RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail’in uluslararası sularda müdahale etmesi Mersin’de protesto edildi. Eylemde konuşan Mersin Kent Tarihi Müzesi Kurucusu Dr. Mustafa Erim, “Artık dünyanın her yerinde insanlık vicdanı harekete geçiyor ve bu insanlar çok farklı ülkelerden bir araya gelerek çeşitli meşakkatleri, gözaltına alınmayı, tutuklanmayı, hatta öldürülmeyi bile göze alarak bu hareketin içindeler.” dedi.
İsrail’in Gazze ablukasını kırmak ve Filistin’e insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na, İsrail donanması tarafından uluslararası sularda müdahale edildi. Yunanistan açıklarında gerçekleşen operasyonda 58 tekneden 22’sine el konulurken, aralarında 20 Türk vatandaşının da bulunduğu 175 aktivist İsrail’e götürüldü. Yaşanan olayların ardından Mersin Filistin’e Destek Platformu, İsrail’i protesto etmek amacıyla Yenişehir ilçesinde bulunan Muğdat Camisi önünde basın açıklaması düzenledi. Cuma namazı sonrası cami önünde bir araya gelen vatandaşlar, “Sumud için ayağa kalk” yazılı pankart açtı. Eylemde ayrıca “Filistin halkı yalnız değildir”, “İnsanlık ölüyor, dünya seyrediyor”, “Soykırıma hayır” yazılı dövizler taşındı. Vatandaşlar, “Kahrolsun İsrail, kahrolsun Amerika”, “Nehirden denize özgür Filistin” ve “Yaşasın Sumud Filosu” sloganları da attı.
YILDIZ: KATILIMCILAR BASKIYA MARUZ KALDI
Filistin’e Destek platformu adına açıklamayı Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı Ertuğrul Yıldız yaptı. Uluslararası sularda seyrüsefer özgürlüğünün tüm devletler ve sivil girişimler için ortak bir güvence olduğuna dikkat çeken Yıldız, bu ilkenin ihlal edilmesinin uluslararası düzeni zedelediğini söyledi. Başkan Yıldız, sözlerine şöyle devam etti: “7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşananlar, insanlığın ortak hafızasında derin bir yara olarak durmaya devam etmektedir. Bu süreçten itibaren ortaya çıkan tablo, temel insani değerlerin ağır şekilde ihlal edildiği bir duruma dönüşmüştür. Sivillerin hedef haline geldiği, yaşam alanlarının daraldığı ve insani yardımın dahi tartışma konusu yapıldığı bir ortamdan söz ediyoruz. Bugün burada dile getirdiğimiz konu, bu sürecin yeni bir halkasıdır. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan saldırı, açık biçimde kabul edilemez bir müdahaledir. Gece saatlerinde insansız hava araçları ve çeşitli elektronik sinyal kesme faaliyetleriyle, insani yardım taşıyan sivil girişimin güvenliğinin olumsuz etkilendiği ve katılımcıların baskı ve yönlendirmeye maruz kaldığı yönünde bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Uluslararası sularda seyrüsefer özgürlüğü, tüm devletlerin ve sivil girişimlerin ortak güvencesi altındadır. Bu ilkenin ihlal edilmesi, uluslararası düzenin temelini zedeleyen bir yaklaşımdır.”
“GAZZE’DE YAŞANAN İNSANİ KRİZİN DERİNLEŞMESİNE, SEYİRCİ KALINMAMALI”
Küresel Sumud Filosu’nun, Gazze’de yaşanan insani felakete dikkat çekmek ve bölgeye temel insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıktığının altını çizen Başkan Yıldız, “Bu tür girişimlerin hedef alınması, insani yardım faaliyetlerini suç gibi gösteren bir anlayışın ortaya çıktığını göstermektedir. Bu durum, kabul edilmesi mümkün olmayan bir noktadır. Buradan açık şekilde ifade ediyoruz: Bu hukuk tanımaz eyleme karşı uluslararası toplum sessiz kalmamalıdır. Ortak bir tutum alınması, uluslararası sistemin tutarlılığı açısından bir zorunluluktur. Filoda yer alan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların durumu yakından takip edilmektedir. Sürecin her aşaması dikkatle izlenmekte ve gerekli adımlar atılmaktadır. Bugün burada ortaya konan duruş, daha geniş bir çerçevede, insan onurunu, adaleti ve temel hakları savunan bir yaklaşımın ifadesidir. Gazze’de yaşanan insani krizin derinleşmesine seyirci kalınmaması gerektiği açıktır. Bu tür gelişmeler karşısında uluslararası toplumun sorumluluk üstlenmesi, insani değerlerin korunması açısından hayati önemdedir.” dedi. Gazze’nin en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşması temennisinde bulunan Yıldız, “Temennimiz ve inancımız odur ki; en kısa zamanda Gazze özgürlüğüne kavuşacak, zulüm sona erecek ve özgür bir Gazze, insanlığın ortak vicdanında yerini bulacaktır. Bu nedenle buradan tüm dünyaya ve tüm vicdan sahibi insanlara çağrımızdır: Herkesi Gazze’nin sesi olmaya, adaletin yanında saf tutmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
ERİM: FİLİSTİN TOPRAKLARINDA KATLİAMLAR YAPILMAKTA
Mersin Kent Tarihi Müzesi Kurucusu Dr. Mustafa Erim ise İsrail’in Filistin topraklarında uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiğini ve yaşananların dünyanın gözü önünde sürdüğünü söyledi. Erim, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “İsrail tam 100 yıldır Filistin topraklarında uluslararası hukuku ihlal ederek katliamlar yapmakta ve bu katliamlar dünyanın gözü önünde gerçekleşmektedir. Özellikle 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren İsrail saldırıları bir soykırıma dönüşmüş ve adeta Gazze'de, Filistin'de tek bir insan kalmasın diye yapılan bu katliamlar her gün şiddetini daha da artırmaktadır. Hastaneler bombalanmakta, siviller öldürülmekte, gıda ve ilaç yardımları engellenmektedir. İnsanlık vicdanı bütün bu katliamlara karşı sessiz kalmadı ve uluslararası arenada pek çok ülkede insanlar İsrail'in bu ablukasını kırmak için harekete geçtiler. İşte Sumud Filosu dediğimiz, dünyanın değişik yerlerinden harekete geçen insanlar İsrail'e doğru yola çıktı. 2’nci Sumud Filosu ve İsrail'e doğru yola çıkan bu gemilerden birisi, iki gün önce uluslararası sularda haksız ve uluslararası hukuka aykırı olarak, İsrail tarafından el kondu. Bu gemide 20'si Türk, 155 tanesi değişik farklı ülkelerden olmak üzere 175 tane insanlığın vicdanını seslendiren insanlar bulunmaktaydı. Şu anda 175 kişi bir İsrail yük gemisine bindirilerek İsrail'in Hayfa Limanı'na doğru yola çıkarıldılar. Biz özellikle uluslararası toplumdan ve dünyadan bir araya gelerek İsrail'in bu hukuksuzluğuna artık son verilmesi gerektiğini burada haykırıyoruz. ‘Kahrolsun İsrail’ diyoruz.” Filistin meselesinin yalnızca Müslümanların sorunu olmadığını belirten Erim, bunun bir insanlık meselesi olduğunu söyledi ve şunları aktardı: “Artık dünyanın her yerinde insanlık vicdanı harekete geçiyor ve bu insanlar çok farklı ülkelerden bir araya gelerek çeşitli meşakkatleri, gözaltına alınmayı, tutuklanmayı, hatta öldürülmeyi bile göze alarak bu hareketin içindeler. Bu tek başına Türkiye'nin değil, bütün dünyanın sorunu. Aslında hep şu yanlış anlaşıldı. Filistin sadece Müslümanların sorunu değil, insanlığın sorunudur. Çünkü şuna inanıyoruz ki; İsrail bütün insanlık için bir tehdittir. Çünkü İsrail; önüne çıkan ve kendisine engel olarak gördüğü her devletin, her hareketi, her vicdanıyla savaşmak için harekete geçmiş terörist bir ülkedir.”
|