19 Şubat’ta başlayacak Ramazan ayı öncesinde esnaf ve vatandaş dert küpü. Esnaf "Vatandaş et görsün diye zam yapmıyoruz" derken, emekliler ve dar gelirliler artan hayat pahalılığı nedeniyle buruk: "Eskiden Ramazan bereketti, şimdi endişe!"
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
19 Şubat’ta başlayacak olan Ramazan ayı öncesinde esnaf, emekliler, çalışanlar ve sendika temsilcileriyle konuştuk. Hayat pahalılığı, artan gıda fiyatları ve düşen alım gücü, Ramazan hazırlıklarını da gölgeliyor. Bir yanda zam yapmamaya çalışan esnaf, diğer yanda geçim mücadelesi veren vatandaşlar, bu Ramazan’a da umutla ama kaygıyla giriyor.
ZEKİ CEYLAN: VATANDAŞ RAHAT İFTAR YAPSIN DİYE FEDAKÂRLIK YAPIYORUZ
Uzun yıllardır lokanta işletmeciliği yapan Zeki Ceylan, Ramazan ayına özel hazırlıklarını ayrıntılı şekilde anlattı. Ramazan’da fiyat artışı yapmaktan özellikle kaçındıklarını belirten Ceylan, şunları söyledi: “Ramazan ayı bizim için ticari olduğu kadar manevi bir ay. Bu yüzden kesinlikle ayrı bir fiyat tarifesine geçmiyoruz. Ramazan’a özel menüler hazırlıyoruz. İftarda ağır yemeklerden rahatsız olan çok kişi var, bunu bildiğimiz için özellikle sebze yemeklerine, hafif sulu yemeklere ağırlık veriyoruz. Tatlı çeşitlerimizi artırıyoruz ama ölçülü yapıyoruz. Vatandaşımız iftardan sonra mide problemi yaşamasın istiyoruz. Kâr marjımız düşüyor ama Ramazan ayında bunu göze alıyoruz. İnsanlar evine sıcak bir tabak yemek götürebilsin bizim için önemli.”
HÜSEYİN EKİCİ: RAMAZAN’DA ET TÜKETİMİ ARTIYOR AMA ZAM YAPMAK İSTEMİYORUZ
Kasap esnafı Hüseyin Ekici ise Ramazan ayının özellikle et tüketiminin arttığı bir dönem olduğunu vurguladı. Ekici, artan maliyetlere rağmen zam yapmamaya çalıştıklarını ifade ederek şöyle konuştu: “Şu anda Ramazan ayıyla ilgili özel bir kampanya hazırlığımız yok ama şunu net söyleyebilirim: Zam gündemimizde yok. Zaten vatandaş zor durumda. Ramazan ayında et tüketimi artıyor ama insanlar gramla almaya başladı. Biz de mümkün olduğunca yardımcı olmaya çalışıyoruz. Parça parça satış yapıyoruz, bazı müşterilerimize veresiye yazıyoruz. Esnaf olarak bu ayda biraz daha anlayışlı olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Vatandaş Ramazan’ı et görmeden geçirmesin istiyoruz.”
HÜSEYİN KURT: EMEKLİLER RAMAZAN’I AÇLIKLA KARŞILIYOR
Sendika temsilcisi Hüseyin Kurt ise, Ramazan öncesi ekonomik tabloya sert sözlerle dikkat çekti. Kurt, emekli ve dar gelirli kesimin artık dayanacak gücünün kalmadığını söyledi:
“Bugün 20 bin TL maaş alan emekli, dul ve yetimler Ramazan’da ibadetini zaten aç kalarak yapıyor. Ekstra oruç tutmalarına gerek yok çünkü zaten yeterince beslenemiyorlar. Çalışmak zorunda kalan emekliler var. Barınma sorunu yaşayan, kirasını ödeyemeyen insanlar var. Ramazan ayı paylaşma ayı ama paylaşacak bir şey kalmadı. Emeklilerimiz sokakta, pazarda, markette çaresiz.”
MEHMET KALA: GÜNDE İKİ ÖĞÜN YİYORUZ, ZATEN ORUÇ TUTUYOR GİBİYİZ
Emekli Mehmet Kala ise Ramazan’a dair hiçbir hazırlık yapamadıklarını dile getirdi. Kala, geçim sıkıntısının hayatlarının her alanını etkilediğini belirterek şunları söyledi:
“Ramazan ayına özel bir hazırlığımız yok. Çünkü zaten normal günlerde bile zor geçiniyoruz. Günde iki öğün yiyebiliyoruz, bazen onu bile yiyemiyoruz. O yüzden Ramazan geldiğinde hayatımızda çok bir şey değişmiyor. Sürekli yapılan zamlar belimizi büktü. Marketten eli boş çıkıyoruz. Eskiden Ramazan bereketti, şimdi endişe.”
MURAT AKGÜN: RAMAZAN SOFRALARI ESKİYİ ARATIYOR
Vatandaşlardan Murat Akgün de ekonomik şartların Ramazan sofralarına doğrudan yansıdığını ifade ederek şöyle konuştu: “Vatandaş bu Ramazan’a da sıkıntılarla giriyor. Asgari ücretle ya da emekli maaşıyla geçinmek mümkün değil. Ramazan sofraları eskisi gibi dolu değil. Et, tatlı, meyve artık lüks oldu. İnsanlar iftara misafir çağırmaya çekinir hale geldi. Ramazan’ın ruhu vardı, paylaşma vardı; şimdi herkes kendi derdine düşmüş durumda.”
Ramazan ayı öncesinde yapılan sokak röportajları, toplumun geniş kesimlerinin ekonomik zorluklar nedeniyle bu mübarek aya buruk bir şekilde hazırlandığını ortaya koyuyor. Esnaf zam yapmamaya çalışırken, vatandaş ise her geçen gün küçülen sofralarla Ramazan’ı karşılamaya hazırlanıyor.
|