Denizkızı’na 113 milyonluk sermaye artışı




Tarih: 17 Nisan 2026 Cuma 16:57

RAZİYE ERDEN YILDIRIM

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Nisan ayı ikinci birleşiminde, Denizkızı Turizm A.Ş.’nin sermayesinin 150 milyon TL’ye çıkarılması teklifi görüşüldü. İktidar ve muhalefet arasında sert tartışmalara sahne olan teklif, oy çokluğuyla kabul edildi.

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 yılı Nisan ayı olağan toplantısının ikinci birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer adına CHP Meclis Üyesi Ali Uyan başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı, Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salon’da yapıldı. Meclis toplantısı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların gölgesinde gerçekleştirildi. Toplantıda, Denizkızı Turizm A.Ş.’nin 36 milyon 510 bin 100 TL olan sermayesinin, 113 milyon 489 bin 900 TL artırılarak 150 milyon TL’ye çıkarılmasına ilişkin teklif, iktidar ve muhalefet arasında sert tartışmalara neden olurken, madde oy çokluğuyla kabul edildi.

Birimlerden Gelen 2 madde de oy birliğiyle kabul edildi. 2872 Sayılı Çevre Kanununda yer alan ‘Kirleten Öder’ prensibi ile“Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik ve Evsel Katı Atık Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz” kapsamında; özellikle dönemsel kullanılan ikincil konutu olan ve su tüketimi bulunmayan abonelerde atık üretimi olamayacağından dolayı mükerrerlik oluşmaması amacıyla; su sayacı okunduğu aylarda, eğer su sarfiyatı yoksa (Su kullanım bedeli 0 TL ise) bu aboneliklerden katı atık bedeli alınmaması ile ilgili konu oy birliğiyle kabul edildi. Silifke İlçesi Bahçederesi Mahallesi’nde bulunan Silifke Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne, geçtiğimiz aylarda vefat eden CHP’li Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Silifke Belediyesi Meclis üyesi Cemil Sungur’un isminin verilerek, ‘Silifke Cemil Sungur Hayvan Rehabilitasyon, Bakım ve Yaşam Alanı’ olması  ile ilgili konunun görüşülmesi de oy birliği ile kabul edildi.

 

ŞİMŞEK: ŞEFFAFLIK, ÇOK ÖNEMLİYDİ

MHP Meclis Üyesi Muharrem Şimşek, şirketin şeffaflık ve mali denetim eksikliğine vurgu yaparak şunları söyledi: “Daha önce geçen yıl biz belediye iştiraklerinin denetlenmesi komisyonunda ve denetimle ilgili bir komisyon kurulması yönünde bir önergemiz olmuştu. Ama iktidar tarafından reddedildi bu komisyon kurulması teklifimiz. Bu şunun için çok önemliydi. İştiraklerin gidişatının, mali durumunun ne durumda olduğunu meclisin bilmesi burada şeffaflık hakikaten çok önemliydi. Ama o gün, o komisyonun kurulması reddedildi. Geçtiğimiz yıllarda da gerek Kültür Aş., gerek İmar Aş. bunların hepsinde sermaye tamamlama gibi sürekli sermaye artışları gündeme geldi. Sermaye artışları, tamamlamaları niye yapılıyor? Değerli arkadaşlarım, öz sermaye eksiye düşüyor. Niye eksiye düşüyor? Sürekli zarar ediyor. Sürekli zarar ettiği için siz belediye bütçesinden sürekli oraya para aktarmak zorunda kalıyorsunuz. Şimdi bugünkü gündemde Denizkızı Turizm A.Ş. 4 milyar 800 bin lira hazır değeri var. 340 milyon borcu var. Yani bu tabloyu kimin önüne koyarsanız koyun, der ki; 'bu şirket iflas etmiş'. Bir yıllık cirosu 350 milyon. Küsuratları söylemiyorum. Cirosu kadar şirketin borcu var. Ve biz 2019'da yetkili arkadaşlarım bize aktardı. 2019'da bir sermaye artışı yapmışız. Şimdi geliyoruz. Yine 113 milyon küsuratı da var. 113 milyonluk bir sermaye artışı yapıyoruz. 113 milyon kurtarıyor mu? Hayır, kurtarmıyor. Ben komisyonda da söyledim. 'Keşke bunu 300 milyonluk gibi bir rakam teklif etseydiniz' diye orada da söyledim yetkili arkadaşlara ama olmamış. Bu şekilde getirmişler. Fakat bu şirketlerin idaresinin mutlaka gözetilmesi gerekiyor. Aksi takdirde yani şunu söylemiyorum; 'Belediyenin şirketleri kar etsin, kara yönelik çalışsın.' Bunu söylemiyorum. Ama her konuda önümüze bir tarifeyi getirirken, maliyet diye söylediğiniz burada niye maliyeti gözetmiyorsunuz? Bir hizmet veriyorsanız, bunun bir maliyeti var size. Su tarif gündeme geldiği zaman, e suyun maliyeti var. Evsel atık gündeme geldiği zaman, evsel atığın maliyeti var. Kardeşim bunun da bir maliyeti var gözünü sevdiğim. İşte bu noktada komisyon da buna 'evet' verdik biz Sayın Başkanım. Burada da evet diyeceğiz. Peki, sıkıntı ne diyeceksiniz? Sıkıntı şu, bu noktaya gelmeden bu şirketlerin gözetim altında tutulması, gidişata tedbir alınması. Sıkıntısı bu. Bunu dile getirmeye çalıştım.”

 

TURAN: İŞLETMELERİ KİRAYA VERELİM, BELEDİYEMİZE GELİR ELDE EDERİZ

 

AK Parti Meclis Üyesi Mustafa Turan ise, işletmelerin zarar ettiğini savundu ve kiralama modelini önerdi. Turan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Denizkızı Turizm A.Ş. Belediye kuruluşu sonuçta bu halkın, bu milletin, Mersinlilerin bir şirketi. Fakat gördüğümüz kadarıyla burası iyi yönetilmiyor. Neden diyeceksiniz? Sürekli sermaye artırımı var. Bu şirket sürekli zarar ediyor. Şimdi benim bildiğim kadarıyla burada sahildeki kafeler var. Doğru mu? Ve daha batıdaki illerimizdeki işte pardon ilçelerimizdeki plajlar var. Yani bu işletmelerin yüzde 100 kar etmesi gerekirken, bizim elimize büyük, kötü bir tablo çıkıyor. Şimdi burada bunu bir gözden geçirmemiz lazım. Niye bu işletmeler zarar ediyor? Çünkü yüzde 100 karlılığı olan işletmeler bunlar. Bunlar kafeler, restoranlar ve bildiğimiz kadarıyla plajlar. Belki başka yerlerde olabilir. Ben hatırlayamadım. Ancak şimdi dönem dönem geziyorum. O kafeler normal çalışıyor. Fiyatlar da çok ucuz değil. Ama demek ki bir yerde, oralar birileri tarafından finansman ya da arpalık ya da ne derseniz deyin o şekilde kullanılıyor demektir. Bunun anlamı bu. Değilse eğer, bu şekilde devam edecekse hani bazı arkadaşlar karşı çıkıyor ama hükümetin yaptığı bir şey vardı. Bu ülke kaynaklarını koruma anlamında, biz bu işletmeleri kiraya verelim belediyemize gelir elde ederiz. Kar ederiz yani. Hangi kafeyi biz bugün, kiraya versek, kira almayız. Ciddi olarak ihaleye çıkarırız. Hem de o plajlar aynı şekilde biz ihaleye çıktığımız takdirde belediyeye yük olmaz, belediye gelir elde ederiz. Bunu lütfen gözden geçirelim. Bakın hüsnüniyet olarak bu verdik. Ama bundan sonra gelecek yıllarda, aynı işlem olursa, aynı şekilde düşünmeliyiz. Eğer dediğim gibi; 'zarardan çıkamıyorsak, biz buraları kiraya verelim' ve Mersin halkının üstündeki bir yükü almış olalım.”

 

GENÇ: CHP, HALK İSTEDİĞİ İÇİN YAPIP DEVRETMİYOR, YAPIP İŞLETİYOR

 

CHP Meclis Üyesi Gülşah Yıldırım Genç, muhalefetin kiralama önerisine tepki gösterdi. Genç, belediyenin sosyal belediyecilik gereği işletmecilik yapması gerektiğini savunarak, muhalefete şu yanıtı verdi:

“Bununla ilgili düzeltmeleri mutlaka ilgili bürokratlarımız verecektir ama ben sadece şunu ifade etmek isterim. AK Parti Grup Başkan Vekili evet AK Parti anlayışıyla bir cevap verdi. "Yapalım." diyor. "İşletmeyelim, devredelim." diyor. Zaten Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi yerel yönetimleri şunu ister ve halk aslında bunu istediği için bu hizmeti yerine getiriyor. Yapıp devretmiyor, yapıp işletiyor. Sayın başkanım, geçmişte Adnan Menderes Bulvarı'nı biliyoruz. Oradaki kafeleri, işletmeleri de biliyoruz. Olmayan yerleri de biliyoruz. Şu an Denizkızı Turizm A.Ş. işletmiş olduğu kafeleri de biliyoruz. Yani bunu defalarca anlatmaya gerek yok. Sahilleri biliyoruz. Sayın Başkan dedi ki; 'ucuz değil.' Evet, bu tür ülkede ne ucuz? Bir kere onu da bir sorgulamak gerekiyor. Ve her şeyin ama her şeyin benzine, motorine, bunlara bağlı olduğunu da çok çok iyi biliyoruz. Bu şey gibi hani, ısrarla su faturaları deniyor ya ama elektrik faturası hiç konuşulmuyor. Yani burada yine bir algı üzerinden siyaset yapılmaya çalışılıyor. Söylediğim gibi, rakamlar noktasında mutlaka bürokratlarımız, ilgili komisyon üyeleri bilgi verecektir ama şunu iyi ifade etmek istiyoruz; yap devrettin, bize nelere mal olduğunu, Türkiye'ye nelere mal olduğunu biliyoruz. Mersin'de bunun farkında ama yap, işlet. Belediyemizin işlettiği yerlerin ne kadar güvenli, temiz, hijyenik ve uygun fiyatlar olduğunu çok iyi biliyoruz. Bunu da ifade etmek isterim. Mersin halkının da Denizkızı Turizm A.Ş.’nin işletmiş olduğu kafeler, restoranlar ve plajlarından memnuniyetleri de zaten ortada.”

 

AVCİ: ŞİRKET SERMAYE ARTIŞLARI, DOĞRUDAN ZARAR GÖSTERGESİ DEĞİLDİR

CHP Meclis Üyesi Hamit Mert Avci, sermaye artışının teknik bir zorunluluk olduğunu ve işletmelerin kente sağladığı güveni şu sözlerle savundu: “Konuşmalar ateşlenince, gündem olduğundan çok farklı bir yere geçişti. Benim de dikkatimi çekti. Burada konuya tamamıyla hakim olmayan ya da dikkat kesilmemiş, vatandaşlarımız yanlış bilgilenmesin diye ben de birkaç yere değinmek istiyorum. Öncelikle benim şimdiye kadar, bildiğim kadarıyla şirket sermaye artışları şirketlerin zarar ettiği anlamını doğurmaz. Bu bununla ilgili bir konu da değil. Hatta hükümetimiz de parlamento aracılığıyla anonim şirketlerin minimum sermayelerine ilişkin, düzenlemeye girerler. Ve bu düzenleme de her zaman artı yöne, yani şirket sermayelerinin minimum tutarlarının artışı yönünde olmuştur. Eğer biz yerel parlamentoda belediye meclisimizde şirket sermaye artışlarının, zaruri bir zarar olduğu yanılgısına düşersek, hafazanallah bu sefer memleket her sene zarar ediyor. Her sene mahvoluyor algısı çıkar. Bu doğru bir yaklaşım değil. Bunun doğru olmadığının altını çizmek gerekir. Şirket sermaye artışları, doğrudan zarar göstergesi değildir. Devamında sahildeki kafelerle veya bunların maliyetleriyle veya şezlonglarla ilgili bunları katı atık bedeli ile evsel atık bedeliyle, su fiyatlarıyla kıyaslayan veya böyle bir paradigma yaratan bir yaklaşım oldu. Bu söz konusu olamaz. Su fiyatları ile ilgili her şeyi biliyorsunuz. Kanalizasyon idarelerine ilişkin kanunda açıkça belirtilmiş ve maliyetinin altında su satılamayacağı bir kanun maddesi ve oradan geliyor. Yani bir belediye şirketinde, bir kafede, bir sahilde, restoranda satılan, verilen bir hizmetin, satılan bir ürünün fiyatıyla, kanunun; 'şu liraya satabilirsin, başka fiyata altına satamazsın' dediği bir birimin fiyatını kıyaslamak makul değil, akıl işi değil. Böyle hatalara düşmememiz gerekiyor. Ayrıca bu sahildeki yerlerin veya başka kiraya verilmesi konusu yani duymamış olmayı tercih edeceğim kendi adıma. Buralar bize bir yerlerden miras kalan yerler değil. Özellikle söz konusu konuşmada bahsi geçtiği gibi, arpalık ya da benzeri yerler hiç değil. Vahap Seçer döneminden önce buraların ne halde olduğunu, en iyi Mersin halkı bilir. Buradaki üzülerek söylüyorum, bir kısmı başka ülkelerden göç eden vatandaşlarımızdan kaynaklanan güvenlik sorunu başta olmak üzere birçok sorun özellikle bu kafeler, bu işletmeler ve buradaki popülasyon sayesinde ciddi anlamda azalmıştır. Buralar Mersinli'nin gezebildiği, yiyebildiği, içebildiği, minimum maliyetle ailesinin özel günlerini kutlayabildiği, sosyalleşebildiği alanlar halini almıştır. Bunların yok devredilmesi, kiraya verilmesi, bunlar konuşulacak şeyler değil.”

 

 

YILDIZ: DENİZKIZI AŞ. ZARAR DEĞİL, KAR ETTİ

Mersin Büyükşehir Belediyesi Denizkızı Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Buğra Yıldız, Denizkızı Turizm A.Ş.’nin 2025 yılında kar ettiğinin altını çizdi. Muhalefetin Denizkızı Turizm A.Ş. Zarar ediyor yönündeki iddialarına da şu sözlerle cevap verdi:

“Biz aslında komisyon daha rakamların hepsini sunmuştuk. Bütün bilançolarımızla beraber gelmiştik. Ben şöyle bir açıklama yapayım. İlk başta iştirakler Sayıştay denetimine tabidir. Biz de 2024 yılında Sayıştay tarafından denetim geçirdik. Denizkızı Turizm A.Ş. en son sermaye artırımını 12.12.2019 yılında, daha önceki 2018 yılından kaynaklanan bir ihaleden dolayı haciz geldiğinden dolayı, sermaye artışına gitti. Çünkü o dönemde Emirler Kent Ormanı yapıldığından dolayı, orada 6.5 milyonluk bir ihale vardı. Şirketin 7 tane işletmesi vardı ve bunların hepsi yaz ayları içerisindeydi. Hiçbir ticari geliri yoktu. Hiçbir sermayesi yoktu. O yüzden de o dönem 12.12.2019'da sermaye artışı yapmak zorunda kaldı. Onun haricinde, tam 7 sene sonra biz sermaye artışı yapıyoruz. Fakat bizim bir ihtiyaçtan dolayı değil, daha çok şu an şirketimizin brüt satışı, net değil, brüt satışı 498 milyon 135 bin Türk lirasıdır. Şirketin dönem varlıkları 65 milyondur. Şirketin duran varlıkları da 50 milyon civarındadır. Yani rakamlar aslında bu şekilde telaffuz edilmişti. Ayrıca şirket 2025 yılında kar etmiştir, zarar etmemiştir. Biz 7 yıl boyunca total toplamda 39 tane yeni işletme açtık ve bunların hiçbirinde büyükşehir belediyesinden gelen bir kaynakla değil, tamamen kendi öz kaynağımızla kendi gelirlerimizle yaptığımız, olduğumuz kaynaklarımızla yaptık. Şu an şirketin aylık cirosu, şirketin totaldeki sermayesinden daha yüksektir. O yüzden de şirket resmi olarak batık değildir. Resmi olarak biz bu sermaye artışını yapmak zorunda kaldığımız için yapıyoruz. Yoksa bizim böyle bir bilançodan dolayı, yoksa bizim böyle bir artış yapma ihtiyacımız ve gereğimiz de yoktu.”

 


Etiket:


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA