RAZİYE ERDEN YILDIRIM
Mersin Aile Platformu ve Sokak Psikologları Derneği, “Temiz Ekran Hareketi” kapsamında dijital içeriklerin gençler ve topluma etkisine dikkat çekti. Ekranların yalnızca eğlence aracı olmadığını, şiddeti normalleştiren diziler, dijital bağımlılık ve olumsuz içeriklerin gençlerin ruh sağlığını, aile yapısını ve toplumsal dengeyi tehdit ettiğini vurgulayan Sokak Psikologları Dernek Başkan Yardımcısı Büşra Nur Hakan; “Şiddeti sürekli izleyen, öfkeyle beslenen ve dijital kaosun içinde büyüyen bir nesil riskiyle karşı karşıyayız. Teknolojiye değil; gençliği çürüten ekran düzenine itiraz ediyoruz. Sansürü değil; toplumsal sorumluluğu savunuyoruz.” dedi.
Mersin Aile Platformu ile Sokak Psikologları Derneği, “Temiz Ekran Hareketi” kapsamında düzenledikleri basın açıklamasında dijital içeriklerin toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirilen toplantıda ekran ekosisteminin aile yapısı, gençlik psikolojisi ve toplumsal denge üzerindeki etkileri ele alınırken, çözüm önerileri ve toplumsal sorumluluk çağrıları paylaşıldı.
HAKAN: EKRANLAR YALNIZCA EĞLENCE ARACI DEĞİLDİR
Sokak Psikologları Dernek Başkan Yardımcısı Büşra Nur Hakan, günümüzde televizyon, dijital platformlar ve sosyal medyanın yalnızca eğlence aracı olmaktan çıktığını belirterek; gençlerin zihnini ve davranışlarını şekillendiren güçlü bir etki alanına dönüştüğünü söyledi. Şiddeti normalleştiren yayınlar, mafya dizileri, bağımlılık oluşturan dijital akımlar ve izlenme uğruna üretilen içeriklerin gençlerin vicdanını ve psikolojik dengesini aşındırdığını savunan Hakan; “Bugün ekranlar yalnızca eğlence aracı değildir. Televizyonlar, dijital platformlar ve sosyal medya; gençliğin zihnini, davranışlarını ve ruh dünyasını şekillendiren güçlü bir etki alanına dönüşmüştür. Şiddeti normalleştiren içerikler, mafya dizileri, bağımlılık üreten dijital akımlar, çarpık ilişkiler ve yalnızca izlenme uğruna üretilen yayınlar; gençlerin vicdanını, aidiyet duygusunu ve psikolojik dengesini aşındırmaktadır. Bugün artan öfke, şiddet, bağımlılık, cinnet halleri, okullarda yaşanan saldırılar ve gençler arasında büyüyen ruhsal çöküş artık sadece bireysel değil; toplumsal bir alarmdır.” dedi. Maraş, Suruç ve farklı şehirlerde yaşanan okul olaylarını hatırlatan Hakan; “Maraş’ta, Suruç’ta ve son dönemde farklı şehirlerde yaşanan okul hadiseleri bize şunu göstermektedir: Şiddeti sürekli izleyen, öfkeyle beslenen ve dijital kaosun içinde büyüyen bir nesil riskiyle karşı karşıyayız. Biz teknolojiye değil; gençliği çürüten ekran düzenine itiraz ediyoruz. Çocukların ruh sağlığını, aileyi ve toplumsal dengeyi savunmayı ‘gericilik’ diye yaftalayanlar şunu bilmelidir: Çürümeye itiraz edenlere gerici diyenler, çürümeyi ilericilik sanıyor. Biz sansürü değil; toplumsal sorumluluğu savunuyoruz. Çünkü ekranlar sadece reyting üretmez. Toplumun yarınını da şekillendirir” ifadelerini kullandı.
DÖRT KÜRESEL SOSYAL MEDYA ŞİRKETİNE DAVA
Mersin Aile Platformu Başkanı Sait Yılmaz ise hareket kapsamında yerel sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle X, Meta, Google ve TikTok’a dava açtıklarını açıkladı. Yılmaz, sosyal medya algoritmalarının olumsuz ve zararlı içerikleri öne çıkarırken olumlu içerikleri geri plana ittiğini öne sürdü. Konvansiyonel ve dijital medyanın reyting ile reklam geliri uğruna toplumun geleceğini riske attığını belirten Yılmaz, “Bugün çocuklarımız ve gençlerimiz şiddetin normalleştiği, mafya kültürünün özendirildiği, hakaretin sıradanlaştığı, dijital bağımlılığın büyüdüğü, izlenme uğruna toplumsal çürümenin pazarlandığı bir ekran düzeninin içerisinde yetişiyor. Bir zamanlar sokakta görülen şiddet artık ekranlardan evlerimizin içine taşınıyor. Çocuklar sadece içerik izlemiyor, Karakter, dil, tavır, davranış ve rol model de tüketiyor” diye konuştu.
|