MERVE KANKAN
Saadet Partisi Mersin İl Başkanlığı, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde Kuruçeşme Meydanı’nda
Saadet Partisi Mersin İl Başkanlığı, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Kuruçeşme Meydanında düzenlediği basın açıklamasıyla deprem gerçeğine dikkat çekti. İl Başkanı Bilal Oğuz’un yaptığı açıklamada, depremlerin kader değil ihmal sonucu felakete dönüştüğü vurgulanırken, “Deprem gerçek, yıkılan şehirler tercihtir” ifadeleri öne çıktı. Açıklama sırasında deprem düdükleri çalınarak yetkililere uyarı yapıldı; rant odaklı şehirleşme anlayışı eleştirildi, denetim ve hazırlık eksikliklerine dikkat çekildi. Mersin özelinde deprem risk planları, halkın bilinç düzeyi ve acil toplanma alanlarıyla ilgili sorular yöneltilirken, “Deprem değil, ihmal öldürür” çağrısıyla yetkililer acilen harekete geçmeye davet edildi.
“DEPREM GERÇEK, YIKILAN ŞEHİRLER TERCİHTİR”
Kuruçeşme önünde yapılan açıklamada konuşan Bilal Oğuz, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden yurttaşları anmak ve deprem gerçeğine dikkat çekmek amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti. Oğuz, “Biliyoruz ki deprem ülkemizin bir gerçeğidir. Deprem gerçektir ancak yıkılan şehirler tercihtir. Depremlerin afete dönüşmemesi için gerekli tedbirleri hayata geçirmek zorundayız. Her depremden sonra ‘bu son olacak’ denildi. ‘Ders çıkaracağız’ denildi. 18 binden fazla canımızı kaybettiğimiz Büyük Marmara Depremi’nden sonra da aynı sözler sarf edildi. Ama olmadı. Şehirlerimiz ranta, insanımız ihmale kurban edildi. İşte bugün bu meydandan bir kez daha haykırıyoruz: ‘Sesimizi duyan var mı?’ 6 Şubat depremlerinde duyduğumuz ve hepimizin vicdanını kanatan o acı soruyu bir kez daha soruyoruz: ‘Sesimizi duyan var mı?’” Basın açıklamasında katılımcıların ellerinde deprem düdükleri olduğu görüldü. Bilal Oğuz, bunun sembolik bir uyarı olduğunu belirtti: “Elimizde bir düdük görüyorsunuz. Bunun adı deprem düdüğü. Deprem çantasının olmazsa olmazlarından biri. Biz bugün henüz enkaz altında değilken, deprem çantasını aramak zorunda kalmadan düdük çalıyoruz. Bugün çaldığımız bu düdük bir uyarıdır, bir ikazdır. Çünkü biliyoruz ki bugün bu düdük duyulmazsa, ülkemizi bekleyen büyük deprem yaşandığında Allah korusun İsrafil’in suru duyulacaktır.”
“İNŞAAT DEĞİL, İNSAN YAŞASIN İSTİYORUZ”
Basın açıklamasında sık sık “düdük çalıyoruz” vurgusu yapan Oğuz, gerekçelerini şöyle sıraladı: “Düdük çalıyoruz çünkü enkaz altında kalmak istemiyoruz, Düdük çalıyoruz çünkü sesimiz bugün duyulsun istiyoruz, Düdük çalıyoruz çünkü inşaat değil, insan yaşasın istiyoruz, Düdük çalıyoruz çünkü bugün adalet enkaz altında, Düdük çalıyoruz çünkü liyakat, planlama, denetim, tedbir ve vicdan enkaz altında. Bizler seslerini duyuramayan 86 milyon insanımız adına düdük çalıyoruz. Rantın ve betonun egemen olduğu anlayış yerine yaşanabilir şehirler talep ediyoruz. Milletimizin ne depreme ne yangınlara ne de sellere verecek canı kalmamıştır. Her şey için çok geç olmadan sesimizi duyun, tedbirleri alın. Denetimleri eksiksiz yerine getirin, rantı değil, insanı önceleyin!” Açıklamanın devamında Mersin özelinde önemli sorular yönelten Oğuz, kentin deprem riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı: “Maraş Depremi bize sadece riskli illerin değil, çevre illerin de büyük felaketlerden etkilendiğini gösterdi. Deprem değil, ihmal öldürür.” Dedi. 12 Eylül 2024’te Mersin’de yapılan deprem tatbikatını hatırlatan Oğuz, asıl sorunun hazırlık olduğunu söyledi ve şu soruları sıraladı: Mersin halkı bilinçli mi, önlemler yeterli mi, güncellenmiş, bilimsel bir deprem risk analiz planı var mı, bu plan kimlerle paylaşıldı, deprem anında ulaşım, sağlık, elektrik ve su altyapısı ne durumda olacak, acil toplanma alanları yeterli mi? saadet partisi mersin il başkanlığı olarak bu konunun takipçisi olacağız. Mersin’in geleceğini suni gündemlerle çürütmeyiz. Deprem gerçeğini unutturmayız. Yetkilileri acilen harekete geçmeye çağırıyoruz.”
|