Ekonomist Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, MTSO haftalık raporunda 100 milyar TL’lik yeni kredi paketini değerlendirdi. Kredi kartı borçlarındaki tehlikeli artışa dikkat çeken Uzunoğlu, Mersin’in ihracatta Türkiye genelinde 7. sıraya yerleştiğini müjdeledi.
NECDET TAŞ
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın (MTSO) Haftalık Rapor köşesinde Ekonomist Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu 2-8 Şubat haftasını değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 milyar TL'lik bir kredi müjdesini değerlendiren Prof. Dr. Uzunoğlu, “En azından bir nefes olsun diye, tabii biraz nefes kredilerinden farklı. 100 milyar TL'lik bir kredi, 6 ay ödemesiz, aynı nefes kredisinde olduğu gibi 36 ay taksitle ödenecek, geri ödenecek bir kredi bu. Tabii yeterli mi? Güzel bu haber ama yeterli mi? Tabii ki şöyle 50 milyon TL'ye kadar biliyorsunuz bir kullandırım hakkı var. Eğer büyük firmalar gelip veyahut da orta ölçekli firmalar gelip 50 milyon TL artık yani çok büyük rakam da değil, özellikle maliyetlerin ve ciroların ulaştığı düzey açısından bakıldığında 2 bin firma eğer 50 milyonu tek tek yani herkes limitini kullanırsa 2 bin firma yani işte 25 olursa 4 bin firma kullanacak. Bu da tabii ki çok yeterli bir durum değil. Ama yine de bir başlangıç olarak bunu kabul etmek lazım. Güzel bir haber” dedi.
“BATIK KREDİLERDE KREDİ KARTINDA CİDDİ BİR ARTIŞ BİR HIZLANMA VAR”
Bir diğer gelişmenin kredi kartlarıyla ilgili tartışma olduğunu kaydeden Prof. Dr. Uzunoğlu, “Kredi kartlarında yaklaşık 40.7 milyon TL. 40 milyon insanın yani 41 milyon diyelim 41 milyon insanın kredi kartı var. Ve bu kredi kartlarının yüzde 90'ının zaten limiti 750 bin TL'nin altında, yüzde 75'inin de limiti 400 bin TL'nin altında. Dolayısıyla yüzde 75 zaten bundan etkilenmeyecek. Hatta yüzde 90 etkilenmeyecek. Kredi kartlarındaki limit kullanımı 13 trilyon 13.3 trilyon TL'lik bir limit var. Bu limitin yüzde 21'i zaten kullanılıyor. Ve hani o yüzde 10'luk kesim var ya o 40 milyon kişinin yüzde 10'luk kesimi aslında o kredi harcama kredi kartı harcamalarının yüzde 50'sini yaklaşık yarısını gerçekleştiriyor. Peki BDDK niye bu tür bir baskı kredi limit baskısı getirdi? Çünkü. Çünkü özellikle batık kredilerde kredi kartında ciddi bir artış bir hızlanma var. Yıllık bakıldığında bu kredi kartlarındaki batıklık oranlarına yüzde 120'ler seviyesine kadar geliyor. Büyümesi yani batık kredi büyümesidir bu rakam. Yoksa bankacılık sektöründe genel batıklık oranı yüzde 2.6'dır. Yani tahsili gecikmez. Alacakların toplam krediler içindeki payı yüzde 2.6 civarında. Dolayısıyla çok da yüksek görünmüyor ama özellikle bireysel bölümde bu yükseldiği için bu oranlar doğal olarak BDDK'da bir önlem almaya çalışıyor. Ama kredi kartlarının bu şekilde baskılanmasının genel talep üzerinde de etkisinin olumsuz yönde olacağı konusunda piyasada bir beklenti var” ifadelerini kullandı.
MERSİN İHRACATTA 7. SIRADA
“Kredili mevduat hesaplarında da biliyorsunuz. Bu tür sınırlamalar getirildi ve bu sınırlamalarda sadece eğitim harcamaları muaf tutuldu. Eğitim harcamalarını kredili mevduat hesabı kullanarak yapanlar yine yararlanmaya devam edecek bu işten. Dolayısıyla onlar açısından büyük bir problem yok. Üçüncü bir gelişme olarak da hemen şunu söyleyelim. İhracat ithalat rakamları açıklandı 2025 için. 2025'de 200, 173.3 milyar dolarlık bir ihracat, 365 milyar dolarlık da bir ithalat söz konusu oldu” şeklinde konuşan Prof. Dr. Uzunoğlu, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Bir yıl öncesine kıyasla konuşursak 2024'den 2025'e ihracat yüzde 4.4 artarken ithalat yüzde 6.2 artış gösterdi. Bu da tabii çok olumlu bir tablo değil çünkü ithalatın ihracattan daha fazla artması, iş ticaret açığını ne yapıyor? Artırıyor. Peki bu ihracatta en önemli ihracatçı sektör nedir dersek? Toplam ihracatın yüzde 93.2'sini imalat sanayi gerçekleştiriyor. Dolayısıyla real kesime verilecek destekler son ihracat açısından son derece önemli. Eğer imalat sanayini ikinci plana alıp veyahut da imalat sanayide işte, idare etsin, yurt dışına gitsin, orada yatırım yapsın, maliyetlerini bu şekilde kontrol etsin gibi bir yaklaşım içine girersek, Türkiye'nin ihracatı bu açıdan çok da olumlu etkilenmeyecek. Dolayısıyla yüzde 93'ünü ihraç eden bir sektörü çok ciddi anlamda desteklememiz gerekiyor. Bu önemli bizim için. Peki hangi iller ihracattır? İhracatta ve ithalatta birinci sırada yer almış. Birinci sırada İstanbul var. İthalatın yüzde 56.48'ini İstanbul gerçekleştirmiş. İhracatında yüzde 48'ini yine İstanbul gerçekleştirmiş. Peki Mersin bunun neresinde? Mersin yedinci sırada yer alıyor. Mersin'in ithalatıyla ihracatı aşağı yukarı dengeli. Sekiz buçuk milyar dolar civarında. Ama ithalatın yüzde 2.34'ü Mersin tarafından gerçekleştirilirken, ihracatın yüzde 3.08'i Mersin tarafından gerçekleştiriliyor. En azından toplam ihracat içindeki payımızın da yüzde 3.08 olduğunun altını çizmiş olalım.”
|