Mersin Fotoğraf Derneği’nin konuğu olan ödüllü yönetmen Yalçın Çiftçi, İran’ın binlerce yıllık Gorani geleneğini anlatan belgeseliyle sanatseverleri Zagros Dağları’nın eteklerine götürdü.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Mersin’de kültür ve sanat etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Mersin Fotoğraf Derneği tarafından düzenlenen “Patlamış Mısır Etkinliği” çerçevesinde gerçekleştirilen belgesel gösterimi ve söyleşi programı için Mersin’e gelen Yalçın Çiftçi, sanatseverlerle buluştu. Etkinlik öncesi gazetemize açıklamalarda bulunan Çiftçi, projeleri hakkında bilgi verdi. Belgesel yönetmeni Yalçın Çiftçi, daha sonra son çalışması olan “Pirlerin Düğünü” adlı belgeseli izleyiciyle buluşturdu. Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide Çiftçi, filmin ortaya çıkış sürecini, saha çalışmalarında yaşadığı deneyimleri ve belgesel sinemaya bakışını katılımcılarla paylaştı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen söyleşide izleyiciler de sorularıyla programa aktif olarak katıldı.
KADİM BİR GELENEĞİN İZİNDE
“Pirlerin Düğünü” belgeseli, İran’ın Hewraman bölgesinde yaşayan Gorani Kürtlerinin binlerce yıllık geleneğini konu alıyor. Zagros Dağları eteklerinde yer alan Uraman Taht köyünde her yıl düzenlenen törende, Pir Şaliyar anısına gerçekleştirilen ritüeller ve efsanevi düğün yeniden canlandırılıyor.Belgesel; ibadetler, zikirler ve toplu törenlerle şekillenen bu kadim kültürel mirası sinema diliyle aktararak izleyiciyi hem tarihsel hem de ruhsal bir yolculuğa çıkarıyor. Filmde yalnızca bir ritüel değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan inanç, dayanışma ve kimlik unsurları da gözler önüne seriliyor.
“İNSAN HİKÂYELERİ ANLATMAYA DEVAM EDİYORUM”
1992 yılında Adıyaman’da doğan Yalçın Çiftçi, Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Uzun yıllardır profesyonel fotoğrafçılık yapan yönetmenin çalışmaları, Atlas dergisi gibi önemli yayın organlarında yer aldı.Belgesel sinemaya yönelen Çiftçi, “Beyaz Dağın Çocukları” filmiyle İstanbul Film Festivali kapsamında verilen FIPRESCI Ödülü’ne layık görülerek adını geniş kitlelere duyurdu. Akademik çalışmalarını ise Çukurova Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nde sürdürüyor.Söyleşide konuşan Çiftçi, belgesel sinemanın kendisi için bir “tanıklık alanı” olduğunu belirterek, “Kamerayı sadece bir kayıt aracı olarak değil, insan hikâyelerini görünür kılan bir köprü olarak görüyorum. İnsan hikâyeleri anlatmaya devam ediyorum” dedi.
|