MERVE KANKAN
Mersin Barosu’nun 5 Nisan töreninde konuşan Başkan Av. Gazi Özdemir, savunmanın zayıflatılmasının adalete erişimi doğrudan etkilediğini belirterek, yargı bağımsızlığı, hukuk eğitiminde kalite, avukatların güvenliği ve haklarının güçlendirilmesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Mersin Barosu Başkanlığı, 5 Nisan Avukatlar Günü kapsamında Mersin Cumhuriyet Alanı’nda tören düzenledi. Mersin Barosu yönetim kurulu üyeleri, Mersin Barosu önceki dönem başkanları, avukatlar ve stajyer avukatların katılımıyla gerçekleşen tören, Mersin Büyükşehir Belediyesi Bandosu’nun eşliğinde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Baro Başkanı Av. Gazi Özdemir, Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasının ardından yaptığı basın açıklamasında, avukatlık mesleğinin ve hukuk sisteminin sorunlarına dikkat çekti.
“SAVUNMANIN ZAYIFLAMASI, YURTTAŞLARIN HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ZEDELER”
Yargının kurucu unsuru savunmanın temsilcisi olan avukatların, aynı zamanda mülkün temeli olan adalet arayışının rehberi, hak ve özgürlüklerin sözcüsü, hukukun üstünlüğü mücadelesinin öncüsü olduğunu belirten Özdemir, şu ifadeleri kullandı: “5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isteriz ki, bağımsız ve güçlü savunma makamı hukuk devletinin temel güvencelerinden biridir. Avukat, bireyin haklarını temsil ederken hukukun üstünlüğünün, adaletin ve demokratik toplum düzeninin korunması için kurucu bir rol üstlenir. Savunmanın zayıflaması, doğrudan doğruya yurttaşların adalete erişim hakkını ve hak arama özgürlüğünü zedeler. Güçlü bir savunma olmadan adil yargılanma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi mümkün değildir.”
“HUKUK EĞİTİMİNDE KALİTE STANDARTLARI BELİRLENMELİ”
Hukuk fakültelerinin eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdemir, plansız şekilde açılan fakülteler ve artan kontenjanların mesleğin niteliğini olumsuz etkilediğini belirtti. Özdemir, “Son döneme kadar plansız biçimde açılan hukuk fakülteleri ve kontrolsüz kontenjan artışları, hukuk mesleklerinin niteliğini ve adalet hizmetlerinin kalitesini olumsuz etkilemiştir. Bu durum mesleğe girişten staj sürecine, mesleğin icrasından sosyo-ekonomik koşullara kadar birçok alanda yapısal sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda hukuk fakültelerinde ikinci öğretimin kapatılması, adalet meslek yüksekokullarından dikey geçişin engellenmesi, üniversiteye girişte uygulanan başarı puanı sıralamasının kısmen yükseltilmesi ve kontenjanların bir nebze azaltılmasına dönük son dönem politikalarını desteklemekle birlikte bu politikanın devamı olacak şekilde kontenjanların aynı şekilde vakıf üniversitelerinde de azaltılması ile başarı puanı sıralamasının 75 bine yükseltilmesi ve hukuk eğitiminde kalite standartlarının belirlenerek akreditasyon uygulamasına geçilmesi gerekliliğinin altını önemle çizmek isteriz. Orta vadede olumlu yansımaları görülecek bu uygulamaların yanında aynı zamanda bir taahhüt belgesi olan Yargı Reformu Strateji Belgesinde de yer alan stajyer avukatların nitelikli eğitim ve ekonomik haklarının, kamu avukatlarının özlük haklarının, serbest avukatların sosyoekonomik haklarının güvence altına alınmasına dönük adımların bir an önce atılması gerektiğini tekrar hatırlatmak isteriz.” diye konuştu.
“AVUKATLARA YÖNELİK ŞİDDET ARTIYOR”
Avukatlara yönelik şiddet olaylarının arttığına dikkat çeken Özdemir, son bir yıl içerisinde meslektaşların hem fiziksel hem de sözlü saldırılarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Özdemir, şunları söyledi: “Geride bıraktığımız bir yıl içerisinde, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya kaldıkları hukuki ve idari baskılara, fiziksel ve sözlü saldırılara yenileri eklenmiştir. 7 Ocak 2026’da meslektaşımız Av. Zekeriya Polat yalnızca görevini yaptığı için işyerinde silahlı saldırıya uğramış ve katledilmiştir. Bu saldırılar, yalnızca avukatların mesleki alanına ilişkin değildir. Savunmanın zayıflaması, doğrudan doğruya yurttaşların adalete erişim hakkını ve hak arama özgürlüğünü zedelemektedir. Güçlü bir savunma olmadan adil yargılanma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Avukatların mesleklerini bağımsız, özgür ve güvenli şekilde icra edebilmeleri için gerekli tüm koşulların sağlanmasının zorunlu olduğunu bir kez daha ifade ediyor, yetkilileri ‘Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni ülkemiz adına imzalayarak hayata geçirmek konusunda çalışma yapmaya davet ediyoruz.”
“YARGI SİSTEMİNİN SORUNLARI MESLEKİ SORUNLARDAN BAĞIMSIZ DEĞİL”
Hukuk sistemine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Özdemir, mesleki sorunların yargı sisteminden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı: “Üç sacayağından birini oluşturduğumuz yargı sistemimizin sorunlarını mesleki sorunlarımızdan bağımsız düşünemeyiz. Zira hukuka olan güveni azaltan uygulamalardan avukatlık mesleği de doğrudan etkilenmektedir. Bu çerçevede hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını ve insan haklarını korumakla görevlendirilen kurumlar olarak bazı olumsuz uygulamaların yargı sistemimizde yarattığı ağır tahribatın altını çizmeyi de sorumluluğumuz olarak görmekteyiz.”
“TUTUKLAMA TEDBİRİ ÖLÇÜSÜZ UYGULANIYOR”
Yargıdaki bazı uygulamalara da dikkat çeken Özdemir, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu kapsamda; en son ve istisnai olarak uygulanması gereken tutuklama tedbirinin bazı yargısal süreçlerde hukuka aykırı ve ölçüsüz şekilde uygulanması kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını zedelediği gibi ifade hürriyeti üzerinde de ağır bir baskı yaratmaktadır. Bir takım Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının yerine getirilmemesi Anayasal Devlet/Anayasal Demokrasi anlayışına telafisi imkânsız zararlar vermektedir. Avukatların mesleki faaliyetlerinin yargılamaya konu edildiği düşüncesi yaratan uygulamalar savunma makamı üzerinde baskı yaratmakta ve adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir. Bu tür olumsuz yargı uygulamaları, kronik sorunumuz olan yargısal süreçlerin geç işlemesi gerçekliğimizle birleştiğinde yurttaşlarımızın hukuka olan güveni zedelenmektedir. Bizler yurttaşlarımıza olan sorumluluğumuz gereği yargısal süreçlerde yaşanan sorunların yine yargı mekanizması içerisinde çözüleceğine inanıyor ve bunun için mücadele ediyoruz.”
“HUKUKU SAVUNMA KARARLILIĞIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Açıklamasının sonunda adalet vurgusu yapan Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Hukuki bilgi ve tecrübemizi tahsis ettiğimiz adalet hizmetlerinin ülkenin huzuru, refahı ve gelişimi için işlemesi gayesini taşırken, karşı karşıya kaldığımız sorunları birlikte aşma iradesinden bir an olsun vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Hukukun, adaletin ve yargının gücü, yalnızca kanunlarla veya kurumlarla ölçülmez; hukukun gücü en zorlu anlarda bile yurtta ve cihanda hukukun üstünlüğünü savunabilme cesaretine dayanır. Hukuku ve adaleti cesaretle savunan tüm meslektaşlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutluyoruz.”
|