Ekonomist Harun Şimşek, sanayi sektöründe verimlilik anlayışının eksik ele alındığını belirterek, gerçek verimliliğin kalite güvence sistemleriyle mümkün olduğunu vurguladı.
Şimşek, hız ve maliyet odaklı üretim anlayışının, uzun vadede işletmelere verimlilik değil, aksine kayıp olarak geri döndüğünü ifade etti.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Sanayi sektöründe verimlilik kavramının çoğu zaman “daha hızlı üretmek” ya da “daha az maliyetle daha çok çıktı almak” şeklinde yorumlandığını ifade eden Ekonomist Harun Şimşek, bu yaklaşımın yüzeysel olduğuna dikkat çekti.
Şimşek, gerçek verimliliğin yalnızca üretim miktarında değil; ürünün doğru, tutarlı ve sürdürülebilir şekilde üretilmesinde ortaya çıktığını söyledi.
“KALİTE GÜVENCE BİR YÜK DEĞİL, VERİMLİLİĞİN TA KENDİSİDİR”
Kalite güvence sistemlerinin sanayide çoğu zaman bir denetim yükü ya da belge zorunluluğu olarak algılandığını belirten Şimşek, bu bakış açısının yanlış olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Kaliteyi yalnızca üretimin sonunda kontrol etmeye çalışan işletmeler, hatayı satın alır. Oysa kaliteyi süreç boyunca güvence altına alan işletmeler, hatayı bir kez ürettikten sonra bir daha tekrar etmez. İşte gerçek verimlilik burada başlar.”
Verimsizliğin temel nedenleri arasında tekrar işleme, yüksek hurda oranları, plansız duruşlar, müşteri iadeleri ve işçi hatalarının yer aldığını vurgulayan Şimşek, bu sorunların ortak noktasının süreçlerin ve eğitimlerin yeterince tanımlanmamış olması olduğunu dile getirdi.
SÜREÇLER GÖRÜNÜR OLUNCA VERİMSİZLİK ÖNLENİYOR
Kalite güvence sistemlerinin üretim süreçlerini görünür kıldığını belirten Şimşek, risklerin daha ortaya çıkmadan tespit edilmesine imkân sağladığını söyledi.
Standartlaştırılmış süreçlerin, çalışanların görevlerini net bir şekilde bilmesini sağladığını ifade eden Şimşek, bunun hem hata oranlarını düşürdüğünü hem de iş akışını hızlandırdığını kaydetti.
“Plansızlık yerini öngörülebilirliğe bırakır. Bu da verimliliğin en temel şartıdır” diyen Şimşek, kalite güvencenin yalnızca ürün kalitesini değil, zaman yönetimini, kaynak kullanımını ve iş gücü verimliliğini de doğrudan etkilediğini vurguladı.
KÜRESEL REKABETTE KALİTE GÜVENCE ZORUNLULUK HALİNE GELDİ
Küresel rekabetin giderek arttığı günümüzde sanayi işletmeleri için kalite güvencenin bir tercih olmaktan çıktığını ifade eden Şimşek, uluslararası pazarlarda yalnızca uygun fiyatın yeterli olmadığını belirtti. İstikrarlı kalite sunamayan firmaların rekabet gücünü sürdüremeyeceğini söyleyen Şimşek, kalite güvence sistemlerinin bu istikrarı sağladığını dile getirdi.
Ancak kalite güvencenin yalnızca dokümantasyondan ibaret görülmesinin büyük bir hata olduğunun altını çizen Şimşek, “Kalite güvence; yönetim anlayışı, kurum kültürü ve çalışan katılımıyla bütünleştiğinde anlam kazanır. Aksi halde prosedürler klasörlerde kalır, üretim sahasında karşılık bulmaz” dedi.
DESTEK VE PROJELERDE BÜYÜK AVANTAJ SAĞLIYOR
Kalite Güvence sistemlerinin, firmaların ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarına erişiminde de kritik bir rol oynadığını belirten Şimşek, TÜBİTAK, KOSGEB, Kalkınma Ajansları ve Bakanlık projelerinde belirli standartlara sahip olmanın önemli avantaj sağladığını söyledi.
Ayrıca Horizon Europe ve EUREKA gibi yurt dışı destek programlarında, işletmeyi doğru ve eksiksiz yansıtan dokümantasyon süreçlerinin milyon Euro seviyesindeki fonlara erişimde belirleyici olduğuna dikkat çekti.
“GERÇEK VERİMLİLİK, HATAYI HİÇ ÜRETMEMEKTE GİZLİ”
Değerlendirmesinin sonunda sanayide verimlilik ile kalite güvencenin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu vurgulayan Ekonomist Harun Şimşek, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:“Kısa vadeli hız ve maliyet odaklı yaklaşımlar yerine, süreç temelli kalite güvence anlayışını benimseyen işletmeler hem daha verimli üretir hem de sürdürülebilir başarı elde eder. Çünkü sanayide gerçek verimlilik, hatayı telafi etmekte değil, hatayı hiç üretmemekte gizlidir.”
|