Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği (MIP) bünyesinde faaliyet gösteren Özgüneş Taşımacılık’tan çıkarılan 180’i aşkın işçi, aileleriyle birlikte eylemlerini sürdürüyor. TÜMTİS öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, işten çıkarmaların "ihale bitişi" değil, "sendika düşmanlığı" olduğu vurgulandı. 1 Ocak’tan bu yana Mersin Limanı A Kapısı önünde nöbet tutan işçilere, bugün eşleri ve çocukları da destek verdi. Ellerinde dövizlerle babalarının yanında duran çocuklar, liman yetkililerine seslenerek “Babamın işini geri verin” çağrısında bulundu.
NECDET TAŞ
Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği (MIP) bünyesinde taşımacılık ve forklift hizmetleri veren Özgüneş Taşımacılık, MIP ile olan ‘ihalenin sona erdiği’ gerekçesiyle 150’yi aşkın işçiyi işten çıkarmıştı. 1Ocak’tan bu yana işe geri dönüş için liman önünde eylem yapan işçiler, Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Mersin Şubesi öncülüğünde eş ve çocuklarıyla birlikte Mersin Limanı A Kapısı önünde basın açıklaması gerçekleştirerek, “Sendika hakkımız engellenemez. MIP ve Özgüneş işverenlerini hukuka uygun davranmaya, işten attığı işçileri derhal geri almaya çağırıyoruz!” dedi. Eyleme katılan çocuklar, babalarının işe geri dönmesi için liman yetkililerine, “Babamın işini geri verin” diye seslendi. Burada açıklama yapan Şube Başkanı Savaş Gürkan; “22 gündür bu kapının önünde onurlu direnişini sürdüren Özgüneş işçileri, aileleri ve ilk günden beri yanımızda olan sınıf kardeşlerimizle beraber bir kez daha yan yanayız. Buradan bir kez işverene sesleniyoruz; İşimizi geri verin, sendika hakkımıza saygı duyun, hukuka uygun davranın. Sizlerin de bildiği gibi, Mersin Limanı’nda taşımacılık ve forklift hizmetleri veren Özgüneş Taşımacılık, Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği’ne (MİP) bağlı bir alt işverendir. Özgüneş Taşımacılık’ta sendikamız geçtiğimiz yıl, örgütlenme süreci yürütmüş, yasal çoğunluğu sağlayarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından Toplu İş Sözleşmesi yapma yetkisini almıştır. Yetkinin alınmasının ardından Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerine başlanmıştır” ifadelerini kullandı.
“İŞÇİLER İŞE DÖNENE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Ancak tam da bu aşamada, taşeron firmanın, ana firma MİP ile birlikte hareket ederek “ihaleyi alamadık” bahanesine sığınarak, sendika üyesi işçileri işten çıkardığını öne süren Gürkan, “İşçilere önce sözlü olarak iş akitlerinin feshedildiği bildirilmiş, ardından kartları iptal edilerek işyerine girişleri engellenmiştir. İşverenler, hukuku dolanmayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Özgüneş ve MIP işvereni de, bugüne kadar 180’yi aşkın işçiyi hukuksuz biçimde işten atmıştır. İşveren, sözleşmenin bittiğini iddia etmektedir. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki burada esas amaç, işçilerin sendikalı olmasını engellemektir. “İşçiyi ne kadar sendikasız çalıştırırsam o kadar kâr ederim” anlayışıyla hareket edenler, emeği, hakkı ve hukuku yok saymaktadır. İşverenin derdi işin sürmesi değil; işçiyi daha güvencesiz, daha ucuz ve örgütsüz çalıştırmaktır. Ancak; biz bu haksızlığın karşısında susmadık. 1 Ocak’tan bu yana burada direnişimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Ve bu hukuksuzluk son bulana, işçiler geri alınana kadar da mücadelemiz sürecektir. Özgüneş işçileri, insanca çalışma ve insanca yaşam koşullarına sahip olmak için sendikamız TÜMTİS’e üye olmuşlardır. Çünkü günde 10–12 saat, bazen limanın işlerini yetiştirmek için 24 saat çalıştırılan, fazla mesai ücretleri dahi ödenmeyen işçilerin hiçbir güvencesi yoktur. Bu işçilerin tek güvencesi sendikadır. İşveren de bunun farkındadır. Bu nedenle her türlü yol ve yöntemi denemektedir. Ama buradan açıkça söylüyoruz: Öyle yağma yok!” dedi.
“İŞÇİLER KİMSENİN KÖLESİ DEĞİLDİR”
İşçilerin kimsenin kölesi olmadığının altını çizen Gürkan, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Sendika hakkı anayasal bir haktır. Hiçbir işveren bu hakkı gasp edemez. Özgüneş Taş. Ve asıl İşveren MIP işvereni, işçileri hiçbir alacaklarını ödemeden kapı önüne koymuştur. Bu, yalnızca işçileri değil, onların ailelerini de açlığa mahkûm etmek demektir. Yıllarca emek veren işçiye reva görülen muamele budur. Bu tutum, işverenin kârdan başka hiçbir şey düşünmediğinin açık göstergesidir. Bu, hukuksuzluktur. Aynı zamanda vicdansızlıktır. Bu nedenle buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: İşten atılan tüm işçileri derhal geri alın, tüm hak ve alacaklarını eksiksiz ödeyin! Anayasal bir hak olan Sendika hakkına saygı gösterin. Sendikamız, her türlü baskı ve engellemeye rağmen mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Geçtiğimiz günlerde Genel Başkanımız ve Merkez Yöneticilerimizle birlikte Mersin Valiliği ve Limandan Sorumlu Vali Yardımcısı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sorun kendilerine aktarılmıştır. Çalışma Bakanlığı’ndan gelen müfettişler gerekli soruşturmalara yapmaya devam etmektedir. Sendikamız, hukuki olarak da sorunun takipçisi olmayı sürdürmektedir. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz; Sendikamız bu mücadeleden vazgeçmeyecektir. Özgüneş işçileri yalnız değildir. Sendika hakkımız engellenemez. Bu direniş kazanımla sonuçlanana kadar buradayız, yan yana ve omuz omuza olmaya devam edeceğiz.”
|