RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde selin sebep olduğu hasarlar ve D-400’de yaşanan ölümlü trafik kazası gündem oldu. Muhalefet Büyükşehir Belediyesi’ni yeterince önlem almamakla suçladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, eleştirilere sert sözlerle yanıt verdi: “Acıyı, afeti siyasi polemik meselesi yapanı kaale almam.”
Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 Yılı Şubat Ayı Olağan Toplantısı’nın 1. Birleşimi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı, Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salon’da yapıldı. Meclis gündeminde, Mersin’de yaşanan sel felaketi sonrası hasar gören alanlar ile Akdeniz ilçesine bağlı Bekirde Mahallesi’nde D-400 Karayolu üzerinde meydana gelen trafik kazası ele alındı.
“DEPREM SÜRECİNDE MERSİN ÖN SAFLARDA YER ALDI”
Açış konuşmasına 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları anarak başlayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, deprem sürecinde Mersin’in sadece coğrafi yakınlığıyla değil, insani sorumluluğuyla da ön saflarda yer aldığını vurguladı. Arama-kurtarma ekiplerinin hızla bölgeye ulaştığını, insani yardımların kesintisiz şekilde sağlandığını hatırlatan Seçer, yaklaşık 400 binden fazla depremzedenin Mersin’de misafir edildiğini söyledi ve bunun bir övünç meselesi değil, vicdani bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Başkan Seçer, Mersin halkının gösterdiği dayanışma, hassasiyet ve kardeşlik duygusunun kendisini gururlandırdığını da sözlerine ekledi.
KAN PORTAKAL TANITILACAK
Konuşmasının devamında Büyükşehir Belediyesi tarafından 4’üncüsü düzenlenen Nergis Şenliği’ne katılımın oldukça yoğun olduğunu ve başka illerden de ilgi olduğunu söyledi. Seçer, Mersinlileri çarşamba günü Toroslar İlçesi Hamzabeyli Köy’ünde yapılacak olan kan portakalının tanıtımına davet etti. Seçer, “Hamzabeyli köyünün coğrafi işaretli kan portakalının tanıtılması, nar ekşisi gibi ürünlerin katma değerli hale getirilmesi, gıda kodeksine uygun üretimin yapılmasının sağlanması amaçlanan bir proje. Orada eski okulu Milli Eğitim'den sanıyorum oranın tahsisini almıştık. Çok güzel restore edildi. Hep beraber oranın açılışında olmanızı arzu ederiz.” dedi.
DANIŞ: ÖLÜMCÜL KAZALAR OLUYOR
Gündem dışı konuşmalarda söz alan DEM Parti Meclis Üyesi Yakup Danış,Akdeniz ilçesine bağlı Bekirde Mahallesi’nde D-400 Karayolu üzerinde meydana gelen trafik kazasını hatırlattı ve şunları söyledi:
“2 Şubat Pazartesi günü saat 20.40 civarında D-400 Karayolu'nda 3 genç fidanımız feci bir kaza sonucunda hayatını kaybetti. Necla Öztürk, Zehra Serdil Atak, Kübra Güney yavrularımıza Allah'tan rahmet, annelerine ve babalarına diliyoruz. Hala hastanede yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Büşra Güney için de Allah'tan acil şifalar diliyoruz. Fakat bu acı ilk değildi ve mevcut durumda önlemler alınmazsa belki de son olmayacak. Yıllardır Akdeniz'in neredeyse kaderi haline gelmiş bir durum bu. Yıllardır o yolda belki de yüzlerce insan yaşamını kaybetti. Biz buradan tüm kurum ve kuruluşlara ilgili mezralara, karayollarına, Ulaştırma Bakanlığı'na buradan tek bir sesle sesleniyoruz. D-400 karayolunda şu an acil gerekli önlemler şunlardır; Özgürlük Mahallesi Keresteciler Sitesi'nin hemen orada bir üst geçit, tekrar kazanın meydana geldiği yerde Çilek Mahallesi kavşağında özellikle bu kavşak çok yoğun kullanılıyor ve çok acil bir şekilde planlama yapılmalı, aynı yol üzerinde D-400 karayolu üzerinde Çay Mahallesi 2. Durak geçen ve ışıkların orada tekrar bir üst geçit, D- 400 karayolu üzerinde Karaca İlyas Mahallesi'nde bir üst geçidin acil yapılması gerekiyor. Çünkü yıllardır buralarda ölümcül kazalar oluyor.”
GENÇ: ÜST GEÇİT YAPILMALI
CHP Meclis Üyesi Gülşah Yıldırım Genç ise Bekirde Mahallesi’nde D-400 Karayolu üzerinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybedenlerin ailesi ile görüştüğünü ve bu sorunun çözülmesini talep ettiklerini aktardı. Genç, şunları anlattı:
“Geçtiğimiz günlerde Gazimustafa Kemal Bulvarı, Bekirde kavşağında maalesef ikisi çocuk üç vatandaşımızı kaybetttik. Çilek Mahallesi'ndeki halkın ve acılı ailenin de bizlerden talebi şu oldu; ‘Bunu her mecrada dile getirin. Bir an önce buranın sorunu çözülsün’ dediler. O kavşakta ve yolda ciddi anlamda ışıklandırmayla ilgili ciddi bir problemin olduğu ve tabii ki üst geçit çalışmasının yapılmasını dilediler. Karayollarına ait olan bu bölgelerinde yaşanan bu acıların da son bulması için tüm kurumların elinden geleni yapmasını ve oradaki sorunun bir an önce çözülmesini diliyorum. Vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, acılı ailelere baş sağlığı diliyorum.”
ÇOBAN: BAHÇE YOLLARI KULLANILAMAZ HALE GELDİ
Gündemin dikkat çeken bir diğer konusu ise, Mersin’de yaşanan sel felaketi sonrası oluşan zararları meclis gündemine taşıyan CHP Meclis Üyesi Mümün Çoban oldu. Çoban, şunları söyledi:
“Allah'ın izniyle, oluşan zararların hepsini yapacağız. Fakat aciliyet verme imkânımızvar ise Üzümlü Deresi'nden yıkılan bir köprü, Mersin oto yolunun direkt bağlantı yolu olduğu için ve mahallemizdeki vatandaşlarımızın şu anda depolarında portakal ve birçok ürünlerinin bulunmaktadır. Tüccarlar genel olarak ilimize yakın ulaşım bu yol olduğu için kullandıkları yol budur. Çiftçilerimizin ürünlerinin tüccarla buluşması için bu köprü aciliyet arz etmektedir. Anayollar hariç vatandaşlarımızın bahçelerine giden bahçe yollarında kullanılamaz hale gelmiştir. Vatandaşlarımızın bahçeye ulaşım yollarının desteği konusunda da destek istiyoruz. Genel olarak tarımsal sulamalarımızı yaptığımız dere kenarlarındaki motor ve kablo trafolarının hepsini sel almıştır. Bu motorlar ve ekipmanların temini konusunda her iki belediyemizden de vatandaşlarımızın adına destek istiyoruz.”
SOLAK: YETKİNİZDEKİ İŞLERİ KİM YAPACAK?
AK Parti Meclis Üyesi Soner Solak, Mersin’de yaşanan sel felaketine ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Solak, şunlar kaydetti:
“Geçen hafta Mersin'imizde meydana gelen selden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. 5216 sayılı Büyükşehir Yasası'na göre su ve kanalizasyon hizmetini yürütmek, bunun için gerekli baraj, tesis kurmak, kurdurmak, işletmek, derelerin ıslahını yapmak, kaynak suyu veya arıtma sonunda bu suyu pazarlamak belediyenin asli görevidir. Kaldı ki Türkiye'de belediye sorumluluk sahasındaki derelerin ıslahını yağmur suyu altyapıları ile beraber yapılmaktadır. Kuraklıkla boğuşurken başımıza rahmet yağsa da bu çarpık altyapıdan dolayı ondan da istifade edemiyoruz. Yani başkan bey, sel afetinden vatandaşların evini, şehrimizin sokaklarının caddeleri su basmasını DSİ'ye bağladınız. Başkan beyin hiçbir suçu yok. Şehirde ne sorun varsa zaten muhatapları belli. Mesela şehirde çok ciddi trafik problemleri var. Vatandaş evine ulaşmaya çalışırken trafikte perişan oluyor. Ama bunun sebebi şehrin trafiğinin sorumlusu başkan bey değil, Ulaştırma Bakanlığı. Sinek, çöp, çamur, sebebi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Daha nice problemler var şehrimizde. Ama anladık ki şehrinden sorumlu değil. Kimse başkan beye, ‘sen neden bunu yapmadın’ diyemez. Çünkü ‘memnuniyetle’ der geçer. Sayın Havva Sibel Söylemez vekilimiz, Büyükşehir Belediyesi'nin eksikliğinden kaynaklı sel felaketini dile getirince, koro halinde bağırmaya başlanıldı. Buradan Mersin'in sesi olan, şehrimizi sahipsiz bırakmayan vekilimize de teşekkür ediyorum. Sahi sel felaketinde sadece bu bağıranlar neredeydi? Cumhur İttifakı olarak milletle bağlı olmayanların şehrimizde algı siyasetine geçit vermeyeceğiz. Şehrin her sorununu bakanlıklara havale edecekseniz yetkinizdeki işleri kim yapacak?”
SEÇER: ACIYI, SİYASİ POLEMİK MESELESİ YAPMAK İSTEMİYORUM
Eleştirilere cevap veren Başkan Seçer, şu açıklamaları yaptı:
“D-400 karayoluyla ilgili söyleyeceğim. Tabii ki elim bir durum, elim bir olay. Evlatlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Dün de aileleri ziyaret ettim. Şehir dışında olmam nedeniyle cenazelerine katılamamıştım. Dün gidip taziyede bulunmak nasip oldu. Buradan aslında Sayın Solak’ın ezber eleştirilerine de bir yanıt olmuş olur. Bir yerde siyasetin mutlaka bir algı yönetimi olduğunu, ama diğer taraftan da gerçek real siyasetin de toplumu doğru yönlendirmenin de değerini anlaması açısından önemli. D-400 karayolu, büyükşehir sınırları içerisinde değil. Ama ben hiçbir zaman o tarlaya dönen, köy yolu bile demiyorum, tarlaya dönen yol için böyle çok aşırı bir eleştiri de bulunmadım. Ama her zaman tavsiyelerde bulundum. ‘Lütfen Karayolları Genel Müdürlüğü buraya bir an önce el atmalı. Mersin için çok uygun bir yol değil artık. Görüntüsü itibariyle, güvenliği itibariyle’ diye. Şimdi mesele o değil. Mesele üç tane evladımız orada canını yitirdi. Bir çocuğumuz şu anda komada. Bunlar 15, 16, 17 yaşında istikbal vaat eden çocuklarımız. Bu bir duygu sömürüsü yapma adına değil. Çok dramatik bir durum. Bunu da söylemek lazım. Hepimiz aile sahibiyiz. Hepimizin evladı var. Ateş düştüğü yeri yakar. Çok üzüntü verici bir tablo. Bir an önce oranın yapılması gerektiği mutlaka yetkililer tarafından da anlaşıldı.
Özellikle Sayın Toros'un göreve geldiği günden itibaren çünkü toplantılarda bu konular bana sorulduğunda Büyükşehir Belediyesi, Karayolları, Ulaştırma Bakanlığı, Tarım Bakanlığı kentin hangi sorunları olursa olsun kendi bakış açımda gerçekçi bir yaklaşımla olması gereken işlerin öncelik sıralamasını yaptığımda ilk sıralara bunu koyuyordum. Çeşmeli Taşıcı Otoyolu'nu koyuyordum ve otoyolun tamiratını ya da revizyonunu koyuyordum ki yapılıyor.
Burayla ilgili acele kamulaştırma kararı, Cumhurbaşkanlığı kararı Resmi Gazetede geçtiğimiz haftalarda yayınlandı. Proje ihalesine çıkıldığı bilgisini Sayın Vali Beyden aldım. Demek ki ben de görev alanım olmamasına rağmen, kentime olumsuz etki yaratmasına rağmen bunu bir siyasi bir malzeme aracı olarak değil hakikaten bir sonuç alınır diye takip ediyorum.
Buraya kadar tamam mı? Zaten bu proje gerçekleşti mi? Oradaki endişeleri giderecek bütün imalatlar yapılacak, geçitler, alt geçitler. Bu iş buraya kadar. Burada bir acıyı, siyasi polemik meselesi yapmak istemiyorum. Ama en sonunda söyleyeceğim. Bir afeti de, siyasi polemik meselesi yapan milletvekilinin de, meclis üyesinin de siyasetini kabul etmem, kaale bile almam, değerli de görmem. Ya ortada bir doğa olayı var. Bunun afete dönüşmemesi için el birliğiyle kim ne yapmış? Bürokrasi, belediye başkanı, bu konularda çıkıp bir şey demiyor, yapıcı konular konuşuyor. Ama siyaset ne hikmetse öne çıkma, böyle bir an önce öne çıkma ve bilgisi de yok. Doğal olarak bilgisi olmayan adamın bir konuda fikri olur mu, size soruyorum. Fikri olmayan adamın zikri olursa böyle olur işte, yanlış olur. Yani böyle olur.
YAĞMUR SUYU SİSTEMLERİ YAPILDI
Mümin Bey, sel hasarı olan yerlerde arkadaşlarımız çalışma yapıyor. Siz de meclis üyemiz olarak biliyorsunuz ki Mersin Büyükşehir Belediyesi, başta sizin seçim bölgeniz olan Erdemli'de kendisine ait olmayan orman yolundan İlçe Belediyesi yoluna kadar arazi yolları bize ait değil. Ona rağmen yapalım dediği yollarda biz çalışmalar yapıyoruz. Selden zarar gören köprüler olabilir. Arkadaşlar, bana geniş bir not göndermiş. Bu konuda proje çalışmalarını devam ettiriyorlar. Bir sorun yok, yapılıyor.Mersin'i sel götürdü. Mersin çamur, çöp bilmem ne. Ya bunlar yakışık almıyor ki. Mersin’in imajı; ‘temiz, gelişen, liman kenti, turizm kenti, sanayi kenti, barış kenti, dünyaya beraber yaşama hukuk dersi veren bir kent’ diye kendimizi yırtarken bir sayın milletvekili çıkıp böyle dediği zaman iş başka oluyor.Bu suçlamayı da kabul etmek mümkün olmuyor. Gözünü seveyim yani Mut'ta nereyi sel bastı? Hangi altyapı çöktü?Mersin merkezde her zaman sahili su basmaz mıydı? Vatan Caddesi'ni Akkent, Batıkent, Karacaahisar Kızkalesi, her yağmurda su basardı. Allah aşkına bir damla su oldu mu? Çünkü altyapı var. Çünkü yağmur suyu sistemleri yapıldı. Ama Mezitli, Erdemli Deresi taşmış ağzımızdan DSİ'ye ilişkin bir kötü kelam çıkmadı. Aman dedik; Sayın Genel Sekreter, Sayın MESKİ Genel Müdürü, araç, gereç, Mezitli Belediye Başkanımız sahada, Erdemli Belediye Başkanımız sahada, meclis üyeleri sahada…Silifke, Anamur, Yenişehir'in neresinde hasar olmuş? Herkes oradaydı. Elbirliğiyle de çözüldü. Dere neden taştı? Engin noktalara kar yağmış. Bu olacak bir şey değildi. Yağmur da üzerine yağınca bir hafta önceden de teyakkuza geçirdim arkadaşları. Dedim ki;‘bakın bir yağmur yağarsa dereler taşar. Biz çiftçi çocuğuyuz; meteorolojiyi, yağmuru takip ederiz. Olabilecek gelişmeleri öngörürüz. Belediye başkanlığı böyle bir şey. Ve maalesef öngörümüz oldu. Ama çok şükür DSİ'yi de oradaydı. Zaten AFAD, Sayın Valinin organizasyonunda. Biz de oraya tabiyiz. Çıkıp, ‘biz bu işi bir başımıza yaptık’ demedik. Attığımız mesajlara da dikkat edin, ‘Kurumlarımızla’ dedik. Valimizi kattık. ‘Hep beraber bunu çözdük, geçmiş olsun’ dedik. Ağzımızdan kötü tek kelime çıkmadı. Ama yapmayalım. Parlamentodaki milletvekillerinin zafiyetine lütfen biz Mersin Büyükşehir Meclisi'nde düşmeyelim. Sizler deneyimli siyasetçisiniz. Soner Bey siz deneyimli siyasetçisiniz. Bunu yapmamanızı tavsiye ederim.
Trafik sorunu, D-400 yolunda trafik var mı? Yoğun değil mi? Ulaştırma Bakanlığı'na suçu atmıyorum. Sorumluluk orada. Peki, 3. çevre yolunda yoğun bir trafik var mı? 4. çevre yolunda var mı? 2. çevre yolunda var mı? Var. 3'te 4'te yok. Neden? 35 metre yeni bulvar açtık. 3. çevre yolunu ihya ettik. Kanalize kavşaklar koyduk. 2. çevre yolunda kısmi tıkanmalar var. Şu anda halk katlı kavşağı yapılıyor mu? Çünkü tıkanıyor. Ahmet Başkan'ın orası tıkanıyor mu? Kuyuluk. Haziran ayında başlayacağız dedik. Takip edin Eylülde de açacağız. Nisanda açılışa bekliyoruz. Tekrar söylüyorum. Siz de belediyemizin yaptığı icraatları takip edin diyorum.”
|