Toros Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen TULOG 2 – Lojistik Günleri’26’da sektör temsilcileri, küresel ticaretin değişen dinamiklerini öğrencilerle paylaştı. Jeopolitik riskler, iklim krizi, dijitalleşme ve tedarik zincirindeki kırılmaların lojistik sektörünü yeniden şekillendirdiğine dikkat çekilen panelde, Türkiye’nin Orta Koridor ve Güney Koridor üzerindeki stratejik konumunun sunduğu fırsatlar vurgulandı. 2025 yılı ihracat verileri üzerinden karayolunun 111 milyar dolarlık payı vurgulandı, gençlere yabancı dil, teknoloji hâkimiyeti ve saha deneyimi çağrısı yapıldı.
RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Toros Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen TULOG 2 – Toros Üniversitesi Lojistik Günleri’26, Bahçelievler Kampüsü Kültür Merkezi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Uluslararası Ticaret ve Lojistik Topluluğu tarafından organize edilen program, lojistik ve dış ticaret sektörünün önemli isimlerini öğrencilerle buluşturdu. Etkinliğin moderatörlüğünü girişimci Ayferi Tuğcu üstlenirken, İmsanGroup Ortak Kurucusu Kerem İmrak, ATF Forwarding Genel Müdürü Haldun Kavrar ve Gümrük Müşaviri Arif Şengel deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Panelde; küresel ticaretin dönüşen dinamikleri, tedarik zincirinde yaşanan kırılmalar, gümrük uygulamalarındaki güncel gelişmeler, dijitalleşmenin lojistik sektörüne etkisi ve sürdürülebilirlik başlıkları ele alındı. Konuşmacılar, özellikle gençlerin sektöre hazırlanırken yabancı dil, teknoloji hâkimiyeti ve saha deneyimine önem vermesi gerektiğinin altını çizdi.
“JEOPOLİTİK VE İKLİMLE MÜCADELE EDİYORUZ”
ATF Forwarding Genel Müdürü Haldun Kavrar, lojistik sektörünün artık sadece taşımacılıktan ibaret olmadığını belirterek, “Bizim ilk başladığımız yıllardaki lojistik ile şu anki lojistik arasında çok ciddi fark var. Bugün dünyada baktığımızda lojistik sektörünü etkileyen iki ana kriterimiz var; bir tanesi jeopolitik riskler dediğimiz savaşlar. Ülke arasındaki siyasi belirsizlikler, işte Amerika'nın bütün ülkelerine koymuş olduğu antidumping vergileri, bunun karşılığında diğer ülkelerin, Uzakdoğu ülkelerin veya Avrupa ülkelerinin Amerika'ya almış aldığı olduğu antidumping gümrükleri var.Bu gümrük tarifeleri bizim inanın ki lojistik sözümüzü çok etkiliyor. Basit bir örnek vermem gerekirse; Amerika, Hindistan'a bir gümrük vergisi koyduğu zaman bizim Türk ihracatçılarının mallarını Amerika'ya satmak daha çok kolaylaşıyor. Ne oluyor? Hindistan-Amerika hattı yavaşlarken bu defa Amerika hattı hızlanmaya başlıyor.Diğer bir kriter var ki onu zaten tahmin edebilmek mümkün değil.Çok böyle onun tehlikesi yaklaştığı zaman bizlerin haberi oluyor. O da iklim koşulları. Eskiden bizim hiçbir zaman gündemimiz olan bir şey değildi. İklim değişikliği, global ısınma vesaire derken artık en azından kendi şirketim için söyleyebilirim ki bütün lojistik firmalar için aynı şey geçerli. Bizim ajandamızın ilk sırasını alıyor. Son birkaç gündür Amerika'da, New York'ta inanılmaz bir hava koşulu var.İnanılmaz bir kar yağışı var. Bundan dolayı bütün havalimanları, yollar kapandı. Şimdi müşteri; ‘New York'a bir yüküm var’ dediği zaman bizim lojistik tarafı olarak buna bir çözüm bulmamız gerekiyor. İşte oradaki havalimanı kapandı, yerine en yakın havalimanı bulmamız lazım. Nihai alıcıya ulaşmamız gerekiyor.Bizim artık işimiz, gücümüz jeopolitik, siyasi olaylar ve hava koşulları. Son bir örnek de o da güncel; Meksika'da bir Meksika kartelinin lideri öldürüldü. Meksika Devlet Hükümeti tarafından. Meksika'da limanlar kapandı. Şimdi bunu bile artık düşünür hale geldik. Bunu yapabilen, müşterisine iş paylaştıran, sunabilen firmalar artık ayakta kalabiliyor.” dedi.
“BENZERSİZ LOJİSTİK ALANI NOKTASINDAYIZ”
İmsanGroup Ortak Kurucu Kerem İmrak, karayolu taşımacılığı ile ilgili önemli bilgiler verdi. İmrak, şunları söyledi:“Dünyada bazı parametreler var. Bugün dünya ticaretinde yaşanan muazzam dönüşümü hepimiz görüyoruz. Bu muazzam dönüşüm içerisinde jeopolitik konum yeniden tanımlanmıştır. Özellikle 2013 yılında da Çin'in oluşturduğu bir kuşaklı yol projesi. Aslında lojistik sektörümüzde deniz yolu, havayolu, karayolu ve diğer modların hepsinde öyle bir dönüşüm yarattı ki; bu dönüşümün de aslında o dönemde haksız olmadığı görünüyor. OECD ülkeleri tarafından yapılan çalışma neticesinde 2020 yılında 12 milyar ton bir küresel ticaret hacmi var. 2030 yılında 25 milyar ton ve 2100 yılında 150 milyar ton gibi bir ticaret hacmi oluşacak. Bu hıza ne kara yolu yetişir, ne deniz yolu, ne hava yolu, ne tren yolu, hiçbir şey yetişmeyecektir. Dolayısıyla buradan baktığımız zaman bizim gibi üç taraflı denizlerle çevrili Asya-Avrupa arasını hep ilkokuldan beri bildiğimiz Kuzey-Güney aksında ticaretin geçişi kavşağının konumunda olan bir ülke için benzersiz bir lojistik alanı noktasındayız. Türkiye olarak, benzersiz noktanın içerisindeyiz. Hem orta koridor hem güney koridor dediğimiz bu noktaların geçiş noktasındayız. Bu da bize ayrıca bir değer katmakta. Dünya denklemde böyle gördüğümüzde, Türkiye özelinde döndüğümüz şunu söyleyebiliriz;Bugün yaklaşık olarak 1.5 milyar insanı yolcu taşımacılığındaulaştıran, 70 ülke ile karayolu anlaşması olan bir ülkeyiz.Bu çok kıymetli bir şeydir. Karayolu'nda bu kadar ülke ile çalışabilme altyapısı kurabilmişsiniz demektir. Nitekim bir ay önceydi, Ulaştırma Bakanımızla ile beraber Irak'la hukuk toplantısı yaptık. Bu da şunun göstergesi gittikçe bu hukuk toplantıları Ticaretin gelişmesine ülkeler arasında geçişkenliğin daha hakkaniyetli, terazide yürümesine sebep olan çalışmalardır.”
“274 MİLYAR DOLARLIK İHRACATIN 111 MİLYAR DOLARINI KARAYOLU TAŞIDI”
2025 yılı verileri üzerinden değerlendirmelerde bulunan İmrak, toplam 274,4 milyar dolarlık ihracat hacmi içerisinde karayolunun 111 milyar dolarlık payla denizyolunun ardından en güçlü taşıma modu olduğunu ifade etti. İmrak, şunları söyledi:“Türkiye'de 2025 yılı içerisinde baktığımız zaman 274.4 milyar dolar ihracat var ticarette. 274 milyar doların içerisinde kara yolu taşımacılığı olarak, 111 milyar dolar değerini taşımışız. Deniz yolu bizden daha önde. Deniz yolunu en yakın takip eden kara yolu modudur. Bugün Türkiye'de baktığımızda yaklaşık 5 bin tane uluslararası yük ve eşya taşımacılığı yapan Ulaştırma Bakanlığımıza bağlı L2 belgesi dediğimiz belge alan şirketimiz var. Bunun paralelinde 96 bin 500 tane ticari araç bu L2 belgelere kayıtlı. Buna paralel olarak yine söylemek gerekirse 274 milyar dolar ticaretin yüzde 41'ini deniz yolundan takip eden karayolu modu gerçekleştirmiştir. Karayolunu Türkiye'nin en önemli değerini sırtlayıp taşıyan önemli bir mod olarak görebiliriz. Paralel olarak aynı zamanda şunu söyleyebiliriz; Avrupa ülkeleri bazında taşıdığımız 111 milyar doların 72 milyar doları 29 tane Avrupa ülkesine yaptığımız 616 bin taşımayla gerçekleşmiştir. 616 bin taşıma nereden gelir? Tüm ülkelere, 2024 yılında 2 milyon 095 bin ihracat yönlü karayolu seferimiz var. 2025 yılında bu kadar maliyet artışları, sıkıntılı savaş ve kargaşa dönemlerine rağmen demek ki ihtiyaçlar o kadar çok yüksek ki yüzde 2 artış yapmışız. 102 milyon 145 bin seferle 2025 yılında karayolu taşımacılığını tamamlamışız. Ve bu da nedir biliyor musunuz? Yaklaşık olarak 1.7 milyon tane geçiş belgesi basılmış. Araçlarımız tarafından alınmış. Ve bu 1.7 milyon geçiş belgesiyle başka ülkelere izin alıp taşıma yapmışız.”
“GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ SABIR, DENEYİM VE SAHA ÇALIŞMASI İSTER”
Gümrük Müşaviri Arif Şengel, gümrük müşavirliği mesleğinin uzun ve zorlu bir eğitim sürecine dayandığının altını çizerek, “Yıllar önce alaylı olarak bu mesleğe girip yetki belgemi almış. 40 yıldır da bu işin içerisinde ilmek ilmek tırnaklarımızla gelmiş bir gümrük müşaviri olarak karşınızdayım.Gümrük müşaviri şirketinde veya gümrük müşaviri olmak istiyorsanız, mezun olduktan sonra bir gümrük müşaviri şirketinde sigortalı olarak staj yaparak hayata atılmanız gerekiyor.Bir yıllık staj süresinden sonra gümrüğün açmış olduğu ilk sınava girerek yüzde 65 oranında sadece yazılı sınavı kazanarak, gümrük müşaviri yardımcısı olabiliyorsunuz. Diplomayı aldıktan sonra gümrük müşavirlik şirketinde en az 2 yıl sigortalı olarak çalışacaksınız. Gümrük müşavirleri derneğine üye olacaksınız ve bunu belgeleyeceksiniz.Bilgi ve birikiminizi gümrük müşavirlik şirketlerinde çalışarak elinize aldığınız evrağı tanıyarak gümrüğe götürdüğünüz evrağın faturanın mülk beyannamesinin ihracat beyannamesinin bir soru sorulduğunda cevabını verebilecek düzeye gelebilecek noktada kendinizi yetiştirerek hazırlamanız gerekiyor.Bu süreçte diploma tek başına yeterli değil. Okuldan mezun oldunuz ama bir şirkete girip çalışacaksınız. Temelden bu işin mutfağından affedersiniz ayakçılık diye tabir ettiğimiz yani evrak götür, getir. Ondan sonra gümrüğe, firmaya, acenteye, limana git.Bu gidiş gelişlerde sizlerin mesleği sorgulamanız, katlanmanız gerekiyor ki öğrenirsiniz. Yaptığınız işi, götürdüğünüz işi sorgulamazsanız, bilerek yapmazsanız sadece memur zihniyetiyle gidip gelirsiniz. İmtihanda başarısız olursunuz. Gerçekten çok zorlu bir süreç.” diye konuştu. Program, plaket takdimi ve günün anısına çekilen toplu fotoğraf ile tamamlandı.
|