Bir dönem Türk futboluna damga vuran, Mersin İdman Yurdu ve Tarsus İdman Yurdu’nun alt ligler ve amatör kümede mücadele veriyor olması üzüntü yaratıyor.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Cumhuriyet ile yaşıt, Anadolu futbolunun sembolü iki çınar. Ve bugün geldikleri nokta, spor kamuoyunda “bir kentin sahipsiz kalan mirası” olarak görülüyor.
BİR EFSANENİN DOĞUŞU: MERSİN İDMAN YURDU
1925 yılında kurulan Mersin İdman Yurdu, kısa sürede kentin en önemli spor markası haline geldi. Kırmızı-lacivertli ekip, 1967-1968 sezonunda 1. Lig’e (bugünkü Süper Lig) yükselerek tarihinin en büyük başarılarından birini elde etti.
1970’Lİ YILLAR MİY’İN ALTIN DÖNEMİYDİ
Bir donem Mersin İdman Yurdu’nda antrenörlük yapan Yusuf Ömür, “Tevfik Sırrı Gür Stadı tıklım tıklım doluyor, Anadolu’nun temsilcisi İstanbul takımlarına meydan okuyordu. Türkiye Kupası’nda önemli başarılara imza atan kulüp, sadece Mersin’in değil Türk futbolunun saygın ekiplerinden biri olarak anılıyordu.Ancak 1980’li yılların sonundan itibaren mali ve sportif dalgalanmalar başladı. 1990’lar ve 2000’ler istikrarsız sezonlarla geçti. Buna rağmen kulüp her defasında ayağa kalkmayı başardı” dedi.
SÜPER LİG’E İKİ BÜYÜK DÖNÜŞ
2010-2011 sezonunda 1. Lig’i ikinci sırada tamamlayan MİY yeniden Süper Lig’e yükseldi.
2013-2014 sezonunda ise play-off şampiyonu olarak bir kez daha en üst lige çıktı ve 2014-2015 sezonunda Süper Lig’de mücadele etti.
Ancak 2016 sonrası süreçte ağır borç yükü, puan silme cezaları ve yönetim krizleri kulübü hızla aşağıya çekti. Profesyonel liglerden düşüşün ardından farklı yapılanmalar ortaya çıktı. Her ne kadar isim değişikliğiyle Yeni Mersin İdman Yurdu olarak yoluna devam edilse de, o büyük çınar eski günlerinden oldukça uzak.
“O YILLARDA MERSİN GERÇEK BİR EFSANEYDİ”
Mersin İdman Yurdu formasıyla genç yaşta Avrupa maçına çıkan ve o dönem henüz 17 yaşında olan Mahmut Yeşilyaprak, geçmiş günleri şu sözlerle anlattı:“O yıllarda Mersin İdman Yurdu gerçek bir efsaneydi. Kadromuzda çok kaliteli futbolcular vardı. Bizden önce Osman Arpacı, Reşit, Alp Sümeralp, Erdal Keser gibi efsaneler forma giydi. Teknik direktör olarak Lefter, Turgay Şeren gibi büyük isimler görev aldı. Şimdi ise o koskoca çınar yalnız bırakıldı.”
Yeşilyaprak’ın sözleri, kentteki futbolseverlerin ortak duygusunu özetliyor.
Yine o dönemde kırmızı-lacivertli formayı terleten Yılmaz Çalışkan ise şunları söyledi:
“Genç milli takımda oynarken kendimi bir anda Mersin İdman Yurdu A Takımı’nda buldum. O formayı gururla taşıdım. Kadroda 6 Mersinli futbolcu vardı. Harika günlerdi. Ama şimdi ortada o efsane kulüp yok.”
CUMHURİYETLE YAŞIT BİR KULÜP: TARSUS İDMAN YURDU
1923 yılında kurulan Tarsus İdman Yurdu, Türkiye’nin en köklü kulüplerinden biri olarak kabul ediliyor. Sarı-lacivertli ekip, uzun yıllar Çukurova futbolunun lokomotif takımlarından biri oldu.
1960’lı ve 1970’li yıllarda 2. ve 3. Lig’de mücadele eden TİY, zaman zaman üst ligleri zorladı. Ancak istikrarlı bir şekilde Süper Lig’e çıkma başarısı gösteremedi.
1990’lı ve 2000’li yıllarda inişli çıkışlı bir grafik çizen kulüp, maddi zorluklara rağmen her defasında yeniden ayağa kalktı.
1. LİG RÜYASI
2018-2019 sezonunda 2. Lig play-off finalini kazanarak TFF 1. Lig’e yükselen Tarsus İdman Yurdu, tarihinin en önemli başarılarından birini yaşadı. 2019-2020 ve 2020-2021 sezonlarında 1. Lig’de mücadele etti.
Ancak sonrasında gelen mali sıkıntılar ve yönetimsel sorunlar sarı-lacivertli ekibi yeniden alt liglere sürükledi.
MERSİN FUTBOLU NEREYE?
Bugün gelinen noktada, bir dönem Süper Lig’de mücadele eden Mersin İdman Yurdu ve 1. Lig’e kadar yükselen Tarsus İdman Yurdu amatör liglerde var olma savaşı veriyor.
Yine Mersin İdman Yurdu’nda başarı ile forma giymiş isimlerden Fuat Köle, “ Mersin gibi büyük bir şehir, neden futbolun üst liglerinde temsil edilmiyor?Altyapıdan yetişen oyuncular, dolu tribünler, unutulmaz derbiler ve efsane kadrolar artık hatıralarda yaşıyor. Ancak kentte hâlâ güçlü bir futbol kültürü ve potansiyel bulunuyor.Belki de ihtiyaç olan tek şey; doğru planlama, güçlü yönetim ve sahip çıkılan bir kulüp vizyonu. Çünkü Mersin futbolu bir zamanlar efsaneydi.Ve efsaneler, doğru adımlar atıldığında yeniden doğabilir.”
|