“Dil, bir milletin kale duvarıdır”




Tarih: 15 Mayıs 2026 Cuma 10:41


Mersin Üniversitesi (MEÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elçin Yılmaz Esmer, Türk Dil Bayramı’nın 749. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkçeye sahip çıkmanın bir gramer meselesi değil, millî bir beka meselesi olduğunu vurguladı. Karamanoğlu Mehmet Bey’in tarihi fermanından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Dil Devrimi’ne uzanan süreci değerlendiren Esmer, "Türkçe, zihnimizin inşa edildiği tek vatandır. Dil bir milletin kale duvarıdır" diyerek dilin bağımsızlık ve kimlik üzerindeki hayati önemine dikkat çekti.

MERVE KANKAN

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Elçin Yılmaz Esmer, Hakimiyet gazetesine Türkçenin resmî dil olarak ilan edilişinin 749. yıl dönümünde “Türk Dil Bayramı”nı kutlayan bir açıklama yaptı. Mustafa Kemal Atatürk’ün "Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir” sözünü hatırlatan Prof. Dr. Esmer, “Bundan tam 749 yıl önce, 13 Mayıs 1277 tarihinde; Anadolu toprakları sadece bir idari karara değil, bir milletin var oluş mücadelesinin en kritik dönemeçlerinden birine şahitlik ediyordu. Karamanoğlu Mehmet Bey’in o sarsılmaz iradesi, yayımladığı fermanla tarihin akışını değiştirdi: ‘Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.’” dedi.

“TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKMAK, MİLLÎ BİR BEKA MESELESİDİR”

Bu fermanın, sadece kelimelerin seçimine dair bir buyruk olmadığını, aynı zamanda Farsçanın edebiyata, Arapçanın ise bilime hakim kılındığı bir dönemde, halkın öz dilini devletin merkezine taşıyan bir bağımsızlık ilanı olduğunu söyleyen Esmer, “Karamanoğlu Mehmet Bey, dilin bir milletin ‘kale duvarı’ olduğunu o gün görmüş ve Türkçeyi bir saray dili olmanın ötesine taşıyarak milletin ortak vicdanı haline getirmiştir. Dil, sadece kurallardan oluşan bir iletişim aracı değildir; bir milletin hafızası, kültürü ve dünyayı algılama biçimidir. Ünlü filozof Ludwig Wittgenstein’ın ‘Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır’ ifadesi, bu gerçeği en çarpıcı haliyle ortaya koyar. Dilimiz ne kadar zengin, duru ve hür ise; düşünce dünyamız, hayal gücümüz ve analiz yeteneğimiz de o derece geniş olur.” ifadelerini kullandı. “Eğer Türkçemizi yabancı kavramların istilasına terk eder, onu özünden koparırsak; aslında sadece kelimelerimizi değil, zihnimizin özgürlüğünü ve dünyayı anlama kapasitemizi de kaybederiz” DİYEN Prof. Dr. Elçin Yılmaz Esmer, “Bu sebeple, ‘Ses bayrağımız’ olan Türkçeye sahip çıkmak, bir gramer meselesi değil; doğrudan millî bir beka meselesidir. Türkçe bizim için bir lisan olmanın ötesinde, zihnimizin inşa edildiği tek vatandır.” dedi.

“TÜRKÇE, DÜNYANIN EN SAYGIN DİLLERİ ARASINDA YER ALIYOR”

Karamanoğlu Mehmet Bey’in Anadolu’da yaktığı o kutsal meşalenin, asırlar sonra modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından devralındığını söyleyen Prof. Dr. Esmer, “Atatürk, tam bağımsızlığın ancak kültürel bağımsızlıkla mümkün olabileceğini biliyordu. ‘Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır’ diyerek başlattığı Dil Devrimi, Türkçenin bir bilim ve uygarlık dili olarak yeniden şahlanışını sağlamıştır. Onun önderliğinde Türkçeye kazandırılan öz kimlik, bugün bizlere geniş bir düşünce ufku sunmaktadır. Türk dili; matematiksel yapısı, türetme kabiliyeti ve kadim derinliğiyle bugün dünyanın en saygın dilleri arasında yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

“BU KUTSAL MİRAS, BUGÜN BİZLERİN ELLERİNDE YÜKSELMEKTEDİR”

“Türk Dil Bayramı bir nostalji günü değil, bir uyanış ve sorumluluk günüdür” diyen MEÜ Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Elçin Yılmaz Esmer, Hakimiyet gazetesine son olarak şu açıklamaları yaptı: “Dilini kaybeden bir toplumun hafızasını koruması, özgün düşünce üretmesi ve geleceğe yön vermesi mümkün değildir. Karamanoğlu Mehmet Bey’in kararlılığı ve Atatürk’ün vizyonuyla şekillenen bu kutsal miras, bugün bizlerin ellerinde yükselmektedir. Zihnimizin sınırlarını korumak ve ufkumuzu genişletmek için Türkçemizi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtararak, onun asaletini gelecek nesillere aktarmak her Türk ferdinin asli görevidir. Ses bayrağımızın, dünyamızın sınırlarını belirleyen o gür seda ile ebediyen yankılanması dileğiyle; 13 Mayıs Türk Dil Bayramı kutlu olsun!”



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA