Mersin’in Anamur ve Bozyazı ilçelerinde muz ve çilek üretiminde yaşanan fiyat dalgalanmaları ve ihracat sıkıntıları üreticiyi zorluyor. Muzda maliyet-fiyat dengesinin bozulmasıyla zararına satışlar görülürken, çilekte ise ihracatın durma noktasına gelmesi sektörün geleceğini tehdit ediyor. Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, özellikle dış pazarların açılmaması halinde üretimde ciddi düşüş yaşanabileceği uyarısında bulundu.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Türkiye’nin örtü altı üretimde öne çıkan merkezlerinden Mersin’in Anamur ve Bozyazı ilçelerinde üreticinin sesi olan Anamur Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, hem muzda hem de çilekte yaşanan gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Gümüş, bölgede tarım sektörünün iki önemli ürünü üzerinden yaşanan kırılgan yapıyı gözler önüne serdi.
MUZDA SERT DALGALANMA
Son aylarda muz piyasasında yaşanan dalgalanmaların üreticiyi ciddi anlamda zorladığını belirten Gümüş, özellikle maliyet-fiyat dengesinin bozulduğu dönemde üreticinin zararına satış yapmak zorunda kaldığını ifade etti. “Muz üretiminin maliyeti 42-43 TL seviyelerindeydi. Ancak bir dönem ürün 40 TL’ye kadar düştü. Yani üretici, emeğinin karşılığını alamadığı gibi zararına satış yaptı. Bu sürdürülebilir bir durum değil” diyen Gümüş, bu sürecin arkasında sadece arz fazlası değil, piyasa dinamiklerinin de etkili olduğunu vurguladı. Gümüş, özellikle büyük zincir marketlerin yerli muz alımında isteksiz davrandığını belirterek, bunun fiyatların düşmesinde önemli rol oynadığını söyledi. Gümüş, “Büyük marketler yerli muz almamak için adeta ayak diretti. Bu da piyasada ciddi bir tıkanmaya yol açtı. Üretici ürününü değerlendirecek kanal bulmakta zorlandı. Hal böyle olunca fiyatlar daha da aşağı çekildi” diye ifade etti.
ÜRETİM AZALDI, FİYATLAR TOPARLANDI AMA RİSK SÜRÜYOR
Son dönemde üretimde yaşanan kısmi düşüşle birlikte fiyatların yeniden toparlanma eğilimine girdiğini dile getiren Gümüş, mevcut tabloyu şöyle özetledi: “Şu anda piyasada muz miktarı biraz azaldı. Arz azalınca fiyatlar da doğal olarak yükseldi. Bugünlerde 60 TL civarında alım-satım yapılıyor. Bu seviyeler, maliyetlerin biraz üzerinde olduğu için üretici açısından nefes aldırıyor. Ancak bu bir rahatlama değil, geçici bir denge.” Girdi maliyetlerindeki artışın devam ettiğine dikkat çeken Gümüş, gübre, enerji ve işçilik kalemlerinde yaşanan yükselişin üreticinin üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ifade etti.
ÇİLEKTE ALARM ZİLLERİ: İHRACAT DURMA NOKTASINDA
Muzdaki kısmi toparlanmaya karşın çilek üretiminde durumun çok daha kritik olduğunu belirten Gümüş, ihracatta yaşanan durgunluğun sektörü adeta kilitlediğini söyledi.
“Çilekte hâlâ ciddi sıkıntı var. İhracat çok durgun. Ürün var ama pazar yok. Bu da fiyatların üreticinin beklentisinin çok altında kalmasına neden oluyor” diyen Gümüş, özellikle dış pazarlara bağımlı olan çilek sektörünün iç piyasayla ayakta kalmasının mümkün olmadığını vurguladı. Çilekte fiyatların ve piyasa dengesinin tamamen ihracata bağlı olduğunu net bir şekilde ifade eden Gümüş, “İhracat olursa piyasa düzelir. Bu çok açık. Ancak ihracat bu şekilde durgun devam ederse çilekte beklentinin altında kalmaya devam ederiz. Üretici zarar eder, üretimden çekilmeler başlar” dedi. Gümüş, ihracattaki daralmanın en önemli nedenlerinden birinin Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler olduğunu belirtti. Bölgedeki savaş ortamının ticaret yollarını ve talebi olumsuz etkilediğini ifade eden Gümüş, lojistik süreçlerde de ciddi aksaklıklar yaşandığını dile getirdi. “Özellikle Orta Doğu’daki savaş piyasayı tamamen etkiliyor. İhracat yaptığımız ülkelerde talep düştü, nakliye süreçleri zorlaştı. Bu da ürünün dış pazara ulaşmasını engelliyor. Lojistik maliyetleri de ciddi şekilde arttı” diye konuştu.
“ÇİLEK BU ŞEKİLDE AYAKTA KALAMAZ”
İç piyasadaki talebin çilek üretimini ayakta tutacak seviyede olmadığını belirten Gümüş, üreticinin tek çıkış yolunun ihracat olduğunu yineledi: “İç piyasayla bu işin dönmesi mümkün değil. Çilek ihracata dayalı bir ürün. Eğer dış pazarlar açılmazsa üretici bu yükü taşıyamaz. Fiyatların düzelmesi otomatik olarak ihracatın hızlanmasına bağlı.” Yaşanan belirsizliklerin üreticinin gelecek planlarını da etkilediğini söyleyen Gümüş, özellikle çilekte üretim alanlarının daralabileceği uyarısında bulundu. Gümüş, “Üretici zarar ederse bir sonraki sezon üretim yapmaz ya da alanını küçültür. Bu da uzun vadede üretimde düşüşe yol açar. Bugün yaşanan kriz yarının üretim açığına dönüşebilir” dedi. Gümüş, yetkililere çağrıda bulunarak özellikle ihracatın önünü açacak adımların hızla atılması gerektiğini vurguladı. Alternatif pazarların oluşturulması, lojistik desteklerin artırılması ve üreticinin maliyet yükünün hafifletilmesi gerektiğini ifade etti. Gümüş, “Üretici ayakta kalmak için mücadele ediyor. Ancak bu mücadele tek başına verilemez. İhracatın hızlanması için devlet desteği şart. Aksi halde hem muzda hem çilekte üretim sürdürülebilirliği ciddi risk altına girer” şeklinde konuştu. Gümüş, bölgedeki tarımın bel kemiğini oluşturan muz ve çilekte yaşanan bu gelişmelerin sadece üreticiyi değil, tedarik zincirinin tamamını etkileyen bir süreç olduğuna işaret etti.
|