RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Toroslar Belediyesi’nin Şubat Ayı Meclis toplantısında konuşan Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, kentsel dönüşümde her türlü sorumluluğu almaya hazır olduklarını söyledi. Yıldız, “Bu kentte yapılabilecek her şey konusunda belediye olarak ve bizzat belediye başkanı olarak yapılabilecek her işin altına imza atacağımızı bir daha beyan ediyorum.” dedi.
Toroslar Belediyesi’nin Şubat Ayı Meclis toplantısının ikinci birleşimi, Yunus Emre Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız başkanlığında gerçekleştirildi.Meclis toplantısında, 6 Şubat depreminin yıl dönümü dolayısıyla meclis üyeleri söz alarak yaşanan acıya ilişkin duygu ve düşüncelerini paylaştı; hayatını kaybeden vatandaşlar rahmetle anıldı, benzer felaketlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulunuldu.Toplantının devamında kentsel dönüşüm çalışmaları gündeme alınırken, ayrıca İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 30. ve 31. maddeleri kapsamında, Toroslar Kaymakamlığı Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı’nın görüşleri doğrultusunda belediye sınırları içerisindeki içkili yerlerin tespit edilmesine ilişkin hazırlanan ortak rapor mecliste görüşüldü.Gündem maddeleri, yapılan değerlendirmelerin ardından oy çokluğu ile kabul edildi.
Toroslar Belediyesi Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, meclis toplantısındaki konuşmasına 6 Şubat depremini anarak başladı. Yıldız, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün 6 Şubat 2026. Bundan tam 3 yıl önce ülkemizde hakikaten çok ciddi bir felaket yaşandı. On binlerce yurttaşımızın hayatına mal olan, binlerce, on binlerce evin ve iş yerinin yıkılmasına, 11 kentin neredeyse yok olmasına neden olan büyük depremin yıl dönümündeyiz. Ben her zaman söylüyorum; on binlerce insanımızın hayatına mal olan felaketin kendisi değil. Depremin kendisi değil. Depreme bizim hazırlıklı olmayışımız. Ya da geçenlerde Mersin’de yaşadığımız sel felaketinin sonuçlarından kaynaklı oluşan o afetten kaynaklı değil. Bizim o afetlere hazırlıklı olmayışımız ya da o afetlere aslında bir nevi çağrı yapmamız. 2 yılı hemen hemen doldurduk. 2 yıldan bu yana bu konularda hakikaten çok ciddi çalışmalar yapıyoruz.”
“YAŞANAN FELAKETLERDEN DERS ÇIKARTMALIYIZ”
Başkan Yıldız, kentin dönüşümü ve yapı güvenliği konusunda kararlı bir duruş sergilediklerini vurgulayarak, özellikle ruhsatsız, kayıt dışı ve mühendislik hizmeti almadan yapılan yapılaşmaya karşı tavizsiz bir politika izlediklerini ifade etti. Yıldız, şunları aktardı:
“Özellikle kentimizin dönüşmesi, yapıların dönüşmesi noktasında, kentimizde özellikle mimari ve mühendislik hizmeti almamış binalara ek binalar yapılması, kayıt dışı binalar yapılması noktasında çok ciddi özen gösteriyoruz ve bunların yapılmaması için de elimizden geleni yapıyoruz. Aslında kamuoyunda bazen bize ilişkin çok ciddi eleştiriler de olabiliyor. Çünkü burada bir süreç oluşturulmuş, bir alışkanlık oluşturulmuş.Biz bu alışkanlıkları yerle yeksan etmek istediğimiz için de ister istemez bazen eleştirilere maruz kalabiliyoruz. Ama biz belediye idaresi olarak fotoğrafın büyüğüne bakmak zorundayız. Geneli görmek zorundayız. Eğer bir belediye başkanı olarak sadece önümüzdeki seçimlere dönük işler, yatırımlar, davranışlar sergilersek işte ülkemiz maalesef bu tarz felaketlerle karşı karşıya geldiğinde binlerce on binlerce yurttaşımızın canına mal olabiliyor. Yaşanan felaket yine dediğim gibi binlerce on binlerce evin, iş yerinin, konutun, kentlerin yok olmasına sebebiyet verebiliyor. Dolayısıyla biz bu yaşanan felaketlerden ders çıkartmak durumundayız ve çıkarttığımız bu dersleri de günü birlik yaşamımızda ve idaremizde angaje edip orada uygulamak zorundayız. Yani bundan sonra bu ülkede yapılacak her bina konusunda mutlaka daha hassas davranmak zorundayız. Yönetmeliklere, yasalara daha fazla uymak zorundayız.Yapılagelen suiistimallere göz yummak, göz kırpmak, göz kapatmak, görmezden gelmek gibi bir alışkanlıktan biz zaten hiç sahip olmadık bu alışkanlığa. Bundan sonra da sahip olmayacağız. Bu kentte yaşanması muhtemel bütün olumsuzluklara ilişkin önceden tedbirler alacağız. Bunun siyaseten bir faturası olsa bile bunun bize karşı bir kısım eleştirilere sebebiyeti olsa bile bu kentin dönüştürülmesi noktasında elimizden geleni yapmaya çalışacağız.”
“KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ DESTEKLİYORUZ”
Başkan Abdurrahman Yıldız, kentsel dönüşüm sürecine ilişkin somut adımlar atılacağı mesajını verdi. İlçede mevcut yapı stokunun büyük bölümünün deprem riski taşıdığına dikkat çeken Yıldız, Toroslar’ın Ecemiş Fay Hattı üzerinde yer alması nedeniyle olası bir depreme karşı her an hazırlıklı olunması gerektiğini ifade ederek, şunları anlattı:
“Kentsel dönüşümü destekliyoruz. Kentimiz Ecemiş Fay Hattı üzerinde kurulu bir kent. Dolayısıyla depremle her an karşılaşabilecek bir kent. Yüzde 60 binamızın dönüştürülmesi noktasında belediye olarak elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bu kentte yapılabilecek her şey konusunda belediye olarak ve bizzat belediye başkanı olarak yapılabilecek her işte altına imza atacağımızı buradan bir kez daha beyan ediyorum. O kurula ilişkin de bir çalışma sanırım Mart'ta meclis arkadaşlarımız getirecekler. Bir heyet oluşturalım denmişti meclis üyelerimiz. Meclis üyelerimiz bu konuda bir çalışma yaparlarsa Mart meclisinde de biz bunu görüşürüz. Eğer bir meclis kararına bağlanması gerekiyorsa meclis kararına bağlarız.
AK PARTİ’DEN KARŞI GÖRÜŞ: HÂLİHAZIRDA AÇIK MEKÂNLAR VAR
AK Parti Meclis Üyesi Muhammet Emin Tunçaz, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 30. ve 31. maddeleri kapsamında, Toroslar Kaymakamlığı Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı’nın görüşleri doğrultusunda belediye sınırları içerisindeki içkili yerlerin tespit edilmesine ilişkin hazırlanan ortak rapor hakkında söz aldı. Tunçaz, özellikle Çamlıdere, Doruklu, Kaşlı, Dalakderesi, Kepirli ve Resul mahallelerini kapsayan bölgelerde, ilgili yerleşimlerin bilgisi ve görüşü alınmadan güzergâh belirlenmesine yönelik bir teklif getirildiğini ifade ederek, “Bu köylerimizin sınırları içerisinde yine kendilerinin haberi olmaksızın belediye olarak bir insiyatif kullanılmak üzere bir teklif getirildi. Netice itibariyle konu malum. İçkili yerlere ruhsat vermeye yönelik bir güzergâh belirleme çalışması. Ben bu meseleyi komisyonda görüşürken ilgili arkadaşlardan hâlihazırdaki buna ilişkin belirlenmiş güzergâhları rica ettim. Kendileri bana yazılı olarak sundular. Baktım gördüm ki Toroslar sınırları içerisinde yine bir kısmı bu köylerimize de yakın olmak kaydıyla 55 ayrı güzergâhta böyle mekânların açılmasına imkân sağlayan kararlar daha evvel belediyemizce alınmış.Yani bu mekânlarda vakit geçirmek isteyen vatandaşlarımız için 55 ayrı güzergâhta, 55 ayrı caddede, yolda veya beldede bu mekânların açılması mümkün. Hâlihazırda da zaten açık mekânlar var. Bu kadar mekânın olduğu bir Toroslar ilçesinde yine dört ayrı güzergâhın belirlenmesine ilişkin kanaatimizce bir ihtiyaç yok. Ve daha önemlisi bu biraz önce saydığımız köylerimizdeki vatandaşlarımızın da birkaç kişiyle görüşme yaptım. Bu çalışmadan haberleri yok. Aslında yerel yönetimin mümeyyiz vasfı budur Sayın Başkan. Yerlere yakın olmak itibariyle, yerinden yönetim idaresi olmak itibariyle böyle kendilerini ilgilendiren konularda ilgili beldeleri, ilgili köyleri bilgilendirmemiz görüşlerini almamız gerekir. Biz bu çalışmayı da yapmaksızın burada el kaldırmak suretiyle bir karar alacağız. Biz bunu doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyoruz. Mevcut mekânlara imkân tanıyan güzergâhların da bu ilçemize yeterli olduğunu düşünüyoruz.
Bir başka bakış açısıyla pazartesi günkü oturumumuzda siz belediyemiz adına güzel bir müjde verdiniz. O müjde ve de bağımlılıkla mücadeleye ilişkin bir çalışma yapılacağı, bir faaliyet geliştirileceği müjdesi idi. Şimdi bizler toplumumuzda bunun bir yara olduğunu da ifade ederek bu müjdeyi vermiştiniz. Bizler de katılıyoruz. Hakikaten bağımlılık gençlerimizi pençesine almış çok önemli bir sorunumuz.Bizim ilçemiz itibariyle de önemli sorunları yaşadığı siz ifade ettiniz. Şimdi bu tür aldığınız kararların bu tür bağımlılıklara meydan verecek bir takım ön açıcı çalışmalar olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bir yandan bağımlılıkla mücadele gayreti içerisinde olurken gençlerimize, sağlığımıza, toplumumuza böylesi zararı hepimiz tarafından içenler tarafından da alkol alan tarafında da takdir edilen, kabul edilen bir hususta yol açan bir kamu kurumu durumuna düşmememiz gerektiği kanaatini taşıyorum. Bunu tercih edenler için ilçemizde yeterli mekân var, yeterli güzergâh var. Dolayısıyla müjdesini verdiğiniz çalışmayla da bir çelişkiye düşmemek açısından bu konuyu yeniden değerlendirmemiz dairenin idarenin bu meseleyi geri çekmesi şekliyle bir çözüm üretmemiz gerektiğini düşünüyor.”
“ORMAN ALANI MEYHANEYE DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA”
AK Parti Meclis Üyesi Muhammet Emin Tunçaz’ın eleştirilerine cevap veren Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, içkili yerlerin tespitine ilişkin sürecin belediye tarafından keyfi şekilde belirlenmediğini kaydederek, uygulamanın tamamen başvurular, yasal mevzuat ve ilgili güvenlik kurumlarının görüşleri doğrultusunda yürütüldüğünü söyledi.Başkan Yıldız, belediye meclisinin işletme sayısını sınırlama ya da rekabeti engelleme yetkisinin bulunmadığını belirterek, “Bizim burada belirlediğimiz bir şey yok. Onların taleplerinden dolayı bu güzergâhlar belirleniyor. Yeterli mi, yetersiz mi bilemeyiz. Sonuçta rekabet kendi arasında olur. 10 tane de iş yeri olabilir, 100 tane de iş yeri olabilir. Sonuç itibariyle biz bir kısıtlılık getirmek getiremeyiz belediye meclisi olarak. Rekabet önüne geçemeyiz. Sonuçta 10 tane mekân vardır. 10 tane daha açmak isteyen vardır. Kanuni duruma, yönetmeliklere uygundur. Bir mekân daha açar. Para kazanamaz, kapatır, kapatmaz.Bizim inşaat ruhsatı olmayan dolayısıyla imar planı olmayan yerlerdeki iş yerlerine ruhsat verme şansımız yok. Mesela yol boyunda bizim 8-10 tane düğün salonumuz var. Bunların tamamı ruhsatsız çalışıyor. Onların yanında küçük kafeler var. Kafelere ruhsat verilmiş daha öncelerden.Şimdi bu kafeler düğün ruhsatıyla orada her gün düğünler yapılıyor. Bir rahatsızlıktan bahsedeceksek mesela Toroslar'da yaşayan insanları en çok rahatsız eden şey bu. Açık düğün salonları. Defalarca dile getirdim buradan. Orman Bakanlığı'ndan seslendim. Orman Bölge Müdürlüğüne de seslendim. Şimdi bir kez daha sesleniyorum. Ve bunların tamamı Orman Bölge Müdürlüğü'nün arazisi üzerinde kurulmuş olan yapılar. Orman Bölge Müdürlüğü buraya belli bir kriter getirip ruhsatlandırsın. Çünkü bizim ruhsat yönetmeliğimiz gereği Toroslarınkinden bahsetmiyorum.Genel ruhsat yönetmeliği gereği Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde açık düğün salonu diye bir şey kurmak mümkün değil. Böyle bir tarif yok. Ruhsatta böyle bir yer yok. Dolayısıyla bu açık düğün salonlarının hepsi ruhsatsız işlerine devam ediyor. Biz tabii defalarca Büyükşehir Belediyemize de söyledik. Ses örneklerini aldılar oradan. Cezalar da kesildi. Orman Bölge Müdürlüğünde yazdık bunu. Buraları kapatın diye, bunlara bir tedbir alın diye. Çünkü işletmeler onun içerisinde kurulu.Aynı zamanda mesela yine Orman Bölge Müdürlüğünün yetki alanı içerisindeki işletmeler var orada. Oralarda da fiilen lokantalar vesaire kurulmuş durumda. Şimdi zabıtalarımız gidip denetim yapıyorlar tabii orada ama orada da bazen içkili işler ruhsatsızlığa rağmen devam ediyor. Dolayısıyla bu bir vaka. Kimsenin biz neyi içip neyi içmeyeceğine karışmak gibi derdimiz olamaz. Biz bizim kendim için söylüyorum Muhammet Bey öyle bir derdimiz olamaz. Bizim bize başvurulan yerler noktasında eğer kanun müsaade ediyorsa yönetmelik müsaade ediyorsa ve Emniyet Müdürlüğünden ve İl Jandarma Komutanlığı'ndan gerekli izin belgeleri alınmışsa yapılabilecek bir şey yok. Zaten bu yerlere ilişkin biz jandarma İlçe Müdürlüğüne, Jandarma İl Komutanlığına yazı yazıyoruz. Oradan gelen izinden sonra sizin huzurunuza getiriyoruz bu izinleri. Mesela bizim şehir içinde de böyle başvurumuz var. Yeri gelmişken hemen söyleyeyim. Sayın İlçe Emniyet Müdürlüğümüze de buradan sesleniyorum. Tam 11 ay oldu.Biz İlçe Emniyet Müdürlüğü’müze bir yazı yazdık. Şehir içindeki içkili yerlere ilişkin durum tespitin yapılmasına dair bir yazı gönderdik kendisine. Evet ya da hayır diyecekse desin. Ama bize bir cevap versin. 11 aydır bekliyor yazımız. Biz de vatandaşa diyeceğiz ki; Emniyet Müdürlüğü çeşitli gerekçelerle şehir içerisinde içkili yer açılmasına müsaade etmiyor deyip geri göndereceğiz.
Toroslar'da 350 bin insan yaşıyor. Yoğun miktarda içkili ilçeleri biliyorum. Nedeni nasıl açıklayacağım. Nereden kriter ne diye onu söyleyeceğim size. Bir tane içkili iş yeri yok. Emniyet Müdürlüğünden bu yazı gelmediği için bugüne kadar bize merkezde yani 20 bin insanın yaşadığı bölgede bir dolu içkili mekân var. Zaten bu kadar yüklenmenin sebebi de o. Çünkü oralarda izin verilebiliyor. Ama şehir içinde bir tane mekân yok.Ruhsat alınmıyor. Niye? Emniyet Müdürlüğü bize yazıyı göndermemiş. Ama şunu biliyorum ki fiilen neredeyse her büfenin arkası, her belediye parkı, ağaçlık alan, orman alanı meyhaneye dönüşmüş durumda. Bu aslında bir kriminal mesele ile de gündeme getiriyor. Biz de diyoruz ki kardeşim, içki içmek istemek, içki içmek bu ülkede yasak bir şey değil. Bu ülkenin kanunları içki içmeye bir engel koymamış. İçiliyorsa fiilen durum da var.Toroslar'da böyle bir fiili durum var. Biz artık boş parsellerden, ormanlık alanlardan ya da koruluk alanlardan, kendi koruluklarımızdan, parklarımızdan, boş işe toplamaktan da yıldık. İnsanlar buralarda içmesinler. Çünkü herkese anladığım kadarıyla o şehir dışındaki mekânlara gitme imkânına sahip değil. Şehir içinde bu tarz mekânlar olsun. Vatandaş içmek istiyorsa yasal bir şekilde içsin. Orada çıkacak bütün kriminal, tantana, taşkala oranın sorumluluğunda ve emniyetin denetim altında. Dolayısıyla bunları yasal duruma kavuşturmak lazım yani bu işleri böyle sokaktan alıp belli mekânlara sokmak lazım. Bizim derdimiz aslında biraz bu. Çünkü biz istesek de istemesek de kabul etsek de etmesek de biz içsek de içmesek de Toroslar'ın her bir köşesinde maalesef içki içiliyor ve bu ciddi problemlere sebebiyet veriyor. Bunların bir an önce denetim altına alınması gerekir. Emniyetin de işini kolaylaştırır. Çünkü emniyet Sürekli vatandaş arıyor.Bizim parkta içki içiyorlar, bizim korulukta içki içiyorlar, bizim evin önünde içki içiyorlar, bilmem ne ağacının altında içki içiyorlar diye sürekli emniyete ihbar gittiğini biliyorum ben. Akşama kadar bunun peşinde koşuyor, sabaha kadar bunun peşinde koşuyor. Olmasın gelsin mekânda kontrol altında içsin de en azından bu kriminal mevzular olmasın diye bizim derdimiz biraz bu.”
|