“Çalışanına değer veren şirket, kazanıyor”




Tarih: 6 Nisan 2026 Pazartesi 15:57

ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

İş dünyasında rekabetin giderek arttığı günümüzde, şirketlerin başarısı sadece mali tablolara bağlı değil. Psikolog Ezgi Dalyürek, iş yerlerine her sabah sadece insanların gelmediğini, aynı zamanda stres, kaygı ve tükenmişliğin de ofis masalarına taşındığını ifade ediyor. Dalyürek, çalışanların çoğu zaman dışarıya yansıtmadığı sorunların, kurumların performansını doğrudan etkilediğini söyledi. Dalyürek, “Bazen sabah işe gelen bir çalışanın yüzüne bakmak yeterlidir. Gülümsemiyor ama suskun da değil. Yorgun ama anlatmıyor. Her şey yolunda gibi görünür. Ama aslında değildir” dedi.

 

 

 

RUH SAĞLIĞI, ŞİRKETLERİN GİZLİ GÜCÜ

Dalyürek, iş yerlerinde ruh sağlığının göz ardı edilmesinin şirketlere ciddi maliyetler getirdiğini belirterek, Gallup araştırmalarını paylaştı. Dalyürek, şunları söyledi: “Çalışanların yüzde 44’ü gün içinde stresle, yüzde 40’ı kaygıyla baş etmeye çalışıyor. Ekiplerimizin neredeyse yarısı, içsel yüklerle performans göstermeye çalışıyor. Bu durum hem bireysel hem de kurumsal verimlilik açısından kritik bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporlarına göre, ruh sağlığına yapılan her 1 dolarlık yatırım, şirketlere ortalama 4 dolar olarak geri dönüyor. Deloitte’in analizlerinde bu oran bazı durumlarda 5 kata kadar çıkabiliyor. Bu destek yalnızca moral ve motivasyon sağlamakla kalmıyor; verimlilik, maliyet kontrolü ve çalışan bağlılığı açısından da şirketlerin lehine işliyor” diye konuştu.

 

TÜKENMİŞLİĞİ GÖRMEZDEN GELMEK BÜYÜK KAYBA YOL AÇIYOR

Çalışanların tükenmişliğinin çoğu zaman fark edilmediğini söyleyen Dalyürek, gözlemlerini şöyle aktardı: “Gözlerin altındaki yorgunluk, dalgınlık ya da eski neşeden eser kalmaması çoğu zaman fark edilmiyor. Ama bunlar ciddi bir tükenmişliğin işaretidir. Ne yazık ki bu süreç sessizce ilerliyor. Psikolojik destek programları uygulayan şirketlerde tükenmişlik oranlarında yüzde 35’e varan azalma gözlemleniyor. Bunun yalnızca istatistik olmadığını, ekip uyumu, kurum içi iletişim ve çalışan bağlılığının güçlendiğini gösteriyor” diye ifade etti.

 

RUHSAL DESTEK ŞİRKET PERFORMANSINI ARTIRIYOR

Dalyürek, psikolojik desteğin sadece bireyin iyilik hâlini artırmadığını, aynı zamanda şirket performansına da katkı sağladığına vurgu yaptı. Dalyürek, “Yüzde 80’e varan verimlilik artışı: Destek alan çalışanlar işine daha iyi odaklanıyor. Yüzde 78 çalışan sadakati: Yan haklar arasında psikolojik destek ve terapi hizmeti sunan şirketlerde bağlılık artıyor. 1:4 yatırım geri dönüşü: Ruh sağlığına yapılan her 1 dolar, minimum 4 kat kazançla geri dönüyor. Bu veriler sadece rakam değil; iş yerinde güven ortamının ve çalışan memnuniyetinin ölçümleridir” şeklinde konuştu.

 

KÜÇÜK ADIMLAR, BÜYÜK FARK YARATIYOR

Kurumsal ruh sağlığı yatırımlarının büyük projeler gerektirmediğini vurgulayan Dalyürek, şirketler için önerilerini şu şeklide sıraladı:

Erişilebilir Danışmanlık (EAP): Çalışanların psikolojik destek ve danışmanlık hizmetlerine kolayca ulaşabilmesi.

Psikoeğitim ve Atölyeler: Stres yönetimi, mindfulness ve duygusal dayanıklılık gibi konularda bilgilendirici içerikler.

Açık İletişim Kültürü: ‘İyi değilim’ diyebilen çalışan, kendini güvende hisseder ve bağlılığı güçlenir. Bazen küçük adımlar büyük değişimlerin habercisidir. Çalışan kendini değerli hissettiğinde, uzun vadeli bağlılık sağlanır”

 

PSİKOLOJİK GÜVEN, İŞ YERİNİN TEMEL TAŞI

Dalyürek, gerçek başarının KPI’larla değil, çalışanların kendini özgürce ifade edebilmesiyle ölçüldüğünü söyledi. Dalyürek, “Çalışanlar fikirlerini paylaşabiliyor, hata yapmaktan korkmuyorsa ve zorluklarını gizlemiyorsa, işte o ortam hem bağlılığı hem de üretkenliği doğurur. İçten, şeffaf ve destekleyici bir kurum kültürü yalnızca bugünün değil, yarının da yatırımını yapar” dedi. Psikolojik güven ortamı yaratmanın uzun vadeli kazanç sağladığını belirten Dalyürek, “Kendini güvende hisseden insan kalır, katkı sunar ve kurumla birlikte büyür” diye konuştu.

 

İYİ HİSSETTİREN ŞİRKETLER, İYİ SONUÇ ALIR

Dalyürek, “Ekonomik belirsizlikler, teknolojik dönüşümler ve esnek iş modelleri. Tüm bunlar günümüz iş dünyasının bir parçası. İnsanın ihtiyacı belli: Görülmek, duyulmak ve anlaşılmak. Bugün bir kurumun en büyük rekabet avantajı, çalışanına sağladığı psikolojik güven ve destek olabilir. Huzurlu bir çalışan sadece görevini yapmakla kalmaz; kurumuna bağlanır, kalır ve katkı sunar. Asıl büyüme, insanın iyi hissettiği yerde başlar” diye ifade etti.


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA