meclisinde komisyonları arkadaşlarımız katılsınlar, takip etsinler. Zikrettiğimiz köylerin merkez mahallelerini yani köy yerleşik alanlarını bu muafiyetin içerisine katılsınlar. Yani şu 20 bin hemşerimin yaşadığı mahalleleri içine katın, dışarıya çıkın. Toroslar'da bir tane Yüksekoluk’da bir hayvan çiftliği ruhsatı var. Onun dışında bize başvurulmuş bir ruhsat yok, yani bir muafiyet falan da yok. Biz aslında havanda su dövüyoruz öz itibariyle. Bunu hep beraber Büyükşehir'de dediğim şekilde bu 20 bin hemşehrimizin hakkını sağlanacak şekilde düzenleyelim. Bu hali ile bunu geçirelim. Orada bu işleri takip edelim diyorum.”
Karar oy çokluğuyla kabul edildi.
KUTU:
TOROSLAR’DA 17 KIRSAL MAHALLE ŞEHİR OLDU!
Kararın alındığı belediye meclis toplantısına katılan Arslanköy eski Belediye Başkanı Arif Abalı, “Tebrikler… Hayırlı olsun. Haritayla değil, el kaldırarak şehirleştik. Başta Arslanköy olmak üzere 17 mahalle, Toroslar Belediye Meclisi’nde yaklaşık 10 saniyede şehir oldu. Ne fiziki inceleme yapıldı, ne yerinde tespit, ne üreticiye soruldu, ne de dağın, toprağın, karın, kışın fikri alındı ama el kalktı ve 10 saniyede şehir geldi. Toplantıya bizzat katıldım. AK Parti, MHP ve bazı CHP’li meclis üyeleri, Ziraat Odası Başkanı, muhtarlar karşı çıktı ama nafile… Arslanköy, Ayvagediği, Bekiralanı, Buluklu, Çopurlu, Darısekisi, Değirmendere, Doruklu, Düğdüören, Gözne, Güzelyayla, Karaisalı, Kaşlı, Kepirli, Resulköy, Soğucak, Yeniköy, hepsi bir kalemde kırsallıktan çıkarıldı. Artık şehirler… Nasıl mı? Bilmiyoruz. Ama belli ki biz fark edememişiz. Samimi bir merakla soruyorum; bu mahallelerde organize sanayi mi kuruldu? Fabrikalar mı açıldı? AVM’ler mi yükseldi? Ofis kuleleri, iş merkezleri, teknoparklar mı geldi? Yoksa biz hâlâ hayvan güden, arı bakan, bahçede üretim yapan, kışın yolu kapanan, donla, karla yaşayan insanları mı görüyoruz?
Eğer şehir buysa, biz yıllardır kırsalda değilmetropolde yaşıyormuşuz. Oysa Kırsal Mahalle ve Kırsal Yerleşik Alan Yönetmeliği çok net diyor: Kırsal mahalle tespitinde dikkate alınacak kriterler; rakım ve coğrafi yapı, tarım ve hayvancılığa dayalı geçim, kentsel hizmetlere erişim zorluğu, yerleşim dokusu, sosyo-ekonomik yapı… Bu 17 mahallenin tamamı, bu kriterlerin tamamını taşıyor. Ama belli ki bu kriterler artık eski moda. Çünkü hiçbiri dikkate alınmadı. Yeni kriter şu galiba; el kalktı mı? Kalktı. O zaman şehir. En acı tarafı ne biliyor musunuz? Bu karar; göçü hızlandıracak, okulları kapatacak, üretimi bitirecek, kırsalı cezalandıracak, emlak, çevre ve temizlik vergileri, harçlar, içmesuyu hizmetleri atık su bedeli iki katına çıkacak ama birileri hâlâ buna “ilerleme” diyor. Umarım bu karar Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geri döner. Çünkü bu bir şehirleşme değil, bu kırsalı masa başında silme işlemidir ve soruyu tekrar ediyorum; bu ısrar niye? Cevabı olan varsa buyursun anlatsın.”
|