MERVE KANKAN
2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi üyeleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında yaptıkları basın açıklamasında yoksulluk, şiddet ve savaş politikalarına tepki gösterdi. Sendika Kadın Sekreteri Sıdıka Gündüz, emekli kadınların insanca yaşam, eşitlik ve barış taleplerini dile getirdi.
2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi üyeleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında ‘Sömürüye, şiddete ve savaşa hayır’ başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendika binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını Mersin Şube Kadın Sekreteri Sıdıka Gündüz yaptı. Gündüz, kadınların birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün, toplumsal kurtuluş mücadelesinde kadınların kendi talepleriyle yer aldıkları ve bayraklaştırdıkları gün olduğunu söyledi.
“DÜN YOKSULLUĞUMUZA SEBEP DEPREMDİ, BUGÜN SAVAŞ OLDU”
Tarih boyunca kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin, ezilen sınıfların sömürüye ve despotizme karşı kurtuluş mücadeleleriyle başa baş yürüdüğünü ifade eden Gündüz, “Kadınlar, feodal düzenin sonunu getiren 1789 Fransız devrimiyle, İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesinin yanı başına Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesini koydular. Kapitalizme karşı işçi sınıfının yürüttüğü mücadele tarihi de kadın işçiler olmasaydı eksik kalırdı.Emperyalizm ve kapitalizmin boyunduruğundan kurtulup özlediğimiz ve mutlaka ulaşacağımız eşit ve özgür dünyanın kuruluşu da kadınların katkısı olmadan gerçekleşemez. Sonuncusunu şu anda yaşıyoruz, Amerikan emperyalizmi ve işgalci İsrail siyonizmi komşumuz İran’a topyekun savaş açtı.Şimdiden bini aşkın sivil insanı katlettiler. Bilinçli bir şekilde hedef alınan bir okulda eğitim gören yüzlerce kız çocuğunu topluca katlettiler.Emperyalist-kapitalist düzen, işçileri, emekçileri, kadınları, çocukları sömüren; halkları sömürgeleştiren bir sömürü ve baskı sistemidir; vicdansız bir insan ve toplum anlayışının cisimleşmiş hâlidir.Bütün ulusları modern devrimlerin kazanımlarından koparıp ortaçağ karanlığına hapsetmek isteyen emperyalizmin bu uğursuz planı en çok da biz kadınları vuruyor. 1990’lara kadar modern bir ülke olan Afganistan’da bugün kadınlar toplumsal yaşamdan dışlandılar. En taze örnektir; komşumuz Suriye’de emperyalizmin doğrudan desteğiyle iş başına getirilen mezhepçi-tekfirci yönetim ilk iş olarak kadınları şiddet işkence ve katliamlarla toplumsal yaşamdan dışlıyor. İktidarın emeklileri ve tüm emekçileri yoksullaştırırken bahaneleri hiç tükenmiyor. Dün yoksulluğumuza sebep depremdi, bugün savaş oldu gerekçeleri” dedi.
“BÖLGEMİZİN BİR BARIŞ ADASI OLMASINI İSTİYORUZ”
Bu bahanelerin aldatmaca olduğunu iddia eden Gündüz, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Öyle olmasa biz hep yoksul, onlar hep varsıl olmazdı, fedakârlıkta eşitlik olurdu. Eşimizin çocuklarımızın torunlarımızın ve yeğenlerimizin, yani bütün toplumun refaha ulaşacağı bir ülke istiyoruz. Emperyalizmin, işbirlikçi kapitalist iktidarın ve ataerkil düzenin sömürü ve baskısından kurtulmak istiyoruz. Emperyalizme karşı vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü savunuyoruz. Feodal ataerkil gericiliğe karşı laik demokratik cumhuriyeti savunuyoruz. İşbirlikçi oligarşinin vurgunculuğuna karşı eşitlikçi düzeni savunuyoruz. Pahalılığa karşı köklü ve etkin mücadele istiyoruz. Elektrik, doğal gaz, su, ulaşım gibi temel hizmetlerin devlet eliyle sağlanmasını istiyoruz. Zincir marketlerin devletleştirilmesini istiyoruz. Çocuklarımız torunlarımız için parasız eğitim, herkes için parasız sağlık istiyoruz. Emekli dul yetim aylıklarının insanca yaşamaya yetecek kadar artırılmasını istiyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek aylık artışının kaynağı dolar milyarderlerinin ve dolar milyonerlerinin hesaplarında yatıyor.Bir defalık servet vergisiyle kaynak oluşur. Hayatın her alanında, ev içinde ve ev dışında eşitlik istiyoruz. Aile, toplumsal egemenlik ilişkilerini yeniden üreten bir yer olmaktan çıksın.Aile sadece sevgi, eşitlik, özgürlük ve dayanışma yuvası olsun. Feodal ataerkil cinayetlerin ve şiddetin durdurulması için topyekûn seferberlik istiyoruz. Ülkemizin emperyalizmin savaş ve yıkım makinesi NATO’dan derhâl çıkmasını, bölgemizin bir barış adası olmasını istiyoruz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.”
|