Eğitimci Yıldız Bülbül, ilkokul çağındaki çocuklarda tablet ve telefon kullanımının dikkat ve sosyal gelişim üzerindeki etkilerini değerlendirerek, dijital araçların doğru rehberlikle avantaja dönüşebileceğini vurguladı. Akademik başarının önemli olduğunu ancak karakter gelişiminin her zaman öncelikli olması gerektiğini belirten Bülbül, dikkat dağınıklığı ve motivasyon eksikliğiyle baş etmede ailelere önemli önerilerde bulundu.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
İlkokul çağındaki çocukların eğitim sürecinde teknoloji kullanımı, dikkat dağınıklığı ve akademik başarı konuları velilerin en çok merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Eğitimci Yıldız Bülbül, ilkokul hem dijital araçların etkisini hem de çocukların sağlıklı gelişimi için dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.
-Tablet ve telefon kullanımı ilkokul öğrencilerini nasıl etkiliyor?
Tablet ve telefon kullanımı tamamen yasaklanması gereken bir durum değil; ancak kontrolsüz kullanım ciddi riskler barındırıyor. İlkokul çağındaki çocukların beyin gelişimi hâlâ devam ediyor. Uzun süreli ekran maruziyeti dikkat süresini kısaltabiliyor, sabırsızlık oluşturabiliyor ve anlık ödül mekanizmasına alışmalarına neden olabiliyor. Özellikle hızlı görsel geçişlerin olduğu içerikler çocukların odaklanma becerisini zayıflatabiliyor. Bunun yanında sosyal gelişim de olumsuz etkilenebiliyor; çünkü çocuk yüz yüze iletişim yerine dijital ortama yöneliyor.
Burada önemli olan süre, içerik ve ebeveyn denetimi. Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı ve içerikler mutlaka yaşa uygun seçilmelidir.
YASAKLAMAK YERİNE REHBERLİK EDİN
-Dijital eğitim araçları doğru kullanıldığında avantaj sağlar mı?
Kesinlikle sağlar. Doğru planlandığında dijital araçlar öğrenmeyi destekleyen güçlü materyallerdir. Eğitsel uygulamalar, görsel ve işitsel içerikler özellikle soyut kavramların anlaşılmasını kolaylaştırır. Ancak burada denge çok önemli. Tablet, kitabın ve öğretmenin yerini almamalı; onları destekleyen bir araç olmalı. Örneğin interaktif matematik uygulamaları çocuğun konuyu pekiştirmesine yardımcı olabilir. Ayrıca teknoloji okuryazarlığı günümüz dünyasında bir gereklilik. Çocukların bilinçli dijital kullanıcı olarak yetişmesi gerekiyor. Yasaklamak yerine rehberlik etmek daha doğru bir yaklaşımdır.
-İlkokulda akademik başarı mı, karakter gelişimi mi daha öncelikli olmalı?
İlkokul dönemi çocuğun kişilik temellerinin atıldığı çok kritik bir evredir. Elbette akademik başarı önemlidir; ancak karakter gelişimi daha önceliklidir.
Sorumluluk bilinci, empati, dürüstlük, özgüven ve problem çözme becerileri bu yaşta şekillenir. Not odaklı bir yaklaşım, çocuğu kısa vadeli başarıya yönlendirir; oysa güçlü karakter uzun vadeli başarı getirir. Mutlu, özgüveni yüksek ve kendini ifade edebilen bir çocuk zaten akademik alanda da daha başarılı olacaktır. Bu nedenle eğitim yalnızca sınav başarısına indirgenmemelidir.
-Çocuklarda dikkat dağınıklığı ve motivasyon eksikliği nasıl yönetilmeli?
Öncelikle dikkat dağınıklığının kaynağı doğru analiz edilmelidir. Yetersiz uyku, düzensiz beslenme, aşırı ekran kullanımı veya duygusal sorunlar dikkat problemlerine yol açabilir.
Ev ortamında ders çalışma düzeni oluşturmak çok önemli. Çocuğun sabit bir çalışma alanı olmalı ve ders süresi yaşına uygun şekilde planlanmalıdır. 20-25 dakikalık çalışma aralıkları ve kısa molalar etkili bir yöntemdir. Motivasyon konusunda ise baskı yerine teşvik esas alınmalıdır. Sürekli eleştirmek yerine küçük başarıları takdir etmek çocuğun özgüvenini artırır. Ayrıca çocuğun ilgi alanlarını keşfetmek ve derslerle ilişkilendirmek motivasyonu güçlendirir.
Unutulmamalıdır ki her çocuk aynı hızda öğrenmez. Kıyaslama yapmak yerine bireysel gelişime odaklanmak en sağlıklı yaklaşımdır.
|