TÜRSAB Mersin Bölge Temsil Kurulu Başkanı Hakan Bayındır, 2026 turizm sezonuna savaşların gölgesinde girildiğini belirterek, artan maliyetler, düşen talep ve belirsizliklerin sektörü çok yönlü bir krize sürüklediğini ifade etti. Avrupa pazarında “son dakika” eğiliminin yaygınlaştığını, erken rezervasyonların durma noktasına geldiğini ve hem yabancı hem yerli turistin harcamalarda temkinli davrandığını vurgulayan Bayındır, sektörün planlama yapmakta zorlandığını söyledi. Turizmin yeniden canlanabilmesi için bölgesel barışın sağlanması ve kamu desteklerinin artırılması gerektiğine dikkat çekti.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Turizm sektörü, küresel ve bölgesel gelişmelerin gölgesinde 2026 sezonuna temkinli ve belirsizliklerle dolu bir süreçte hazırlanıyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Denetleme Kurulu Üyesi ve TÜRSAB Mersin Bölge Temsil Kurulu (BTK) Başkanı Hakan Bayındır, uzayan savaş ortamının turizm sektöründe ciddi maliyet artışlarına ve fiyat baskılarına yol açtığını belirterek, sektörün çok yönlü bir krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
MALİYETLER YÜKSELİYOR, FİYAT BASKISI ARTIYOR
Bayındır, turizmin barış, güven ve istikrar üzerine kurulu bir sektör olduğuna dikkat çekerek, “Turizm, en küçük olumsuz gelişmeden dahi hızlı şekilde etkilenen kırılgan bir yapıya sahip. Bölgemizde süren savaş ve gerginlik ortamı, hem turistlerin seyahat tercihlerini hem de sektörün planlama süreçlerini doğrudan etkiliyor. Barış ve huzur arayan bir sektörüz ancak etrafımızdaki kaos, tüm dengeleri bozuyor” dedi. Savaşın uzamasının yalnızca talep tarafını değil, maliyetleri de ciddi şekilde artırdığını vurgulayan Bayındır, enerji, ulaşım, konaklama ve hizmet kalemlerinde yaşanan artışların sektörü zorladığını söyledi. Artan maliyetlerin fiyatlara yansıtılmasının ise talebi daha da düşürdüğünü belirten Bayındır, “Bu durum sektör açısından bir kısır döngü yaratıyor. Maliyetler yükseliyor, fiyatları artırmak zorunda kalıyoruz ancak bu da talebi baskılıyor” diye konuştu.
AVRUPA PAZARI ‘SON DAKİKA’ EĞİLİMİNDE
Türk turizmi açısından en önemli kaynak pazarlardan biri olan Avrupa’da turist davranışlarının değiştiğine dikkat çeken Bayındır, tatil planlarının giderek daha fazla “son dakika”ya bırakıldığını söyledi. Bu durumun sektörde ciddi bir öngörü sorunu yarattığını ifade eden Bayındır, “Eskiden aylar öncesinden yapılan rezervasyonlar sayesinde sezonu daha net planlayabiliyorduk. Ancak şu an turistler bekle-gör politikası izliyor. Bu da işletmeler açısından büyük bir risk oluşturuyor” şeklinde konuştu.
REZERVASYONLAR DURMA NOKTASINDA
Belirsizlik ortamının rezervasyonlara doğrudan yansıdığını belirten Bayındır, özellikle erken rezervasyon döneminde beklenen hareketliliğin gerçekleşmediğini vurguladı. “Şu an birçok bölgede rezervasyonlar durma noktasına gelmiş durumda. İnsanlar hem ekonomik hem de güvenlik kaygıları nedeniyle karar vermekte zorlanıyor” diyen Bayındır, bu durumun sezon öncesi hazırlıkları da sekteye uğrattığını dile getirdi.
İÇ PAZARDA DA KARARSIZLIK HÂKİM
Sadece yabancı turistlerde değil, yerli turistte de benzer bir kararsızlık yaşandığını ifade eden Bayındır, iç pazarda da talebin zayıf seyrettiğini söyledi. Ekonomik koşulların ve genel belirsizlik ortamının vatandaşların tatil planlarını ertelemelerine neden olduğunu belirten Bayındır, “İç pazarda da ciddi bir durgunluk söz konusu. Vatandaşlarımız harcamalarını daha temkinli yapıyor. Bu da sektörü doğrudan etkiliyor” şeklinde konuştu.
“NE YAPACAĞIMIZI KESTİRMEKTE ZORLANIYORUZ”
Sektör temsilcileri olarak süreci yakından takip ettiklerini ancak mevcut koşullar altında net bir yol haritası çizmenin zor olduğunu vurgulayan Bayındır, “Açıkçası bu şartlarda ne yapacağımızı kestirmekte zorlanıyoruz. Önümüzü göremiyoruz. Turizm planlama gerektiren bir sektör ancak şu an bu planlamayı yapmak oldukça güç” ifadelerini kullandı. Yaşanan sorunların temelinde bölgesel istikrarsızlığın yattığını belirten Bayındır, kalıcı çözümün barış ortamının sağlanmasından geçtiğini söyledi. “Savaş sürdüğü müddetçe bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz. Turizm, güven ve istikrar ister. Bu nedenle en büyük temennimiz bölgemizde barışın sağlanmasıdır” dedi. Öte yandan sektörün ayakta kalabilmesi için ekonomik desteklerin önemine de değinen Bayındır, finansmana erişimin kolaylaştırılması, kredi imkanlarının genişletilmesi ve istihdam üzerindeki yüklerin hafifletilmesi gerektiğini vurguladı. “Sektörün bu zor dönemi atlatabilmesi için kamu destekleri büyük önem taşıyor” diye konuştu.
BAKANLIK ÇÖZÜM ARAYIŞINDA
Diğer yandan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un sektör temsilcileriyle bir araya gelerek mevcut durumu değerlendirdiği ve çözüm odaklı bir toplantı gerçekleştirdiği belirtildi. Toplantıda sektörün karşı karşıya olduğu sorunlar, beklentiler ve atılabilecek adımlar ele alındı. Turizm sektörünün geleceğine ilişkin net bir öngörüde bulunmanın şu aşamada mümkün olmadığını dile getiren Bayındır, sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki sezonun nasıl geçeceğini kimse kesin olarak söyleyemiyor. Ancak umudumuz, şartların iyileşmesi ve sektörün yeniden toparlanma sürecine girmesidir. Turizm, Türkiye için stratejik bir sektör ve bu değerin korunması gerekiyor.”
|