Bilinçsiz ilaçlama sofraları boş bırakabilir!




Tarih: 15 Nisan 2026 Çarşamba 10:00

RÖPORTAJ: RAZİYE ERDEN YILDIRIM

Arıcılığı bir yaşam biçimi olarak gören Hacer Dündar, bahar aylarında artan kontrolsüz zirai ilaçlamaların kolonileri yok etme noktasına getirdiğini açıkladı. Arıcı Dündar, "Arıların kaybı, tarımın ve gıda zincirinin zarar görmesi demektir. Bilinçsiz ilaçlama ile kayıplar yüzde 100’e kadar çıkabiliyor." uyarısında bulunarak çiftçi ve arıcı arasında iş birliği çağrısı yaptı.

Doğanın en önemli döngülerinden birinin merkezinde yer alan arılar, sadece bal üretimiyle değil, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından da hayati bir rol üstleniyor. Ancak son yıllarda artan bilinçsiz tarım uygulamaları ve çevresel faktörler, arıcılığı her geçen gün daha zor bir meslek haline getirdi. Yıllardır arıcılıkla uğraşan ve mesleğini “bir yaşam biçimi” olarak tanımlayan arıcı Hacer Dündar, hem arıcılığın mesleki standartlara kavuşma sürecini hem de özellikle bahar aylarında yoğunlaşan zirai ilaçlamaların arılar üzerindeki etkisi ile ilgili soruları gazetemize yanıtladı. Dündar, arıcılığın geleceği için en önemli unsurun “bilinçli üretim ve iş birliği” olduğuna dikkat çekti.

Arıcılığa mesleki standart getirileceği duyurulmuştu. Süreç şu an ne durumda?

Arıcılık mesleğinin resmî standartlara kavuşması için uzun süredir yürütülen çalışmalar artık somut bir noktaya geldi. Türkiye Merkez Arıcılar Birliği’nin yoğun çabaları sayesinde arıcılık, Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından verilen Ulusal Meslek Standartı arasına girme aşamasında. Şu an işlemler devam ediyor ancak büyük ihtimalle 2026 yılı içerisinde bu sürecin tamamlanmasını bekliyoruz. Bu gelişme biz arıcılar için çok önemli. Çünkü yaptığımız işin daha görünür hale gelmesi, toplum nezdinde saygınlık kazanması ve belirli kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi mesleğimizi daha güçlü bir noktaya taşıyacak. Aynı zamanda genç nesillerin de bu mesleğe daha bilinçli şekilde yönelmesini sağlayacaktır.

“ZİRAİ İLAÇLAMALAR, ARI ÖLÜMLERİNE YOL AÇIYOR”

Bahar geldi ve birçok çiftçi bahçesine ilaç vermeye başladı…

Bahar ayları, arılar için en kritik dönemlerden biridir. Çünkü çiçeklenme başlar ve arılar yoğun şekilde doğada çalışır. Ancak tam da bu dönemde yapılan zirai ilaçlamalar, ne yazık ki ciddi arı ölümlerine yol açıyor. Özellikle gündüz saatlerinde, arıların çiçek üzerinde aktif olduğu zamanlarda yapılan ilaçlama, doğrudan arının zehirlenmesine neden oluyor. Bu durum bazen kolonilerin büyük kısmının kaybına, hatta tamamen yok olmasına kadar gidebiliyor. Bu sadece arıcıyı ilgilendiren bir sorun değil. Arılar olmazsa tozlaşma olmaz, tozlaşma olmazsa meyve ve sebze verimi ciddi şekilde düşer. Yani aslında arının kaybı, tarımın ve gıda zincirinin zarar görmesi demektir.

Bu sorunun önüne geçmek için nasıl önlemler alınabilir?

Aslında çözüm çok karmaşık değil; iletişim ve bilinç en önemli iki unsur. Çiftçi ile arıcının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Örneğin ilaçlamanın, arıların kovana döndüğü akşam saatlerinde yapılması büyük fark yaratır. Bu şekilde zarar minimum seviyeye iner. Kontrollü ve bilinçli uygulamalarda kayıplar yüzde 2-3 civarında kalırken, bilinçsiz ilaçlamada bu oran yüzde 70-80’e, hatta yüzde 100’e kadar çıkabiliyor. Ayrıca daha çevre dostu ve arılara zarar vermeyen ilaçların tercih edilmesi, rüzgârlı havalarda ilaçlama yapılmaması ve çiçeklenme dönemlerinde daha dikkatli olunması da önemli önlemler arasında yer alıyor.

“ÇİFTÇİNİN DE ARIYA İHTİYACI VAR”

Siz bu durumdan korunmak için neler yapıyorsunuz?

Ben elimden geldiğince kovanlarımı ilaçlama yapılan bahçelerden uzak tutmaya çalışıyorum. Özellikle bahçe kenarlarına ya da yoğun tarım yapılan alanlara arı yerleştirmemeye dikkat ediyorum. Ama bu da işimizi zorlaştırıyor. Çünkü her zaman uygun ve güvenli alan bulmak kolay değil. Ayrıca arıları sürekli taşımak hem maliyetli hem de zahmetli bir süreç. Aslında en doğru çözüm, arıcı ile çiftçinin birlikte planlama yapması. Çünkü çiftçinin de arıya ihtiyacı var. Arılar, ürünün kalitesini ve verimini artıran en önemli unsurlardan biri.

Kaç kovanla çalışıyorsunuz?

Arıcılıkta kovan sayısı sabit değildir. Mevsime ve üretim sürecine göre değişir. Örneğin kış dönemine daha düşük sayıda koloniyle girilir, bahar döneminde ise bölünmelerle bu sayı artar. Ben kışa yaklaşık 350-400 kovan civarında giriyorum. Bahar döneminde ise bu sayı 500 hatta 600 koloniye kadar çıkabiliyor. Eğer işin içindeyseniz ve üretimi doğru yönetiyorsanız, kendi kraliçe arılarınızı yetiştirerek kolonilerinizi artırmanız mümkün.

İlaçlamadan dolayı ne kadar zarar yaşıyorsunuz?

Bu tamamen yapılan ilaçlamanın şekline bağlı. Eğer bilinçsiz bir ilaçlama varsa, maalesef çok büyük kayıplar yaşanabiliyor. Bazen kolonilerin yarısını, hatta tamamını kaybeden meslektaşlarımız oluyor. Ama çiftçi ile iletişim kurulduğunda ve doğru saatlerde ilaçlama yapıldığında zarar minimum seviyede kalıyor. Burada önemli olan şunu unutmamak: Bu kayıp sadece arıcının kaybı değil. Bu, doğanın, tarımın ve geleceğimizin kaybı. Eğer arıları koruyamazsak, yarın soframıza gelen ürünleri de koruyamayız.

“ARICI OLMADIM, ARICI DOĞDUM”

Son olarak bu mesleğe ve üretime bakış açınızı nasıl özetlersiniz?

Arıcı olmadım, arıcı doğdum diyebilirim. Bu meslek benim için sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi. Amacım sadece çok üretmek değil, doğru ve sağlıklı üretmek. Ucuz ama kalitesiz ürünler yerine, kendi çocuklarıma gönül rahatlığıyla yedirebileceğim doğal ve temiz ürünleri üretmek istiyorum. Çünkü bizler sadece bugünü değil, yarını da düşünmek zorundayız. Doğayı koruyarak üretim yapmak, aslında çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük mirastır.


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA