Yapay zekâ terapi sürecinin yerini tutamaz




Tarih: 4 Mart 2026 Çarşamba 11:34

RAZİYE ERDEN YILDIRIM

Yapay zekâ uygulamaları erişilebilir ve hızlı yanıtlar sunarak destekleyici bir rol üstlendiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Sıla Dükel, “Terapi, güven, etik sorumluluk ve insan ilişkisinin derinliğini gerektiren bir süreç olduğu için yapay zekâ, ruh sağlığı uzmanının yerini alamıyor.” diyor.

Bir algoritma insanın ruhuna dokunabilir mi? Teknolojinin hızla hayatımıza entegre olduğu bir dönemde, yapay zekâ temelli uygulamalar artık ruh sağlığı alanında da güçlü bir alternatif olarak sunuldu. Geceleri artan kaygı, yalnızlık ve iç sıkıntısı… Pek çok kişi bu anlarda bir uzmana değil, telefonundaki yapay zekâ uygulamasına yazdı. Ruh sağlığı alanında yapay zekâ destekli uygulamaların yaygınlaşması yeni bir tartışmayı da gündeme taşıdı. Konuyla ilgili Uzman Klinik Psikolog Sıla Dükel, gazetemize açıklama yaptı. Dükel, “Hızlı ve erişilebilir yanıtlar rahatlatıcı olabilir ancak terapi süreci bundan çok daha fazlasını gerektiriyor.” dedi.

“İNSANLARIN KONUŞMAYA İHTİYACI VAR”

Uzman Klinik Psikolog Sıla Dükel, bu sorunun küçümsenmemesi gerektiğini belirterek, şunları anlattı:

“İnsanların gerçekten bir yerlere konuşma ihtiyacı var. Gece saatlerinde artan kaygı, yalnızlık hissi ya da yoğun sıkışmışlık anlarında birine yazabilmek ve yanıt alabilmek rahatlatıcı olabiliyor. Yapay zekâ uygulamaları bu anlamda erişilebilir ve pratik bir alan sunuyor. Ancak hızlı yanıt almak, klinik olarak güvenli bir destek almak anlamına gelmez. Dijital araçların sağladığı hız ve erişilebilirlik, özellikle terapiye ulaşmakta zorlanan bireyler için cazip görünüyor. Ancak uzmanlara göre psikolojik destek süreci yalnızca doğru cümlelerin kurulmasından ibaret değil.”

PSİKOLOG SÖYLENEMEYENLERİ DE DEĞERLENDİRİR”

Terapinin doğasına dikkat çeken Psikolog Dükel, “Ruh sağlığı hizmeti bir ilişki sürecidir. Güvenin inşa edildiği, duyguların birlikte taşındığı, bazen sessizliğin bile müdahale olduğu bir alandır. Bir psikolog yalnızca söylenenleri değil; söylenemeyenleri, ses tonundaki değişimi, bedensel ipuçlarını ve duygusal kırılmaları da değerlendirir. Klinik karar verme süreci; eğitim, deneyim ve etik sorumluluk gerektirir. Yapay zekâ sistemleri ise büyük veri setleri üzerinden örüntü tanıma ve olasılık hesaplama prensibiyle çalışıyor. Psiko-eğitim sunabiliyor, bazı düşünce kalıplarını fark ettirebiliyor ve destekleyici yanıtlar üretebiliyor. Ancak travma öyküsünü, bağlanma dinamiklerini ya da aktarım süreçlerini klinik bir sorumluluk çerçevesinde ele alması mümkün görünmüyor.” diye konuştu.

“KONUNUN EN HASSAS BOYUTU İSE İNTİHAR RİSKİ”

Yapay zekânın kişinin bütüncül ruhsal yapısını, geçmiş deneyimlerini ve terapötik ilişkisinde ortaya çıkan dinamikleri etik ve hukuki sorumlulukla değerlendiremeyeceğini ifade ederek, “Yapay zekâ destekleyici olabilir. Fakat kişinin bütüncül ruhsal yapısını, geçmiş deneyimlerini ve terapötik ilişkisinde ortaya çıkan dinamikleri etik ve hukuki sorumlulukla değerlendiremez. Konunun en hassas boyutu ise intihar riski. Yoğun umutsuzluk, kendine zarar verme düşünceleri ya da somut bir intihar planı söz konusu olduğunda, süreç yalnızca destekleyici cümlelerden ibaret değil.” dedi.

“MADDİ KAYGILAR BİRÇOK KİŞİYİ DİJİTAL ÇÖZÜMLERE İTİYOR”

Algoritmanın hukuki ve etik sorumluluğu olmadığını kaydeden Psikolog Sıla Dükel,şöyle aktardı:

“Bu durumlarda kapsamlı bir risk analizi yapılır. Kişinin geçmiş girişimleri, mevcut güvenliği, sosyal destek ağı ve koruyucu faktörleri birlikte değerlendirilir. Gerektiğinde aile bilgilendirilir, kriz hatları devreye girer ya da hastane yönlendirmesi yapılır. Bu bir sorumluluk alanıdır. Bir algoritmanın hukuki ve etik sorumluluğu yoktur; ruh sağlığı uzmanının ise vardır. Öte yandan uzmanlar, insanların neden yapay zekâya yöneldiğini de görmezden gelmiyor. Erişim güçlüğü, maddi kaygılar, damgalanma korkusu ve yargılanma endişesi birçok kişiyi dijital çözümlere itiyor.”

Meslektaşlarına da çağrıda bulunan Dükel, “Ulaşılabilir olmak yalnızca fiziksel olarak erişilebilir olmak değildir. İletişim dilimizin yargısız ve sade olması, danışanı korkutmayan bir çerçeve sunmamız, maddi konularda şeffaf olmamız ve süreci anlaşılır şekilde yapılandırmamız mesleki sorumluluğumuzun parçasıdır.”

“İYİLEŞME, GÜVENLİ BİR İLİŞKİDEN DOĞAR”

Kendi çalışma sistemlerine de değinen Dükel, danışanların sürece adım atmadan önce bile kendilerini güvende hissetmeleri gerektiğini belirtti. Dükel, şunları söyledi:

“Ruh sağlığı hizmeti yalnızca odada başlamaz o odaya gelmeden önce başlar. Danışanlarımızın kendilerini güvende, anlaşılmış ve ulaşılabilir bir sistem içinde hissetmeleri için hem iletişim dilimizde hem de süreç yönetiminde titiz davranıyoruz.

Sonuç olarak uzmanlar, yapay zekânın ruh sağlığı alanında destekleyici bir araç olabileceğini kabul ediyor. Ancak ruh sağlığı uzmanlarının desteğinin yerini alması şu an için mümkün görünmüyor.İyileşme çoğu zaman doğru cevaptan değil, güvenli bir ilişkiden doğar.”


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA