Toroslar Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi meclislerinde alınan kararla Arslanköy’ün de aralarında bulunduğu 10 mahallenin kırsal mahalle statüsünden çıkarılması, Arslanköy Dayanışma ve Kültür Derneği’nin 40. yıl gecesinde sert tartışmalara neden oldu. Gecede yapılan konuşmalarda karara ilişkin eleştiriler, kırsal mahalle yönetmeliği, tarım, maden ruhsatları ve belediyelerin takdir yetkisi üzerinden karşılıklı suçlamalara dönüştü.
NECDET TAŞ
Arslanköy Dayanışma ve Kültür Derneği 40. kuruluş yıldönümünü kutladı. Sultaşa Otel’de gerçekleştirilen geceye; CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer, CHP’li Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, MHP’li Toroslar Belediye Meclis Üyesi Mehmet Özalp, MHP Toroslar İlçe Başkanı Mete Yıldız ve çok sayıda davetli katıldı. Geceye derneğin kutlamasından çok Toroslar ilçesinde, Arslanköy’ün "kırsal mahalle" statüsünden çıkarılmasına ilişkin tartışmalar damga vurdu. Konu karşılıklı suçlamalara ve sert diyaloglara dönüştü. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz günlerde önce Toroslar Belediyesi Meclisi’nde daha sonra da Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde yapılan oylama ile Toroslar ilçesine bağlı Bekiralanı, Soğucak, Arslanköy, Güzelyayla, Gözne, Ayvagediği, Kepirli, Darısekisi, Yeniköy ve Değirmendere köyleri muhalefetin şerh koymasına rağmen oy çokluğu ve kırsal mahalle statüsünden çıkarılmıştı ancak tartışmalar Arslanköy Dayanışma ve Kültür Derneği’nin 40. kuruluş yılı gecesinde daha da alevlendi. Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın sert ifadeleriyle damga vurduğu gecede, Arslanköy’ün geleceği, kırsal mahalle yapısı ve köylülerin hakları yeniden tartışma konusu oldu.
DİNÇER: “ARSLANKÖY TİYATROCU KADINLARIMIZLA BİLİNİR”
Gecede bir konuşma yapan CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer, “Evet, 40 yıllık bir macera. Çok uzun zamandır bu derneğimizin üyesiyim. O zaman birlik başkanıydım, o zaman görev yapan değerli başkanlarımız gelirlerdi. Derlerdi ki, ya bu dernekte fakir fukara var, bunların bir ikisini de sen üstlen. Bu dernekte güzel şeyler yapıyoruz derlerdi. Ve o zaman şimdi gurur veriyor, insana yani hakikaten. O zaman okuttuğumuz çocuklar bugün her biri bir yerde görev yapıyor. Derneğimiz yine aynı şekilde görevine devam ediyor. Birçok başkanımız geldi, geçti görev süreleri içerisinde. Ama hakikaten hepsi halis haline yürekten çalıştılar. Çünkü dernekçilik, değerli dostlar, dernekçilik gönül işidir. Para pul işi değildir. Yani yüreğini koyacaksın, aklını koyacaksın, emeğini koyacaksın. Ve bunlarla beraber bu derneği yaşatacaksın, dernek faaliyetlerine katkıda bulunacaksın. Arslanköy hep böyle bilinir. Tiyatrocu kadınlarımızla bilinir. Çok başarılı bürokraside görev almış olan insanlarımızla bilinir. Ve en önemlisi de özellikle Kurtuluş Savaşı'nda verdiği mücadeleyle bilinir. Onun için adınız Aslanköy. Onun için. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Aslanköy için aslında çok güzel şeyler de söylemiş” dedi.
BAŞKAN YILDIZ: “SİYASETİN KRALINI YAPARIM”
Başkan Yıldız, konuşmasında Arslanköy’ün siyasi polemiklere malzeme edilmesine tepki gösterirken, sürecin siyaset üstü ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’de siyasette son 20 yılda yapıldığı üzere her şey adı yönetimden ibaret. Ne Arslanköy’de ne Kızılbağ’da tek bir santimetre yol kapalı değil. Büyükşehir Meclisi’nde dün karar haline getirilmiş ve konuşulmuş, belli kararlar alınmış. “Siyaset yapma” falan dedi de ben siyasetin kralını yaparım. Yazmışlar bir kısım şeyler; “Aman ha tarımı bitirdi, çiftçiyi bitirdi, köylüyü bitirdi Toroslar Belediye Başkanı… “ Bir kısım abartılı ve lüzumsuz yazı yazmışlar. Siyasetse bunu konuşacağız Mehmetçiğim, hiç kalp kırmaya gerek yok. 2014 yılındaki hükümet bir yasa çıkardı. Beğenmediği 33 tane kenti büyükşehir yapıyorum ve bütün kırsal mahalleleri, köyleri kapatıyorum dedi. Köyler kapatıldı. Köyler kapatılırken de bu köylülerin hepsi bunu dinledi. Şimdi o muhalefet eden, “ya bu köylüler bunu dinlemeye mi geldi” diyen, bu köyler kapatılırken seyretti. Herkes o zaman yerini bilecek, haddini bilecek. Bir şey söylüyorken hepimiz ne yaptığımızın farkında olacağız” şeklinde konuştu.
“MADEN OCAKLARI AÇILIRKEN NEREDEYDİNİZ?”
Salonda yükselen ‘Siyaset yapma’ sesleri üzerine Başkan Yıldız, “Bir dakika ya, bir dakika. Beni çağırmayın kardeşim o zaman. Bunları konuşmayacaksak niye çağırıyorsunuz beni? Maden ocakları açılırken, Toroslar’da 34 tane korsan maden ocağına ruhsat verilirken, çiftçilerin bahçesi kapatılırken ses çıkartmayanlar bugün köylünün tarlası pay ediliyor diye, onları imarlar diye, kendi çıkardığı yasaya uygun bir durum geliştirildi diye muhalefet ediyorlar. Herkes aklını başına alsın. Bu köydeki çeşmeyi, bu köydeki değirmeni, köy konaklarını kapatırken belediyeye peşkeş çeken, yok sayan; yasanın kendisi çıkartılırken sessiz kalanlar şimdi çıkmışlar şov yapıyorlar. Niye şov yapıyorsunuz? Tarımı yok eden, tarımı çökerten, 10 yıl Tarım Müdürlüğü yapmış çıkmış bana diyor ki “Tarımı çökerttin başkan” Tarım seninle çöktü, tarım senin yüzünden yok oldu. Tarım mı bıraktınız? Hiç birbirimizi kandırmanın gereği yok. Siyaset yapacaksak da dürüst yapacağız. Algı yönetimi yapmayacağız. Toroslar’da şu anda 34 tane maden ocağına ruhsat veren benim partim değildir, benim büyükşehrim değildir. Beş bin dönümlük araziyi, Arslanköy’ün, Mersin’in bütün suyunun biriktiği, depolandığı alanlara peşkeş çektiler. Bu iş bu kadar net.
MHP’Lİ ÖZALP: “SİYASET DİNLEMEYE GELMEDİK”
Başkan Yıldız’ın sözlerine tepki gösteren MHP’li Toroslar Belediye Meclis Üyesi Mehmet Özalp, “Bu, Büyükşehir yasası, küçükşehir yasası mevzusu değil. Ben o mecliste şunu dedim: Siyaset üstü bir şey konuşalım. Arslanköy gibi kırsal yerler bu kırsal mahalle içinde kalsın. Biz siyaset yapmayalım, Arslanköy’ü konuşalım ve Arslanköy’e değer katacak şeyleri konuşalım. Biz burada kimsenin siyasetini dinlemeye gelmedik” ifadelerini kullandı.
MHP’Lİ YILDIZ: “KÜLTÜR GECELERİ SİYASET KÜRSÜSÜ DEĞİLDİR”
MHP Toroslar İlçe Başkanı Osman Mete Yıldız da, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, gecenin amacının gölgelendiğini ve hemşehriler arasında rahatsızlık oluştuğunu iddia ederek, “Arslanköy Dayanışma ve Kültür Derneği’nin 40. kuruluş yılı gibi tamamen kültürel ve toplumsal bir gecede, Toroslar Belediye Başkanı tarafından sergilenen üslup ve yapılan açıklamalar, gecenin amacını gölgelemiş ve hemşehrilerimiz arasında ciddi bir rahatsızlık oluşturmuştur. İnsanlar bu programa; siyaset dinlemek, tartışma izlemek ya da bir belediye başkanının bağırıp çağırmasına maruz kalmak için değil, hemşehrileriyle bir araya gelmek, kültürünü yaşamak ve dayanışmayı paylaşmak için katılmıştır. Buna rağmen, ortamın ruhuna tamamen aykırı şekilde yapılan yersiz siyasi çıkışlar ve yüksek sesli söylemler, kültür gecesine açık bir saygısızlık olmuştur. Konuşma sırasında, salondan siyasetin yapılmaması yönünde tepkiler yükselmesine rağmen, belediye başkanının hemşehrilerimizi azarlarcasına bağırarak; “Beni buraya neden çağırdınız, ben burada siyaset yaparım, siyaset yapmayacaksak neden davet edildim?” şeklindeki ifadeleri kullanması, gecenin kültürel ve toplumsal amacının bilinçli şekilde yok sayıldığını açıkça ortaya koymuştur. Kültür ve dayanışma için bir araya gelinen bir ortamda, vatandaşların bu üslupla muhatap alınması kabul edilemez olduğu gibi, yöneticilik sorumluluğuyla da bağdaşmamaktadır. Asıl kabul edilemez olan ise; kırsal mahalle statülerinin kaldırılmasına ilişkin kararın, gerçeğe aykırı biçimde Büyükşehir Yasası’na zorunlu bir sonuç gibi bağlanarak anlatılmasıdır. Kamuoyuna açık ve net şekilde hatırlatıyoruz: 15 Nisan 2021 tarihli ve 31455 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Kırsal Mahalle ve Kırsal Yerleşik Alan Yönetmeliği”, bu konuda belediyelere açıkça takdir yetkisi tanımaktadır. Yani kırsal mahalle statüsünün kaldırılması; zorunlu bir idari işlem değil, tamamen Toroslar Belediyesi’nin kendi iradesiyle aldığı bir karardır. Sorumluluk da, sonuçları da doğrudan belediye yönetimine aittir. Kaynak üretmeyen belediye, çözümü köylünün cebine el uzatmakta bulmuştur. Yanlış bir kararın sorumluluğunu başka yasal düzenlemelere yüklemeye çalışmak, gerçeği değiştirmez. Yanlış bilgiyi bağırarak savunmak ise ne yöneticilik ciddiyetiyle ne de sorumluluğu ile bağdaşır. Kültür geceleri siyaset kürsüsü değildir. Kültür geceleri, yanlış kararların üzerinin örtüleceği alanlar hiç değildir. Bizler; kırsalda yaşayan hemşehrilerimizin haklarını, kültürel değerlerimizi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini savunmaya devam edeceğiz. Gerçeğin, bağırarak bastırılmasına da sessiz kalmayacağız.
ABALI: “BU ÜSLUP BİR BELEDİYE BAŞKANINA YAKIŞMAZ”
Başkan Yıldız’ın kendisini kast ederek söylediği sert sözlere sosyal medya hesaplarından yanıt veren Arslanköy’ün eski belediye başkanı Arif Abalı ise, “Sayın Toroslar Belediye Başkanı Arslanköy Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin yemekli toplantısında yaptığınız konuşmayı izledim. Açık konuşacağım; o konuşma ne üslubuyla ne de içeriğiyle bir belediye başkanına yakışır türdendi. Sorumsuz, kırıcı ve siyasi ahlakla bağdaşmayan bir konuşmaydı. Ben, Arslanköy başta olmak üzere Toroslar’daki 17 mahalle ile Mersin genelinde kırsal statüsünden çıkartılmak istenen yaklaşık 450 mahalle hakkında tamamen mevzuata, hukuka ve kamu yararına dayalı bir rapor hazırladım. Bu raporu doğrudan size cep telefonunuzdan ulaştırdım. Aynı raporu Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer’e de gönderdim. Sayın Seçer geri dönüş yaptı, nezaket gösterdi, teşekkür etti ve konuyu birlikte değerlendirdik. Siz ise ne geri döndünüz ne de tek bir cümleyle cevap verdiniz. Ancak konu bir dernek yemeğinde elinize mikrofon geçince, birden oldukça konuşkan oldunuz. Hatta size gönderdiğim o rapora cevap verme gereği bile duydunuz. Ne yazık ki saygı çerçevesinde değil, şahsımı hedef alarak, bağırarak, çağırarak, üstelik konuşmanızda kullandığınız üslup, bağırmalar, çağırmalar, araya “ulan” gibi ifadeler sıkıştırmalar; bırakın bir belediye başkanına, herhangi bir kamu görevlisine bile yakışmaz. Açıkça söylemek gerekirse, o konuşma kahvehane düzeyinde bile kabul görmeyecek bir dildi. Dahası, sizi alkışlatmak için salondaki insanları da birbirine düşürdünüz. Aldığım bilgiye göre salonun yarısı ortamdan rahatsız olmuş ama saygısızlık etmemek adına terk etmemiş. Yaptığınız ne yöneticiliğe sığar, ne siyasete, ne de gerçek liderliğe. Size açık bir soru sormak istiyorum; o dernek yemeğinde neden çıkıp şunu net biçimde söyleyemediniz “Emlak vergisini artırdım, çevre temizlik vergisini iki katına çıkardım, su ücretlerini yükselttim. Arslanköy çıktı, köyüm Aladağ kaldı” diye… Bunları açıklıkla dile getiremediniz. Çünkü bağırmak, hesap vermekten daha kolay geldi size. Bir de üstüne, “Dernek yemeğinde siyaseti Allah’ına kadar yaparım” dediniz. Yetmedi, “Beni niye davet ettiniz?” diyerek Arslanköylülere fırça attınız. Bu sözler yalnızca bana değil, o salonda bulunan herkese yapılmış bir saygısızlıktır. Ben bu ülkeye yıllarca hizmet etmiş, hem belediye başkanlığı hem de Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yapmış biriyim” ifadelerini kullandı.
“ORASI MİTİNG ALANI DEĞİL”
Dayanışma ve yardımlaşma derneklerinin sofralarının, parti kürsüsü olmadığını kaydeden Abalı, “Oralar miting alanı hiç değildir. O sofralarda siyaset değil, nezaketli bir şekilde teşekkür konuşması yapılır. Orada bir araya gelen insanlar farklı partilere oy vermiş olabilir. Kimisi siyasete hiç bulaşmamıştır, kimisi sadece memleketini seven sade vatandaşlardır. Ama siz, o sofrayı kendi siyasi öfkenizi boşalttığınız bir zemine çevirdiniz. Bu kabul edilemez. Hazırladığım rapor hâlâ ortada sosyal medyada duruyor. Eğer içinde hatalı ya da eksik gördüğünüz bir şey varsa buyurun çıkın madde madde kanunla, yönetmelikle ve hukuka dayanarak cevap verin. Ama lütfen bağırarak değil, suçlayarak hiç değil. Arslanköylü biri olarak fikrini söylediğim için beni suçluyorsunuz. İddialarınızın hiç biri doğru değil. Kendi köyün olan Aladağ Mahallesi’ni neden kırsal statüsünden çıkarmadın da Aladağ’a 30 kilometre uzaklıktaki ondan çok daha fazla kırsal olan Arslanköy’ü kırsal dışı ilan ettin? Daha 30 santim kar yağdığında yollarını açamadığın Arslanköy’ü tanımıyorsun. Üstelik herkes biliyor ki Aladağ, kırsal mahallenin tanımına birebir uyan bir yerdir. Ama sen kendi köyüne dokunmadın; Arslanköy’e ve diğer mahallelere dokunmakta bir beis görmedin. Çünkü orası sizin köyünüzdü, kıyamadın. Ama diğerlerine kıydın. Bir de baktın ki ben o yemeğe katılamamışım, meydanı boş buldunuz. Mikrofonu eline alınca, rahatça konuşabildin. Şayet ben orada olsaydım, size nezaketli bir cevabın ne demek olduğunu oracıkta gösterirdim. Bir şeyi açıkça söylemek istiyorum; kullandığınız bu dil; Toroslar’a yakışmaz, Arslanköy’e bir Yörüğe yakışmaz, Mersin’e hiç yakışmaz. Bir belediye başkanının gerçek gücü, eline mikrofon geçtiğinde bağırmakta değil; kendisine yöneltilen eleştirilere karşı tahammül gösterebilmesindedir. Benim durduğum yer çok net kırsalı savunuyorum, hukuku savunuyorum ve nezaketi savunuyorum. Ve bu duruştan da asla geri adım atmam. Bu nezaketsizliklere karşı gerekli tepkiyi nezaket içerisinde gösteren herkese teşekkür ediyorum” dedi.
|