Mersin’in en hareketli noktalarından Kushimato Sokağı’nda, kökleri Şamanizme dayanan kadim bir bilgeliği modern danışmanlıkla harmanlayan Ayşe Dağdelen ile falın ve astrolojinin gizemli dünyasına kapı araladık. Ailesinden miras kalan yeteneğini 2023 yılında resmi bir işletmeye dönüştüren Dağdelen; tarotun 30 farklı destesinden yıldıznameye, kurşun dökümünden enerji temizliğine kadar pek çok yöntemi ’gelecekten habercilik’ vizyonuyla anlatıyor.
Falcı Ayşe Dağdelen, “Herkes falı çok kınıyor. Ama o kınayanların da bir gün yolu bize düşüyor” diyor
MERVE KANKAN
Mersin’in Yenişehir ilçesinde bulunan Kushimato Sokağı’nda hizmet veren fal ve danışmanlık işletmesinin sahibi Ayşe Dağdelen ile fal, astroloji, tarot, yıldızname ve enerji çalışmaları üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Dağdelen; falcılığa bakış açısını, “gelecekten haberci” olarak tanımladığı mesleğini, danışanlarının en çok hangi kırılma noktalarıyla kapısını çaldığını, aşk ve ilişkilerde yaşanan ortak sorunları, Türkiye’de fala ve astrolojiye yönelik toplumsal algıyı ve fal bakarken izlediği yöntemi tüm detaylarıyla anlattı. Aşk, evlilik, kariyer, enerji temizliği ve yıldız uyumu gibi pek çok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Dağdelen, amacının insanlara yön vermek değil, yollarına ışık tutmak olduğunu vurguladı.
Sizi tanıyalım. Fal hayatınıza nasıl girdi?
Ayşe Dağdelen fal ve danışmanlık üzerine çalışıyorum. Fal benim hayatımda hep vardı. Ailemden gelen bir durum bu. Ancak resmi olarak Haziran 2023 yılında işletmemi kurdum. İşletmemi kızımın adına açtım; hem onun adıyla olsun hem de onun şansına olsun istedim. Yaklaşık üç yıldır da ticari olarak fal bakıyor ve bu işten para kazanıyorum. Ama şunu net söyleyebilirim; bu işi sadece para kazanmak için yapmıyorum. Para benim için ikinci planda. Anneannemden, onun annesinden ve onun babasından gelen bir durum bu. Biz Bulgaristan’dan göçme bir aile değiliz. Köklerimizde şamanlık var. Şamanizmden geliyoruz ve bunu “gelecekten haberci” olarak görüyoruz. Falcı denildiğinde üzülmüyorum, kendimi kötü hissetmiyorum. Kabul ediyorum; bu benim mesleğim. Ben kendimi gelecekten haberci olarak görüyorum. Anlık ve geçmişten insanlara bilgiler veriyorum.
BİZ BURADA İNSANLARA IŞIK TUTUYORUZ
Fal çeşitleri hakkında bilgi verir misiniz? Hangi bakımları yapıyorsunuz?
Ortalama 30’a yakın tarot destesi vardır. Benim okuyamayacağım tarot destesi yok. Bunları adlandıracak olursak; peri tarotları, melek tarotları, şaman bakımları, kehanet desteleri, klasik tarotlar, aşk tarotları… Bunların hepsi kişiye göre değişir. Danışan ne üzerine isterse, biz ona yönelik bir bakım yaparız. Özel olarak yıldızname dediğimiz bakımlarımız var. Ebced hesaplamasıyla bakılır, Esmaül Hüsna’lar hesaplanır. İnsanların yıldız değerleri çıkarılır ve kader bakımları yapılır. Kahve bakımı da yapıyoruz. Evet, kahve falı geçmişte şamanizmden beri var ama insanların beklentileri çok büyük oluyor. Kahvenin içindeki tılsımlar okunur ama bu maksimum 10 dakika sürer. Ancak tarotla desteklenirse, çok daha detaylı ve güzel bir bakıma ulaşılır. Evlilik falı da yapıyoruz. Evlilik düşünenler için duru görü çalışıyoruz. Elimizde hiçbir şey olmadan, karşı tarafa bakarak simasına, ruh haline girerek neler yaşadığını, neler hissettiğini analiz ediyoruz. Kişilik analizleri, isim analizleri yapıyoruz. Ondan sonra bakıma başlıyoruz.
Size gelen insanların hayatlarında ortak bir kırılma noktası var mı? En çok hangi konularla geliyorlar?
En çok gelen konu aşk. Açık ara aşk diyebilirim. 2025 yılında o kadar ağır yaralar sardık ki… O kadar çok emek verilip yarı yolda bırakılan insan var ki… Bunun erkeği, kadını yok. Hem erkek hem kadın danışanlarım var. Maalesef insanlar bir ilişkiye başlarken yıldız uyumuna, burç uyumuna bakmadan başlıyor. İlk başta her şey çok güzel, çok heyecanlı oluyor. Daha sonra anlaşmazlıklar, yanlış düşünceler başlıyor. Üçüncü kişi müdahaleleri gerek evliliklere gerek ilişkilere giriyor. Biz burada insanlara ışık tutuyoruz. Nasıl davranmaları gerektiğini, nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini söylüyoruz. Ama en çok mutlulukta da mutsuzlukta da, sevgide de kırgınlıkta da ikili ilişkilerle ilgili geliyorlar.
Astrolojiye ve fala inanmayan danışanlarınız oluyor mu?
Çok oluyor. Arkadaş aracılığıyla gelen, inanmadığını söyleyen birçok danışanım oldu. Çok fazla deneyimledim. Burada sadece kadınlar var gibi düşünülmesin. Erkekler, öğrenciler, evliler, iş insanları… Her kesimden insan geliyor.
BURADAN AĞLAYARAK ÇIKAN, KABUL ETMEYEN İNSANLAR OLUYOR
Türkiye’de falcılığa bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Tepkilerle karşılaşıyor musunuz?
Bu konu çok farklı. Herkes falı çok kınıyor. Ama o kınayanlar da bir şekilde geliyor. ‘Ben ne yapmalıyım?’ sorusuyla geliyorlar. Aşk için geliyorlar, kariyer için geliyorlar, evlilik için geliyorlar, iş insanı geliyor, anne geliyor, evliliğe adım atacak olan geliyor, kariyeriyle ilgili plan yapacak olan geliyor. Allah’tan başka kimse ne olacağını bilemez. Biz geleceği kesin olarak söylüyoruz demiyoruz. Biz sadece uyarılarda bulunuyoruz. Kimse sadece fala göre yolunu seçmesin yolunuza ışık olsun diye buradayız. Kabul etmeyenlere de saygı duyuyorum.
Kendi falınıza baktırır mısınız?
Evet, çok baktırıyorum. Genelde ebced hesaplaması yaptırıyorum. Bizim de sıkıntılarımız, tıkanıklıklarımız oluyor. Maalesef çevremizde iyi niyetli olmayan iş ortaklarımız olabiliyor. Bunlarla ilgili ara ara özel bakımlar yaptırıyorum.
Fal bakarken nasıl bir yol izliyorsunuz?
İlk etapta isim ve kişilik analizleriyle başlıyorum. Karşımdaki kişiye şu an güncel hayatında neler yaptığını, neden bana geldiğini, kaç kardeşi olduğu gibi bilgiler söylüyorum. Eğer enerjimiz uyuşmuyorsa, karşı taraf kapalıysa fal kısmına geçmiyorum. İki ayrı özel fal odam var. Biri fal bakımı için, biri kurşun dökümü için. Çünkü insanların en özeline giriyoruz. Gizlilik şart. Karşı tarafın da kendini rahat hissetmesi gerekiyor. Kurşun dökümü ise şu şekilde yapılıyor: İnsanların üzerinde negatif enerji oluyor. Nazar gerçektir. İnsan gözbebeğinden ışık akıtır. Nazar boncuğu, küpe, kolye takılıyor ama bazen bunlar kötü enerjiyi daha çok çekiyor. Anneannemden bana kalan özel tılsımlı bir yazım var. Onu suyun içerisine koyarak kurşunu baş, karın ve ayak olmak üzere döküyorum. Üzerinde geçmişten beri gelen negatif enerjilerin çözülmesi, gitmesi gerekenlerin gitmesi, yolun açılması için çalışıyoruz. Çakralardaki negatif enerjiyi tamamen boşaltıyoruz.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
İşimi seviyorum, danışanlarımı seviyorum. Geri kalan görüşler umurumda değil açıkçası. Şunu net söyleyebilirim; insanlara duymak istediklerini söylemiyorum. Gördüklerimi söylüyorum. ‘Dost acı söyler’ diye bir tabir vardır. Eğer gördüğüm şey kötüyse, onu da söylüyorum. Buradan ağlayarak çıkan, kabul etmeyen insanlar oluyor. Ama aylar sonra geri dönüp ‘Ben sana inanmadım ama dediklerin doğruymuş, yaşayacaksın demiştin ve yaşadım’ diyen, ‘yaşıyormuşum şimdi öğrendim’ diyen çok insan var.
|