FELAKETİN TANIKLARI KONUŞTU




Tarih: 5 Şubat 2026 Perşembe 12:26

RAZİYE ERDEN YILDIRIM

Mersin’de etkili olan sağanak yağışın sele dönüşmesiyle Mezitli’de dereler taştı, mahalleler sular altında kalmıştı. Felaketin tam ortasında kalan vatandaşlar, korku dolu anları gazetemize anlattı.

Mersin’de geçtiğimiz günlerde sabah saatlerinde başlayan sağanak yağış, derelerin taşmasına ve kent genelinde sele neden oldu. Valilik tarafından yapılan açıklamada, 51 ev ve işyeri ile 8 aracın su taşkınlarından etkilendiği, mahsur kalan 12 kişinin ise ekipler tarafından kurtarıldığı bildirildi.Mersin merkez ve ilçelerinde etkili olan sağanak yağış, gün boyu yaşamı olumsuz etkilerken Mezitli ilçesinde bulunan Mezitli Deresi ile Deniz Mahallesi’ndeki Tece Deresi’nin taşması sonucu çevrede ciddi su taşkınları meydana geldi. Bazı köprülerin zarar gördüğü bölgelerde, dere çevresinde bulunan çok sayıda ev ve işyerini su bastı. Gazemiz yazarı Raziye Erden Yıldırım sahaya inerek Mezitli’de taşan derenin son durumunu görüntüledi. Sel sularının büyük ölçüde çekildiği gözlemlenirken, dere kenarında bulunan Tarım Kredi Kooperatif Marketi’nin hâlâ çamur içinde olduğu kaydedildi. Köprüden geçen vatandaşların üzüntüyle izlediği selin ardından, bölgede yaşayanlar yaşananların nedenleri ve alınmayan önlemler konusunda birçok soruyla baş başa kaldı.

“CAMİNİN İÇİNDE YAKALANDIK”

Sele camide namaz kılarken yakalan Mehmet Kından, o günü şu sözlerle anlattı:

“Biz camideydik, sel baskınına caminin içinde yakalandık. Herkes bir anda ayağa kalktı. Cami kısa sürede suyla doldu, özellikle arka bahçesi tamamen battı. Burası aynı zamanda yolun devamı olan bir nokta ve dere yatağı yaklaşık 600 metre mesafede.Seli fark ettikten sonra içeride büyük bir panik oluştu. Sonra baktık camide öyle telaş edecek bir durum yok. Namaza devam ettik. İki rekât farzımızı kıldırdılar sonra ‘Gerisini evinizde kılın’ dediler. Buralar taşıyordu. Binaya bakıyorum, pazartesi günü hâlâ uğraşıyorlardı. Tarım Kredi Kooperatifi çamurla doldu. 30 sene önce de böyle olmuştu. O zaman derenin kenarlarında set de yoktu. Taşını ağaçları götürdü. Bu selde setler kurtardı. Rögar kapakları işe yaradı, suları çekti. Buranın altyapısı iyi. Tek sıkıntı, su borularının buradan geçiyor olması. Selle gelen çalı, çırpı, her neyse; ağaç, yaprak burayı tıkadı. Çözüm üretmek gerek. Sadece Allah’tan gelen deprem gibi büyük felaketlere karşı çaremiz yok.

“KIRSAL KESİM BOŞALIYOR, ŞEHİRLER BÜYÜYOR”

Mezitli’de yaşayan vatandaş Arif Esen ise, şunları aktardı:

“Sel felaketi sırasında evdeydim. Bizim çevremizde ağır atlatan kimse olmadı. Biz de geldik, baktık, inceledik; nerede ne var diye gözlem yaptık. Doğanın her türlü şartını düşünmek zorundayız. Yeryüzünde yaşayan insanlar olarak, şehirde yaşayan vatandaşlar ve yöneticiler de bunu düşünmek zorunda. Dağından şehrine kadar gerekli tedbirler alınmalı ve vatandaşın sağlıklı, huzurlu bir şekilde yaşaması sağlanmalı. Başka türlü bir yol yok. Bu işleri kısa vadeli ya da dar bir bakış açısıyla yapmak çok zor. Alınacak tedbirler bellidir. Kaç debili su geliyorsa, onun en az biriki katı genişliğinde altyapı yapılması gerekir. Estetik de önemlidir. Düz değil, biraz kavisli köprüler yapılsa, su akışı daha rahat sağlanır. Bu konularda uzmanlar bir araya gelmeli, şehircilik planı yapılmalı. Özellikle dere yataklarına ruhsat verilmemesi gerekir. Dere yatakları doldurulduğunda suyun akışı daralıyor, bu da çevreye zarar veriyor. Bunların olmaması gerekiyor. Bunlar zor şeyler değil; okuyarak, görerek, yaşayarak öğrenilen ve hayata geçirilebilecek şeyler. Hava şartlarına göre tedbirler alınmadığı sürece yaşanmaması mümkün değil. Her şey yaşanabilir ama önemli olan can kaybının olmaması ve maddi zararların önlenmesidir. O anda trafik akışının durması, insanların ulaşması gereken yerlere ulaşamaması, ambulansların, sağlık ekiplerinin erişememesi büyük sorunlar yaratıyor. Bunların olmaması için şehirciliğe önem vermek gerekiyor. Şehir planlaması daha geniş ve daha uzun vadeli düşünülmeli. Bugün nüfus 100 bin, 200 bin, 300 bin ise planlar 500 bin, 600 bin kişiye göre yapılmalı. Bu sadece tek bir kurumla olacak bir iş değil. Şehirde yaşayan insanlar ve kurumlarla birlikte yapılması gereken bir iştir. Şehir planlaması şart. Nüfus her geçen gün artıyor. Kırsal kesim boşalıyor, şehirler büyüyor. Eskiden 100-200 bin olan yerler bugün 3 milyona çıkmış durumda. Böyle bir nüfus artışında mutlaka tedbir alınmalı. Son 3-5 yılda deprem nedeniyle gelenler, farklı şehirlerden göç edenler, Suriye’den gelenler nüfusu artırdı. Doğum oranları düşse bile nüfus artıyor. Bu yüzden tedbirler şart. Bu tedbirler, uzman insanların bir araya gelip; sosyal yapıyı da gözeterek, sivil toplum örgütleriyle iş birliği içinde projeler geliştirerek alınmalı. Herkesin katkı sunabileceği bir anlayış olmalı.”


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA