MERVE KANKAN
Küresel ticarette "Güney-Güney" rotasının ve yapay zeka yatırımlarının kuralları değiştirdiğini belirten Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Mersin iş dünyasına kritik uyarılarda bulundu: "Belirsizliklerin yönettiği bir dönemdeyiz; Mersin, İç Anadolu’daki sanayi dönüşümüne ve Suriye’nin ekonomik toparlanmasına hazır olmalı."
Hakan Güldağ’dan Mersin iş dünyasına
"Suriye fırsatını kaçırmayın"
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Ekonomi Sohbetlerinin konuğu Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ oldu. Dünya ekonomisi ve Mersin’e yansımalarını değerlendiren Güldağ, “Mersin, biz ekonomi gazetecilerinin yakından takip ettiği bir kentimiz. Son dönemde daha da fazla yakından takip ediyoruz. Bir liman kenti, bir lojistik kenti olmanın ötesinde ülke ekonomisine katkıları büyüyen, büyüme potansiyeli de yüksek olan bir kentimiz. Doğrusu son rakamlar da bunu teyit eder nitelikte. Bakıyoruz ülkemizin bütçesine, Türkiye’nin bütçesine Mersin’den gelen katkı her sene biraz daha artıyor. Tabii ki bunun uygulanmakta olan politikalarla, kurlarla, ithalatla, ithalattan alınan vergilerle doğrudan ilişkisi var. Ama gördüğümüz şu ki Mersin’in giderek artan önemini teyit eder şekilde bütçe gelirlerine katkısı da 2024’ten 2025’e yüzde ellinin üzerinde artmış vaziyette” ifadelerini kullandı.
MERSİN’İN VERİLERİ BİZİ TEYİT EDİYOR”
“Mersin esas itibariyle bizim gözlemlerimiz, veriler de yine bunu teyit ediyor, pek çok kentimize göre çok daha iyi performans gösteren bir kentimiz. Ama hep birlikte zorlukları yaşadığımız bir dönemin içindeyiz. Türkiye’nin kendine has birtakım sıkıntıları var son dönemde yaşadığımız ama onun ötesinde dünyaya da baktığımızda orada da pek çok karmaşıklık, belirsizlik, hatta belirsizliklerin önemli bir kaynağı olma, belki de şu an bizim içine girdiğimiz rotaya göre çok daha fazla belirsizliğin yaşandığı bir süreç var dünyada da. Bunların üstesinden gelmek kolay olmayacak” şeklinde konuşan Güldağ, “Mesela Dünya Ticaret Örgütü küresel mal ticaretine ilişkin hazırladığı son raporda diyor ki 2025’e başlarken 0.9’luk bir büyüme öngörmüştüm küresel mal ticaretinde ama gerçekleşme 2.5 oldu. Bu kadar, Dünya Ticaret Örgütü’nün bile tahminlerinde yanıldığı bir dönem yaşıyoruz. Yılbaşında yaptığımız tahminlerin yılsonunda pek çoğunun gerçekleşmediğini gördüğümüz bir dönem bu. Neden bunların olduğunu sorduğumuzda bakıyoruz, Trump’ın getirdiği yeni gümrük tarifeleri, yeni gümrük tarifeleri oranları öncesinde şirketler, ülkeler biraz stok yapmaya dönük hareketlerde bulundular, ithalat yaptılar. Bir neden bu. Ama bir başka neden bizim üzerinde mutlaka durmamız gereken ve rotamızı da bir şekilde ayarlamamız gereken küresel güneyin kendi arasında yaptığı ticaretteki büyük artış. Bu da son derece önemli. Özellikle bu küresel güney; Hindistan, Brezilya gibi ülkeler, Güney Afrika gibi ülkeler, Afrika’nın birçok ülkesi… Bunlar kendi aralarındaki ticarette, dünya küresel mal ticaretinin artış hızının çok üzerinde bir artış hızına sahip. Geçen sene, Dünya Ticaret Örgütü’nün açıkladığına göre yani güney ticareti yüzde 8 arttı yıllık bazda. Bizim de bunu mutlaka dikkate alarak hareket etmemiz gerekir diye düşünüyorum” dedi.
“BELİRSİZLİKLER EKONOMİYİ YÖNLENDİRİYOR”
Yeni teknolojilerin, özellikle de yapay zekâ yatırımları, buraya yönelik yapılan telekomünikasyon donanımları, çip ve diğer harcamalar, bilgisayar yazılım gibi harcamalarının da küresel yapay zekâ ticaretine doğrudan etki etmesini sağladığını kaydeden Güldağ, “Bunların her birini çok yakından izlemesi gerekiyor, izliyor da Mersin. Ama biraz daha oyunun kurallarının değiştiği, o çerçeveyi ayakta tutan sütunların çatırdamaya başladığı süreçte bizi biraz etrafımıza, son gelişmelere farklı gözlüklerle bakmamız gereken bir döneme taşıyor diye düşünüyorum. Mesela serbest ticaret hepimiz için çok önemli bir konuydu. Karşılıklı bağımlılık serbest ticaret içerisinde barış getirir diye düşünüyorduk. Ama bunun son dönemde bağımlılıkların bir tür silaha dönüşmeye başladığını gördük, görüyoruz ve daha önümüzdeki dönemde de göreceğiz. Anlaşılan fiyat sonuçta nihai hâkimdir diye düşünüyorduk. Orada serbest piyasada belirlenecek olan fiyatlar arzı talebi dengeler diye düşünüyorduk ama pek öyle olmuyor. Özellikle metal tarafında şu sıralarda yaşadığımız çok önemli gelişmeler var. Çoğu kritik metal başka madenlerin yan ürünü ya da yanında çıkıyor. Fiyat artsa da bakıra, çinkoya eğer yatırım yoksa o metalleri işleyen ara üniteler, lityumu pil kimyasına çeviren tesisler, nadir toprak elementlerini arıtan tesisler, bunlar kimin esas olarak elindeyse onların artık fiyatı belirlemeye başladığı bir süreci de yaşıyoruz. Belirsizliklerin yapılan tahminleri gerçekten biraz ıskartaya çıkmasına neden olduğu, belirsizliklerin gerçekten ticareti de ekonomiyi de yönlendirdiği bir süreçteyiz. Ama tabii ki bu senaryolar üzerinden hiç plan yapamayız demek değil. Mutlaka planlarımızı yapacağız. Özel sektör de etrafına daha net bakacak ve oradaki fırsatları görüp değerlendirecek” diye konuştu.
“MERSİN SON DERECE ŞANSLI”
Mersin’in bu açıdan son derece şanslı olduğunun altını çizen Güldağ, “İki örnek vereceğim. Bir tanesi, sanayi giderek İç Anadolu bölgesine doğru taşınmaya çalışılıyor. Bir Ankara, Konya ve oradan da Mersin’e uzanan bir hat üzerinde yeni fabrikalar yapılacak. Bunun hem depremle ilgili yanları var. Türkiye açısından çok büyük bir konudur, bir beka sorunudur deprem meselesi. Tabii ki sıkışmışlıklar var, yeni maliyetler konusu var. Birçok konudan dolayı bu İç Anadolu’da oluşmakta olan, oluşacak olan ve buraya doğru hükümetin de bir anlamda planları doğrultusunda buraya akacak olan sanayi Mersin’e çok önemli bir işlev daha kazandıracak, işlevini iyice büyütecek. Bu açıdan Mersin’in hazırlıklı olması, buna uygun yatırımları şimdiden yapmaya başlaması son derece kritik bir konu. Evet faizler yüksek kalmaya devam ediyor, 2026’da faizler yüksek kalmaya devam edecek ama yavaş yavaş bu yatırımların da yapılmaya başlandığını biz göreceğiz. Burada rakiplerden bir adım önde olmak son derece önemli. Bir başka benim önemsediğim konu, Türkiye açısından Suriye’nin ekonomik toparlanması son derece önemli. Bizim komşumuz ve aynı zamanda özellikle savaş bölgesinde Suriye var. Bunun içerisinde Irak var aslında, Rusya ve Ukrayna da var. Bunların hepsi bizi yakından ilgilendiriyor. Buralar yeniden inşa edilecek ve aynı zamanda bunların ticareti de büyümeye başlayacak. Pek çok ülke, pek çok yabancı şirket bu fırsatları görerek şimdiden harekete geçmiş vaziyette. Suriye’de yatırımlar yapılıyor. Mersin iş dünyasının da Suriye’ye, Suriye’nin ekonomik özelliklerine odaklanarak, ihtiyaçlarına odaklanarak burada işbirliklerini çok rahat geliştirebileceklerini düşünüyorum. Burada bir inisiyatif almak, bir girişimde bulunmak çok önemli. Tabii ki hükümetin de pek çok inisiyatifi var ama bunları koordineli bir şekilde Mersin iş dünyası, Suriye’nin ekonomik önceliklerine, ihtiyaçlarına odaklanmalı ve burada önemli bir aktör olarak davranmalı diye düşünüyorum. Bütün iş dünyamıza, bütün aktörlerimize, KOBİ’lerimizden büyük şirketlerimize, lojistikçilerimizden sanayicilerimize, ticaret erbabına herkese başarılar diliyorum. Zor bir dönemden geçiyoruz ama unutmayalım ki kendimizi buna uygun olarak hazırladığımızda sorunların bir kısmının arkada kaldığını göreceğiz” dedi.
|