Arslanköy yeniden “Kırsal Statü” istiyor




Tarih: 21 Mayıs 2026 Perşembe 18:06

MERVE KANKAN

Mersin’in Arslanköy Mahallesi’nde yapılması planlanan boksit madenciliği faaliyetleri, yurttaşlar ve çevre platformu üyeleri tarafından tepkiyle karşılandı. Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısında açıklama yapan Serdar Erkan, Toroslar ve Mersin Büyükşehir belediyelerine çağrıda bulunarak Arslanköy’ün yeniden kırsal mahalle statüsüne alınmasını talep etti.

Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirilen basın toplantısında Arslanköylü yurttaşlar ve Çevre Platformu üyeleri adına açıklamayı okuyan Serdar Erkan, Bolkar Dağları Arslanköy Mahallesi sınırları içerisinde yapılması planlanan boksit madenciliği faaliyetinin çevre, insan sağlığı ve bölgedeki yaşam üzerinde ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi. Erkan, açıklamasında Anayasa’nın 56. maddesine dikkat çekerek, çevreyi korumanın hem devletin hem de vatandaşların ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

“ARSENİK VE RADYOAKTİF MADDELER TEHLİKESİ”

Erkan, Berus Madencilik şirketinin Arslanköy sınırları içerisindeki 5 bin 210 dönümlük alanda boksit madenciliği yapmak amacıyla ek ruhsat başvurusu yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Anayasamızın 56. maddesi, çevreyi korumanın devletin ve tüm vatandaşlarımızın hakkı ve ödevi olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle Mersin-Arslanköy Yaylası’nda ve aşağıdaki mahalle ve köylerde yaşayan tüm yurttaşlarımızın en demokratik ve anayasal güvence altındaki yaşam haklarına, doğamıza, havamızı ve suyumuzu korumak için Bolkar Dağları Arslanköy Mahallesi sınırları içerisindeki 5210 dönüm alan üzerinde boksit madenciliği yapmak için ek ruhsat almak üzere yaptığı başvuruya karşı Mersinli yurttaşlarımız yüzlerce dilekçe vermiş ve vermektedir.” Madencilik faaliyetinin insan sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını savunan Erkan, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Boksit madeni içerisinde bilimsel ve akademik olarak yapılan araştırmalarda başta arsenik ve radyoaktif maddeler olmak üzere insan sağlığını doğrudan etkileyebilecek, doğasını, havasını ve suyunu zehirleyecek kimyasal elementler bulunduğu bilinmektedir.”

“MÜFTÜ DERESİ VE AKDENİZ TEHLİKE ALTINDA”

ÇED dosyasına göre faaliyetlerden en fazla bölge halkının etkileneceğini ifade eden Serdar Erkan, özellikle konar-göçer yurttaşların zarar göreceğini söyledi. Erkan konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “ÇED dosyasından anlaşılacağı gibi bu faaliyetten en çok etkilenecek olanlar, öncelikle bahar aylarından sonbahar aylarına kadar yöreye göç eden, orada damızlık keçi ve koyun yetiştiren konar-göçer yurttaşlarımız ve hayvanları olacaktır. Yazın nüfusu pandemiden sonra 20 bine ulaşan başta Arslanköy ve aşağı köy ve mahallelerde yaz-kış yaşayan yurttaşlarımız da bu durumdan etkilenecektir.” Madencilik faaliyetlerinde kullanılacak patlayıcıların doğaya zarar vereceğini savunan Erkan, şöyle konuştu: “Haftada üç gün tonlarca patlatıcı kullanılarak üretim sahalarında yapılacak patlatmalarla aşağı köy ve mahallelerimizin hem su gözeleri kaybolacak hem de sularına arsenik ve radyoaktif maddeler karışabilecektir. Arslanköy’den Akdeniz’e ulaşan Müftü Deresi ile tüm içme sularımız ve denizimiz kimyasal olarak zehirlenecek, deniz ve karamızda flora ve fauna çok olumsuz etkilenecektir. Ayrıca kullanılacak tonlarca patlayıcının yaratacağı toz bulutlarının etkisiyle gıdamız ve havamız zehirlenecektir.”

“MERSİN MERKEZ İLE AYNI ŞARTLARDA DEĞERLENDİRİLEMEZ”

Arslanköy’ün kırsal mahalle statüsünden çıkarılmasına da tepki gösteren Erkan, bu kararın madencilik faaliyetlerinin önünü açacağını iddia ederek; “4 Aralık 2025 tarihinde yapılan ÇED toplantısını takip eden Şubat ve Mart 2026 aylarında önce Toroslar Belediyesi, ardından Büyükşehir Belediyesi Meclis kararları ile kırsal kesim statüsünden çıkarılması sonucu bölge hem maden talanına savunmasız bırakılmış hem de yurttaşlarımız daha pahalı elektrik ve su kullanmak zorunda kalmıştır. Çünkü kırsal kesim statüsünde olan yerlerde maden ruhsatı alabilmek yasalarımıza göre çok zordur.” Arslanköy’ün coğrafi ve ekonomik koşullarına dikkat çeken Erkan, bölgenin merkez mahallelerle aynı statüde değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade etti. “1453 metre rakımda bulunan, kış aylarında iklim koşulları nedeniyle sosyal yaşamın durduğu ve sadece yazın tarımla geçinen yurttaşlarımızın bulunduğu bir bölgenin; Mersin merkezdeki Nusratiye, Hamidiye ve İhsaniye mahalleleri ile aynı tutulmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” şeklinde konuştu.

“ARSLANKÖY YENİDEN KIRSAL STATÜYE ALINMALI”

Açıklamasında Devlet Su İşleri, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Toroslar Belediyesi Meclis üyeleri, muhtarlar, sulama kooperatifleri ve yöre derneklerine çağrıda bulunan Erkan, “Büyükşehir ve Toroslar belediyelerimizi, Meclis üyelerimizi, Tırtar yol güzergâhındaki muhtarlarımızı, sulama kooperatiflerini ve yöre derneklerini Mersinlilerin sağlığını ve yaşamını tehdit eden vahşi madenciliğe karşı yurttaşların yanında olmaya davet ediyoruz. Çevreye karşı hassas duyarlılığı ile tanıdığımız Toroslar Belediye Başkanımız Sayın Abdurrahman Yıldız, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer ve Meclis üyelerimizden, Meclis kararının değiştirilmesini ve Arslanköy Mahallesi’nin yeniden kırsal kesim statüsüne alınması için desteklerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA