MERVE KANKAN
Mersin’in Tarsus ilçesinde Ziraat Mühendisi Yasin Çiner ile Yazılım Mühendisi kardeşi Bülent Samed Çiner, yapay zekâ destekli topraksız tarım seralarında beyaz çilek üretimi gerçekleştirerek hem yurt içinden yoğun talep görüyor hem de ürünlerini yurt dışına ihraç ediyor. Muz ve ananas aromasıyla dikkat çeken beyaz çileklerin üretim sürecinde yapay zekâ destekli otomasyon sistemi kullanılırken, seradaki tüm iklimlendirme ve kontrol süreçleri anlık olarak telefon üzerinden takip ediliyor.
Topraksız tarım ve yapay zekâyı aynı üretim modeli içerisinde buluşturan genç girişimciler, beyaz çileğin Türkiye’de giderek büyüyen bir pazara dönüştüğünü belirtirken; üretimin arkasındaki süreci ve hedeflerini anlattı. Beyaz çileğin ilk etapta araştırma geliştirme amacıyla üretildiğini belirten ziraat mühendisi Yasin Çiner, ürünün özellikle Avrupa ve Uzak Doğu’da yüksek ekonomik değere sahip olduğunu gördükten sonra üretimi büyütme kararı aldıklarını söyledi. Yasin Çiner, süreci şu sözlerle anlattı: “Beyaz çilek Ar-Ge olarak vardı öncelikle. Sonradan piyasa değerinin Uzak Doğu’da ve Avrupa’da daha kıymetli olduğunu fark edince bunun üretimine başladık.” Seradaki üretim sürecinin tamamen teknoloji destekli ilerlediğini ifade eden Çiner, yazılım mühendisi kardeşi Bülent Samed Çiner’in geliştirdiği sistem sayesinde üretimde hata payının ciddi oranda azaldığını söyledi. Seradaki otomasyon sisteminin tüm detayları anlık olarak takip edildiğini belirten Çiner, şöyle konuştu: “Biraderin yazılım mühendisi olması, oradaki yapay zekayı yönetmesiyle işi daha avantajlı bir boyuta taşıdı. Normalde bunun otomasyon yönetiminin ve seraların aksiyonunda, içeride iklimlendirilmesine varana kadar kontrol sistemi telefona geliyor ve müdahale etmesi gerektiğini söylüyor. Böyle bir sistem var serada şu an.”
“TOPRAKSIZ TARIMDA KALİTE VE VERİM ÇOK DAHA YÜKSEK”
Topraksız tarımın klasik tarla üretimine göre önemli avantajlar sunduğunu dile getiren Çiner, hem ürün kalitesinin hem de fide kapasitesinin ciddi şekilde arttığını söyledi. Kapalı sera sisteminin ürün kalitesine doğrudan etki ettiğini belirten Çiner, şu ifadeleri kullandı: “Topraksız tarımın, tarla çileğine nazaran ürün deseni biraz daha kaliteli olur. Renk olarak çok toza maruz kalmadığı için kapalı bir ortamın avantajını yaşıyor. Artı yapay zekâ üretimindeki payı, oradaki günlük raporlamalarımıza karşılık veren bilgisayar altyapısıyla üretime artı olarak yansıyor.” Üretim kapasitesinin de geleneksel yönteme göre çok daha yüksek olduğunu kaydeden Çiner, şunları söyledi: “Açık alanda ekilen fide sayısıyla topraksız tarımda ekilen fide sayısı bir olmuyor. Hemen hemen iki buçuk üç katına kadar çıkıyor. Erkencilik sağlıyoruz seralarda.” Türkiye genelinde beyaz çileğe yoğun bir ilgi oluştuğunu söyleyen Yasin Çiner, özellikle aroması nedeniyle ürünün dikkat çektiğini ifade etti. Çiner, beyaz çileğe yönelik talebi şu sözlerle anlattı: “Beyaz çileği Türkiye genelinde birçok üretici muazzam bir şekilde karşıladı ve acayip bir talep açığı olduğunu fark ettik. Bununla alakalı geri dönüşler oldu. Aroması da muz ve ananas tadı verdiği için tabii biraz daha heyecan yarattı insanların üzerinde.”
YAPAY ZEKÂ HATA PAYINI AZALTIYOR
Seradaki yapay zekâ sisteminin üretimde büyük kolaylık sağladığını belirten Çiner, anlık raporlamalar sayesinde sorunlara hızlı müdahale edebildiklerini söyledi. Çiner, teknolojinin üretime katkısını şu sözlerle anlattı: “Yapay zekânın üretimdeki hata payını azaltmak için telefonumuza göndermiş olduğu raporlamaları değerlendirip müdahale edebiliyoruz. Artı yurt dışı pazarında normal fiyatın iki katı bir fiyatla pazar payına sahip. Burada da hemen hemen bu sistemi oturtmuş bulunmaktayız.” Topraksız tarımın ciddi bilgi ve disiplin gerektirdiğini ifade eden Yasin Çiner, üreticilerin kapasitesine uygun alanlara yönelmesi gerektiğini söyledi. Çiner, sektörle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Üretimdeki zorluklar diyemeyiz de aslında oradaki çiftçinin biraz kendini bilip üretim kapasitesine göre yönelmesi gereken alanlar var. Herkes her işi yapamaz zaten. Topraksız tarımda herkesin muvaffak olduğunu söylersek yalan söylemiş oluruz.” Ürettikleri beyaz çileklerin yurt dışında da alıcı bulduğunu belirten Çiner, ihracat sürecinde yaşanan değişimleri de anlattı. Çiner, mevcut ihracat pazarlarıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Normalde Dubai ve Katar pazarımız vardı. Savaş sebebiyle Avrupa çok ekseri olmasa da Orta Asya ve Rusya olmak üzere hemen hemen 5 ülkeye ihracat yapılmakta bu dönemde.”
“BEYAZ ÇİLEĞİN EN BÜYÜK SORUNU KALİBRASYONDU”
Gençlerin tarım sektörüne ilgisini artırmak için çeşitli projeler yürüttüklerini belirten Çiner, özellikle üniversite öğrencilerine yönelik çalışmalar yaptıklarını anlattı. Çiner, gençlere yönelik projeleri şu sözlerle aktardı: “Gençlerin tarım sektörüne ilgisini arttırmak için de bazı hamlelerimiz var. Üniversiteden Erasmus’la gelen öğrencilere burada gezi gerçekleştirip önündeki tarımsal hayata hazırlamakta projelere destek vermiş bulunuyoruz.” Beyaz çileğin uzun süredir üzerinde çalışılan bir ürün olduğunu belirten Çiner, geçmişte yaşanan en büyük problemin ürün kalibrasyonu olduğunu söyledi. Yeni türlerle birlikte bu sorunun aşıldığını ifade eden Çiner, şöyle konuştu: “Beyaz çileğin aslında çok önceden Ar-Ge’si bitmişti fakat kalibrasyon sorunları vardı. Dirilik yoktu. Son çıkan türde irilik kalibresi de var, avuç içini dolduruyor.” Yeni nesil tarım ürünlerinde asıl zorluğun üretim değil, pazarı oluşturmak olduğunu vurgulayan Çiner, yıllarca emek verilmesi gerektiğini ifade ederek, “İnsanları tabii üretim olarak heyecanlandırıyor ama bazı ürünlerin pazarını oturtmak gerçekten zor. Pazarını oturtabilen insanın da 4-5 sene burada dirsek çürütmesi gerekiyor. Çünkü sadece beyaz çilek değil, buna benzer ürünlerimiz de var. Onları da sahaya sürebilmek için bayağı bir gayret gösterdik diyebilirim.” dedi.
|