YEŞİLOVACIK SANAYİ KISKACINDA




Tarih: 12 Mayıs 2026 Salı 18:17


Nükleer santral, liman ve fabrikaların yarattığı birleşik kirlilik yetmezmiş gibi; şimdi de maden atık deposu için düğmeye basıldı. “ÇED Olumlu” kararıyla ilerleyen proje ile ilgili açıklama yapan Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Aslan, bölge halkının direnişine rağmen doğayı ve tarımı yok oluşun eşiğine getirdiğini söyledi.

 

RAZİYE ERDEN YILDIRIM

 

Mersin’in Silifke İlçesine bağlı Yeşilovacık Mahallesi’nde, Şişecam Grubu bünyesindeki Cam İş Maden tarafından yapılması planlanan maden atık depolama tesisiyle ilgili tartışmalar sürüyor. Proje için verilen “ÇED olumlu” kararına karşı açılan davada hazırlanan bilirkişi raporunun çevrecilerin aleyhine olduğu ortaya çıktı. Projeye göre, soda sanayi ve cam üretiminde kullanılan kum atıkları Yeşilovacık’ta belirlenen alanda depolanacak. Tesiste yılda yaklaşık 300 bin ton maden atığının depolanması planlanırken; bölge halkı ve çevre örgütleri projenin doğa ve insan yaşamı açısından büyük riskler taşıdığını savundu.

 

“BÖLGE HALKI İSTEMİYOR”

Konuya ilişkin gazetemize açıklamalarda bulunan Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Başkanı Sabahat Aslan, proje alanının çevresinde çok sayıda yeraltı su kaynağı ve içme suyu deposu bulunduğunu söyledi. Maden atık deposunu halkın istemediğini öne süren Başkan Aslan, “Bölgede çoğunlukla yeraltı su kaynakları, su kuyuları, içme suyu depoları bulunmaktadır. Ayrıca proje alanına 200 metre yakınında Işıklı ve Hacıisaklı içme suyu depoları ve su kaynakları bulunmaktadır. Maden atık deposunun zeminine izolasyon yapılmayacaktır. Deponun zemin yapısı olan doğal kil yapısı zamanla çevresel koşullardan dolayı özelliklerinde bozulmalar meydana gelecek olup, proje alanında depolanacak olan maden atıklarının yeraltı zeminine yayılmasını kolaylaştıracaktır. Maden atık deposunun üstü açık bir şekilde işletilecek olması ve maden atık depo zemininin zamanla kil yapısının bozulacak olması nedeniyle buradan yayılacak olan tozlar ve diğer kimyasallar içme su kaynaklarının ve su depolarının, yer altı su kaynaklarının ve Akdeniz’in kirlenmesine neden olacaktır.” dedi.

 

“TOZ VE KİMYASALLAR SAĞLIĞI TEHDİT EDECEK”

ÇED raporunda yer alan bilgilere göre bölgedeki kaya ve şev yapılarının sağlam olmadığını ileri süren Aslan, “ÇED raporundan alınan bilgilere göre proje alanının heyelan riski taşıdığı ve proje içerisinde bulunan kayaların ve şevlerin sağlam olmadığı görülmektedir. Bu durumda riskli olan bu yapıda maden atık deposu yapılamaz. İnce kuvars kumu maden atığının taşınması ve depolanması sırasında meydana gelen tozlar, hava, su, toprak kirliliği oluşturacaktır. Ortaya çıkacak tozlar ve atıklar yeraltı ve yer üstü su kaynaklarına, içme sularına, birikinti sulara (göl, gölet ve deniz) karışması sonucu oluşacak kirlilik bitki örtüsünü, insan ve hayvan yaşamında ve ekolojik sistem üzerinde olumsuz etkiler yaratacaktır. Ovacık Maden Atık Depolama Tesisinin Hacıishaklı ve Işıklı mahallelerinin yaşam alanlarına yakın oluşu bölgede yaşayan insanların kuvars (silika) kumu tozlarına uzun süreli veya tekrarlanan bir şekilde maruz kalmaları sonucu akciğerlerinde çok ciddi zararlar oluşabileceği ve başta kanser olmak üzere birçok hastalığa yakalanma riskinin artacağı açıktır. Açık ocak işletmesinden kaynaklı yayılacak tozlar insan sağlığı için çok ciddi bir risk oluşturacaktır” ifadelerini kullandı.

 

“TARIM VE EKOLOJİK YAŞAM ZARAR GÖRECEK”

Bölgenin en önemli geçim kaynaklarından birinin “tarım” olduğunun altını çizen Aslan, maden atık deposunun tarımsal üretime zarar vereceğini savundu. Oluşacak kirliliğin bitki örtüsü, hayvan yaşamı ve ekolojik denge üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını ifade etti. ÇED raporunda bölgedeki diğer sanayi yatırımlarının oluşturduğu toplam çevresel etkinin değerlendirilmediğini öne süren Aslan; Akdere Çimento Fabrikası, maden ocakları, liman işletmeleri, balık çiftlikleri ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali gibi tesislerin bölgede zaten ciddi çevresel baskı oluşturduğunu kaydetti. Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgenin geçim kaynağı olan tarım, Maden Atık Deposunun işletmesinden çok zarar görecektir. ÇED raporunda Silifke’ye ait poyrazın etkileri değerlendirilmemiştir. Poyrazdan kaynaklı maden atık deposundan yerleşim bölgelerine çok ciddi yoğun bir şekilde kuvars kumu yayılacaktır. Bu durum insan sağlığına daha çok zarar verecektir. ÇED raporunda Işıklı Mahallesi’ne yakın ve mevcutta faal olan Akdere Çimento Fabrikasının, maden ocaklarının, liman işletmesinin, Akkuyu Nükleer Santralinin, balık çiftliklerinin, NATO limanının vereceği zarar ortak olarak değerlendirilmemiştir. Mevcut yatırımlar hava su ve toprak kirliliği oluşturmuş olup, halkın sağlığını da bozmuşken; Ovacık Maden Atık deposunun vereceği zararlar daha da artacaktır. ÇED Raporunda İklim değişikliğinden kaynaklı yağışların artık sellere dönüşmesi riski değerlendirilmemiştir.”



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA