Mersin Limanı’nda taşeron firma Özgüneş’te çalışan ve TÜMTİS’e üye olduktan sonra işten çıkarılan 150’yi aşkın işçi, Liman A Kapısı önündeki direnişini sürdürüyor. TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk işçilerin kadroya alınana kadar mücadelelerinin devam edeceğini vurgularken, Liman-İş’e de destek çağrısında bulundu. CHP’li Gülcan Kış da konuyu Meclis gündemine taşıyarak MIP’ye “İşçilere derhâl işbaşı yaptırın” çağrısında bulundu.
NECDET TAŞ
Mersin Limanı’nda yükleme ve boşaltma işlerini yürüten taşeron firma Özgüneş’te çalışan işçiler, TÜMTİS’e üye olmuş ve sendika bu işyerinde Toplu İş Sözleşmesi (TİS) yetkisini almıştı. Ancak işveren, ana firma ile olan sözleşmesinin sona erdiğini gerekçe göstererek 150’yi aşkın işçiyi işten çıkarmıştı. Bunun üzerine işçiler Liman A Kapısı önünde direniş başlatmıştı. Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Genel Başkanı Kenan Öztürk ile Sendika Genel Sekreteri Muharrem Yıldırım, direnişteki Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği (MIP)’e bağlı Özgüneş Taşımacılık işçileriyle bir araya gelerek sürece ilişkin değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan da hazır bulundu. Toplantıda yürütülen hukuki süreci değerlendirdi.
ÖZTÜRK; “GEÇMİŞTE NASIL KAZANDIYSAK GENE KAZANACAĞIZ”
Toplantıda konuşan TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, işten çıkarılan işçiler kadroya alınarak işbaşı yaptırılana kadar mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğinin altını çizdi. Mersin Limanı işçilerinin geçmişte de önemli mücadeleler verdiğini hatırlatan Öztürk, dün olduğu gibi bugün de mücadeleci liman işçilerinin yanında olmaya devam edileceğini söyledi. Mersin Limanı’nın özelleştirilmesinin ardından işlerin taşerona devredildiğini ve bu nedenle sendikasız bir çalışma düzeni oluşturulduğunu kaydeden Öztürk, 2011 yılında liman işçilerinin TÜMTİS’le birlikte verdikleri mücadele sayesinde sendikalaşma hakkının kazanıldığını, bugün limanda örgütlü olan Liman-İş sendikasının da taşeron işçilerinin bu mücadelesi sayesinde limanda örgütlenmesini sağladığını ifade etti. Bu süreçte limanda çalışan yaklaşık 500 taşeron işçisinin sendikamıza üye olduğunu, işverenin sendikalaşmayı engellemek amacıyla işçi kıyımına yöneldiğini; buna karşılık işçilerin sendikamız TÜMTİS öncülüğünde aylar süren bir direniş gerçekleştirdiğini aktaran Öztürk, direniş sonucunda işverenin işçileri kadroya almak zorunda kaldığını ancak yapılan işkolu değişikliği nedeniyle de TÜMTİS’in üyelerini Liman-İş Sendikası’na devrederek çekildiğini ifade etti.
LİMAN-İŞ’E ÇAĞRI
Mersin Limanı’nda verilen bu mücadele sayesinde taşeron işçilerin kadroya geçirildiğini aktaran Öztürk, bugün limandaki örgütlülüğünü bu işçilere borçlu olan Liman-İş’in de Özgüneş işçilerine destek vermesi gerektiğini belirtti. Liman-İş’ten benzer bir duyarlılıkla destek beklediklerinin altını çizen Öztürk, yaşananlar karşısında sessiz kalınmasını eleştirdi. Bir sendikal rekabetin söz konusu olmadığını vurgulayan Öztürk, ister TÜMTİS ister Liman-İş olsun, önemli olanın işçilerin hakları ve güvenceleri olduğunu belirterek, çağrı ve beklentilere yanıt verilmesi ve Özgüneş işçileriyle dayanışma içinde olunması gerektiğini söyledi. Başkan Öztürk, Liman-İş’in direniş yokmuş gibi davranmasının işçilere hiçbir fayda sağlamayacağını sözlerine ekledi. Ana şirket MIP’nin yürürlükteki mevzuat gereği işçilerin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu hatırlatan Öztürk, işçilerin bir an önce kadroya alınarak işbaşı yaptırılması gerektiğini ifade ederek, “Örgütlülüğünüzü ve birliğinizi bozmayın. Sendikamız her zaman yanınızda. Geçmişte nasıl kazandıysak yine öyle kazanacağız” dedi. Öztürk ayrıca, direnişteki üyelerinin her birine sendika tarafından 20 bin TL değerinde dayanışma katkısı sağlanacağını açıkladı.
CHP’Lİ KIŞ: “BU İŞÇİLERE DERHÂL İŞBAŞI YAPTIRILMALIDIR”
Öte yandan konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kuruluna taşıyan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, “31 Aralık 2025'te işten çıkarılan Mersin Limanı işçileri 55 gündür Liman A Kapısı önünde nöbettedir. Yaklaşık 120 liman işçisi sendikalı oldukları ve toplu sözleşme hakkını kullandıkları için kapı önüne konulmuştur. Sorun, sözleşme akdi değildir; sorun, taşeron düzenidir. Asıl işveren olan Mersin International Port, kendi asli işini taşerona devretmektedir oysa hukuk "Asıl iş, taşerona devredilemez." diyor ama burada maliyetten kaçmak için 1 işçi parasına 5 taşeron işçi çalıştırılmakta, örgütlü emek bilinçli olarak dağıtılmaktadır. Bu, açıkça sendika düşmanlığıdır ve işçiye "Hak ararsan bedel ödersin." demektir. Bu işçilere derhâl işbaşı yaptırılmalıdır. Asıl işveren MIP sorumluluktan kaçamaz, bu sorunu çözmek zorundadır. İşçilerin haklı mücadelesinin yanındayız. Bu hukuksuzluğu da kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
|