Şiddet sarmalı çocukları yutuyor




Tarih: 20 Ocak 2026 Salı 14:20


İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın "yan bakma" bahanesiyle öldürülmesine tepki gösteren hak savunucusu Ferda Aras, çocuk cinayetlerinin münferit olmadığını ifade ederek, “Çocuklar bu ülkenin dışında bir fanusta yaşamıyor. Kamusal dil sertleştikçe, şiddet sıradanlaştıkça ve adalet duygusu aşındıkça, çocuklar da bu zehirli havayı soluyor. Bu ağır öfke hali çocukların değil, yetişkin dünyasının ürünüdür” dedi.

İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın, “yan bakma” iddiasıyla çıkan kavgada 15 yaşındaki başka bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürülmesine tepkiler sürüyor. Hukukçu, hak savunucusu ve aktivist Ferda Aras, yaşananlara sert sözlerle tepki gösterdi. Aras, Atlas Çağlayan’ın öldürülmesinin münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, son yıllarda benzer şekilde hayatını kaybeden çocukları hatırlattı. Mattia Ahmet Minguzzi, Fatih Acacı, Duru Pakarda, Ata Emre Akman, Hakan Çakır, Alperen Ömer Toprak ve Atlas Çağlayan’ı anan Aras, “Bu çocukların ortak noktası, yine bir çocuk tarafından hayattan koparılmış olmalarıdır. Bu tablo artık tesadüf değil, ciddi bir toplumsal alarmdır” dedi. Atlas’ın annesi Gülhan Ünlü’nün sözlerine de dikkat çeken Aras, “Bir annenin ‘yarım saat bile yaşayamadı’ feryadı bu ülkenin vicdanına yönelmiş bir çığlıktır. Bu çığlık duyulmazsa, yeni çocuk ölümleri kaçınılmaz olur” ifadelerini kullandı. Cinayetin ardından aileye yönelik tehdit iddialarının gündeme gelmesine de tepki gösteren Aras, “Bir çocuğun öldürülmesi yetmiyormuş gibi, acılı bir ailenin tehdit edilmesi kabul edilemez. Bu cesaret, cezasızlık algısından besleniyor. Tehdit de suçtur ve görmezden gelinirse yeni suçlara davetiye çıkarır” diye konuştu.

SORUN SADECE AKRAN ZORBALIĞI DEĞİL

Sorunun yalnızca “akran zorbalığı” olarak ele alınmasının eksik olacağını vurgulayan Aras, çocukların içinde yaşadığı siyasal, ekonomik ve toplumsal iklimin göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizerek,  “Çocuklar bu ülkenin dışında bir fanusta yaşamıyor. Kamusal dil sertleştikçe, şiddet sıradanlaştıkça ve adalet duygusu aşındıkça, çocuklar da bu zehirli havayı soluyor. Bu ağır öfke hali çocukların değil, yetişkin dünyasının ürünüdür” dedi. Şiddeti besleyen kültürel ortamın da gözden kaçırılmaması gerektiğini belirten Aras, özellikle son yıllarda yaygınlaşan ve şiddeti güç, itibar ve ‘erkeklik’ göstergesi olarak sunan mafya ve suç temalı dizilerin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Çocuklar, hukukun değil gücün kazandığı hikâyelerle büyüyor. Şiddetin ödüllendirildiği, suçun romantize edildiği bu anlatılar, zaten kırılgan olan adalet duygusunu daha da aşındırıyor” dedi. Toplumda giderek derinleşen eşitsizlik duygusunun şiddeti beslediğini ifade eden Aras, caydırıcı olmayan ceza sisteminin bu döngüyü güçlendirdiğini belirterek, “Hak aramayı değil, güç göstermeyi öğreten bir iklim oluşturduk. Ceza kanununda caydırıcılığın güçlendirilmesi gerekir. Kabalaştık, teşekkür etmeyi unuttuk, utanma duygusunu yitirdik. Oysa bir toplum kanunlardan önce vicdanla ayakta durur. Çocuklarımızı ve insanlığımızı kaybetmemek için artık durup düşünmek zorundayız” şeklinde konuştu. (Haber Merkezi)


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA