MERSİN’DEN TÜRKİYE’YE SANAT KÖPRÜSÜ




Tarih: 7 Nisan 2026 Salı 13:53


Mersin’den doğan No Name Tiyatrosu, sınırları aşarak gerçekleştirdiği Türkiye turneleriyle tiyatroseverlerle buluşuyor. Kurucu Burak Aydın ile tiyatronun mutfağını, sahne heyecanını ve Mersin’in sanat potansiyelini konuştuk. Burak Aydın sözlerine, "Mersin’de tiyatronun daha görünür, daha erişilebilir ve daha canlı bir hale gelmesini istiyoruz.Bunun yanında Mersin’in sanatsal değerini Türkiye’ye göstermek gibi bir hedefimiz de var." diyerek başladı.

ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

 

Mersin’de iki yıl önce kurulan No Name Tiyatrosu, kısa sürede hem kentte hem de Türkiye genelinde gerçekleştirdiği turnelerle dikkatleri üzerine çekti. Kurucu ortaklardan Burak Aydın, tiyatroya bakış açılarını, üretim süreçlerini, turne deneyimlerini ve seyircinin tiyatrodaki vazgeçilmez rolünü tüm açıklığıyla anlattı.

 

No Name Tiyatrosu’nun kuruluş hikâyesi nedir? “No Name” ismi nasıl ortaya çıktı?

Burak Aydın: No Name Tiyatrosu’nu yaklaşık iki yıl önce kurduk. “No Name” yani ‘isimsiz tiyatro’ aslında bizim bakış açımızı çok iyi özetliyor. Biz kendimizi belirli kalıplar içine sıkıştırmak istemedik. Bir etikete bağlı kalmadan, özgür bir üretim alanı oluşturmak istedik. Bu yüzden böyle bir isim tercih ettik.

Kurulduğumuz günden bu yana her günümüzü dolu dolu geçirmeye çalışıyoruz. Bizim için önemli olan, ne kadar üretken olduğumuz ve seyirciye ne sunduğumuz. İsimden çok içerik bizim için belirleyici.

 

Sizi bu tiyatroyu kurmaya götüren süreç nasıl gelişti?

Burak Aydın: Ben ve ortağım Ezgi Eser uzun yıllardır tiyatronun içindeyiz. Aslında hikâyemiz Mersin’de başladı. İlk sahne deneyimlerimizi burada kazandık. Daha sonra kendimizi geliştirmek için İstanbul’a gittik. Konservatuvar eğitimi aldık, farklı sahnelerde yer aldık, farklı disiplinlerle tanıştık. Yıllar içinde ciddi bir birikim elde ettik. Ama bu birikimi sadece İstanbul’da bırakmak istemedik. Tekrar Mersin’e dönerek burada bir şeyler üretmenin daha anlamlı olacağını düşündük. Çünkü bu şehirde ciddi bir potansiyel var. Biz de öğrendiklerimizi, deneyimlerimizi, sahne dilimizi Mersin’e taşımaya karar verdik.

 

No Name Tiyatrosu’nun temel amacı nedir?

Burak Aydın:Bizim temel amacımız sadece oyun sahnelemek değil. Aynı zamanda bir kültür oluşturmak. Mersin’de tiyatronun daha görünür, daha erişilebilir ve daha canlı bir hale gelmesini istiyoruz. Bunun yanında Mersin’in sanatsal değerini Türkiye’ye göstermek gibi bir hedefimiz de var. Çünkü çoğu zaman büyük şehirler dışında yapılan işler göz ardı ediliyor. Oysa Mersin’de çok ciddi bir üretim var. Biz de bu üretimi Türkiye’nin farklı şehirlerine taşımak istiyoruz.

 

Turne süreciniz oldukça yoğun. Bu süreç nasıl ilerliyor?

Burak Aydın:Turne bizim için çok önemli bir parça. Belirli periyotlarla bir liste hazırlıyoruz. Hangi şehirlere gidebiliriz, nerelerde sahne alabiliriz bunları planlıyoruz. Ardından yola çıkıyoruz. Son dönemde Konya, Gaziantep, Diyarbakır ve Mardin’de sahne aldık. 2026 yılı itibarıyla son dört ayda 3-4 turne gerçekleştirdik. Bu bizim için oldukça yoğun bir tempo. Ama aynı zamanda çok öğretici bir süreç. Her turne bize yeni bir deneyim kazandırıyor. Farklı seyirci profilleriyle karşılaşıyoruz, farklı tepkiler alıyoruz. Bu da bizi geliştiriyor.

 

Şehirler arasında seyirci farkı gözlemliyor musunuz?

Burak Aydın: Kesinlikle... Bu çok net bir şekilde hissediliyor. Her şehrin kendi kültürel yapısı, kendi mizah anlayışı var. Bizim sahnelediğimiz “Silah ya da Kek” adlı oyun bir komedi oyunu. Ama aynı zamanda bir derdi olan, alt metni güçlü bir iş. Bazı şehirlerde seyirci daha çok gülerek tepki veriyor. Bazı şehirlerde ise daha dikkatli izleyen, daha analiz eden bir seyirciyle karşılaşıyoruz. Bu aslında çok doğal. Çünkü tiyatro doğrudan toplumla bağlantılı bir sanat. Biz de bu farklılıkları gözlemleyerek kendimizi geliştiriyoruz. Her şehirde aynı dili kullanmanın doğru olmadığını öğreniyoruz. Bu da bizim için çok kıymetli bir kazanım.

 

“Silah ya da Kek” nasıl bir oyun?

Burak Aydın:“Silah ya da Kek” aslında bir komedi oyunu gibi görünse de içinde ciddi meseleler barındırıyor. Günlük hayatın içinden çıkan, insan ilişkilerini ve toplumsal durumları ele alan bir yapısı var. Biz bu oyunda seyirciyi sadece güldürmek istemiyoruz. Aynı zamanda düşündürmek de istiyoruz. Zaten tiyatronun gücü de burada yatıyor. Hem eğlendiren hem de sorgulatan bir alan olması.

 

2026 yılı turne planlarınızdan bahseder misiniz?

Burak Aydın: 2026 yılına oldukça hızlı başladık. Şu ana kadar dört turne gerçekleştirdik. Önümüzdeki süreçte Ankara turnemiz var. Ardından Antalya’ya geçeceğiz. Mayıs ayının son haftasında ise İzmir ve Bodrum’da sahne almayı planlıyoruz. Eğer bir aksilik olmazsa 31 mayıs itibarıyla sezonu kapatacağız. Ama bu süreçte yeni projeler üretmeye de devam ediyoruz.

 

Tiyatro yapmanın ekonomik yönü hakkında neler söylemek istersiniz?

Burak Aydın: Tiyatro, dışarıdan bakıldığında sadece bir sanat gibi görünüyor ama aslında ciddi bir emek ve ekonomik gerçeklik içeriyor. Biz bu işi profesyonel olarak yapıyoruz. Hayatımızı buradan kazanıyoruz. Dolayısıyla yaptığımız işin bir karşılığı olması gerekiyor. Bu da seyirciyle mümkün. Ancak günümüz ekonomik şartları, insanların tiyatroya olan ilgisini biraz azaltmış durumda. Bu noktada bizim daha fazla çalışmamız, daha fazla insana ulaşmamız gerekiyor. Ama şunu da özellikle vurgulamak isterim; seyirci sadece maddi bir unsur değildir. Aynı zamanda moral, motivasyon ve enerji kaynağıdır. Tiyatro seyircisiz olmaz. Oyuncu ve seyirci birlikte bir bütündür. Seyirci yoksa oyun da yoktur, oyun yoksa tiyatro yoktur.

 

No Name Tiyatrosu’nun mekânı nasıl bir anlayışla kuruldu?

Burak Aydın: Biz sadece bir sahne kurmak istemedik. Aynı zamanda yaşayan bir alan oluşturmak istedik. İnsanların gelip vakit geçirebileceği, sohbet edebileceği, tiyatro hakkında bilgi alabileceği bir yer hayal ettik. Özellikle gençlerin düzenli olarak uğrayabileceği bir ortam olsun istedik. Çayını kahvesini içip tiyatro üzerine konuşabileceği bir alan… Başlangıçta küçük bir sahneyle yola çıktık. Ama zamanla büyüdük, geliştik ve bugün daha kapsamlı bir yapıya ulaştık.

 

Salonunuzda Müjdat Gezen ismini taşıyan bir bölüm bulunuyor. Bunun sizin için anlamı nedir?

Burak Aydın: Ben Müjdat Gezen’in öğrencisiyim. Eğitimimi orada aldım. Hayatımda çok önemli bir yeri var. Bu yüzden salonumuzun bir bölümüne onun adını vermek istedik. Bu bizim için bir vefa göstergesi. Aynı zamanda gençlere de bir ilham kaynağı olmasını istiyoruz.

 

Mersin’de tiyatronun geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Burak Aydın: Mersin’de ciddi bir potansiyel var. Gençler ilgili, üretmek isteyen çok insan var. Ama bu potansiyelin desteklenmesi gerekiyor. Daha fazla sahneye, daha fazla üretim alanına ihtiyaç var.

Eğer bu destek sağlanırsa, Mersin, tiyatro alanında çok daha güçlü bir şehir haline gelebilir.

 

Son olarak seyircilere ne söylemek istersiniz?

Burak Aydın: Biz üretmeye devam edeceğiz. Yeni oyunlar, yeni turneler, yeni projeler… Ama tiyatronun yaşayabilmesi için seyirci şart. İnsanların gelip o salonu doldurması, bizimle aynı anı paylaşması gerekiyor. Seyirci sadece izleyen değil, aynı zamanda oyunun bir parçasıdır. Daha fazla seyirci demek daha güçlü bir tiyatro demek. Bizim en büyük isteğimiz, insanların tiyatroya sahip çıkması ve bu sanatın bir parçası olması.


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA