10 bin yıllık hafıza kitaplaştı




Tarih: 24 Mayıs 2026 Pazar 16:42

MERVE KANKAN

Tarsus’un 10 bin yıllık geçmişini, anıtlarını ve efsanelerini kronolojik bir akışla ele alan “Tarsus Tarihi, Anıtları ve Hikâyeleri” adlı eser yayımlandı. Prof. Dr. Deniz Kaplan, “Tarsus her katmanı ve hikâyesiyle açık hava müzesidir.” dedi.

Tarsus Ticaret ve Sanayi Odasının katkılarıyla hazırlanan ve Mersin Üniversitesi (MEÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Deniz Kaplan imzasını taşıyan “Tarsus Tarihi, Anıtları ve Hikâyeleri” adlı eser, Türkçe ve İngilizce dillerinde yayımlandı. Tarsus’un binlerce yıllık tarihini, anıtlarını, efsanelerini ve kültürel hafızasını kronolojik bir yaklaşımla ele alan eser, hem akademik bir kaynak hem de kapsamlı bir kent rehberi niteliği taşıyor.

TARSUS AÇIK HAVA MÜZESİ NİTELİĞİNDE”

Kitabın hazırlanış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Deniz Kaplan, Tarsus’un tarih boyunca taşıdığı stratejik konumun kenti her dönem önemli hale getirdiğini söyledi. Kaplan, kitabın temel amacının Tarsus’un tarihi ve hikâyelerini yeniden gündeme taşımak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Uçsuz bucaksız tarım arazileri, zengin su kaynağı ve yollar üzerindeki vazgeçilmez konumu, Tarsus’u her dönem vazgeçilmez kılmıştır. Tarsus’un konumu farklı etnik ve dini topluluklar ile birbirinden farklı grupların Tarsus’u yurt edinmesine vesile olmuştur. Bu durum Tarsus ile ilişkili birçok hikâyenin ve efsanenin ortaya çıkmasının ilham kaynağıdır. Tarsus’a ait veya Tarsus ile ilişkilendirilen, onu sürekli gündemde tutacak ve birçok farklı kitleye hitap edecek çok sayıda hikâye mevcuttur. Tarsus hikâyeleri, insanlığın kültür birikiminin tüm evrelerini tıpkı bir höyük gibi bünyesinde barındırmasıyla dikkat çekicidir. Tarsus’un efsane ve hikâyeleri, Tarsus’un çağlar boyunca kültürler ve dinler fark etmeksizin önemli ve vazgeçilmez bir konuma sahip olduğuna işaret eden diğer bir unsurdur. Bu kitap Tarsus’un tarihi ve anıtları ile hikâyelerini ve efsanelerini tekrar gündeme taşıyarak, Tarsus’a dikkat çekilmesini hedeflemektedir. Bu kapsamda okuyucuya ilk olarak, Tarsus tarihi ve Tarsus’un anıtları aktarılmıştır. Tarsus 10 bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Çok katmanlı bir kültürel mirası bünyesinde barındırır. Tarsus’ta bugün her bir katmana ait çok sayıda mimarlık yapıtları bulunmaktadır. Tarsus her bir katman, her bir katmana ait mimarlık anıtları ve her bir döneme ait hikayeleri ile açık bir hava müzesidir. Ben kitabı hazırlarken, Tarsus’ un bu zenginliğini bir arada sunmayı hedefledim. Ardından kitabın asıl teması ise hikâyeleridir. Tarsus hikâyelerinin kronolojik bir dizilim ile sunulmasına özen gösterilmiştir: “Danyal Peygamber”, “Şah-ı Meran”, “Kayıp Krallık: Syennessisler”, “Büyük İskender ve Tarsus”, “Tarsus: Kleopatra ve Marcus Antonius Aşkının Doğduğu Kent”, “Mithraizm ve Tarsus”, “Tarsuslu Paulus”, “Ashab-ı Kehf ve Tarsus”, “Bilal-i Habeşi ve Tarsus”, “Abbasi Halifesi Me’mün ve Tarsus”, “Tolunoğlu Ahmet ve Tarsus”, “Tarsus ve Lokman Hekim ile Mencik Baba ve Tarsus”. Bu kitapta, İslam Ansiklopedisi’nin metinlerine sadık kalınmıştır.”

“TARSUS’UN EN BÜYÜK GÜCÜ KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİĞİ”

Kaplan, kitabı hazırlarken kendisini en çok etkileyen unsurun Tarsus’un farklı medeniyetleri aynı hafızada buluşturabilme gücü olduğunu ifade etti. Kentin yalnızca arkeolojik bir alan olmadığını belirten Kaplan, Tarsus’un efsaneler, inançlar ve tarihsel karakterlerle yaşayan bir kültür merkezi olduğuna dikkat çekti. Araştırma sürecinde farklı dinlere, uygarlıklara ve halk anlatılarına ait hikâyelerin aynı kent belleğinde buluşmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Kaplan, Tarsus’un çok katmanlı yapısının dünya ölçeğinde önemli bir değer taşıdığını kaydetti.

“HAK ETTİĞİ DEĞERİ HÂLÂ TAM ANLAMIYLA GÖRMÜYOR”

“Tarsus Tarihi, Anıtları ve Hikâyeleri” adlı eserin yalnızca akademik çevrelere değil, geniş bir okuyucu kitlesine hitap ettiğini belirten Kaplan, Tarsus’un pek çok tarihi değerinin hâlâ yeterince tanınmadığını söyledi. Kentte bulunan tarihi anıtların, antik dönem mirasının ve kültürel hikâyelerin ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü tanıtılması gerektiğini ifade eden Kaplan, Tarsus’un sahip olduğu potansiyelin çok daha büyük olduğunu dile getirdi. Kitapta Danyal Peygamber’den Kleopatra’ya, Şah-ı Meran’dan Tarsuslu Paulus’a kadar çok sayıda önemli figüre yer verdiklerini belirten Kaplan; bu kültürel çeşitliliğin Tarsus için büyük bir avantaj olduğunu söyledi. Kaplan, Tarsus’un uluslararası turizmde daha güçlü bir marka haline gelmesi için tarihi alanların görünürlüğünün artırılması, kültürel mirasın etkin biçimde korunması ve hikâye odaklı tanıtım çalışmalarının çoğaltılması gerektiğini kaydetti. Kentin sadece bir arkeoloji destinasyonu değil, aynı zamanda medeniyetler ve inançlar merkezi olarak anlatılması gerektiğini vurguladı.

“EN BÜYÜK RİSK TARİHİ DOKUNUN KAYBOLMASI”

Son yıllarda kültürel mirasın korunmasına ilişkin tartışmaların arttığını ifade eden Kaplan, Tarsus özelinde tarihi dokunun korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kentteki arkeolojik alanların korunması, tarihi yapıların sürdürülebilir şekilde gelecek kuşaklara aktarılması ve bilinçsiz yapılaşmanın önüne geçilmesinin öncelikli konular arasında yer aldığını belirten Kaplan, kültürel miras konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi. Kitabı hazırlarken temel hedefinin Tarsus’un zengin tarihini ve kültürel belleğini bir bütün halinde okuyucuya sunmak olduğunu belirten Kaplan, kitabı okuyanların Tarsus’a yalnızca bir kent olarak değil, insanlık tarihinin ortak hafızasını taşıyan özel bir merkez olarak bakmasını istediğini ifade etti.

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA