Turizm Mezunları Federasyonu (TURMEFED), uzun yıllardır gündeminde yer alan “Turizm Meslek Yasası” konusunda Ankara’da önemli temaslarda bulundu. Federasyon Başkanı Erdem Daşcı öncülüğündeki heyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde TBMM’nin tek turizm mezunu milletvekili olan Kadem Mete ile bir araya geldi.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Türkiye’de turizm eğitimi alan binlerce mezunun sektörde karşılaştığı sorunların çözümü, mesleki standartların oluşturulması ve “Turizm Meslek Yasası”nın hayata geçirilmesi amacıyla gerçekleştirilen görüşme, sektör açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. TBMM’de milletvekili makamında gerçekleştirilen toplantıya, milletvekili danışmanı Metin Özaslan’ın yanı sıra TURMEFED adına Federasyon Başkanı Erdem Daşcı, Erdoğan Özkan, Feridun Ergün, Garip Uysal, Ali Dede Coşkuner ve Ecevit Sayılır da katıldı. Görüşmede federasyonun kuruluş süreci, bugüne kadar yürütülen çalışmalar ve turizm sektörünün geleceğine yönelik beklentiler masaya yatırıldı.
“TURİZM EĞİTİMİ ALANLARIN HAKLARI KORUNMALI”
Toplantıda özellikle turizm eğitimi almış kişilerin sektörde daha güçlü şekilde temsil edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. TURMEFED heyeti, turizm alanında eğitim alan mezunların yıllardır ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek; meslek yasasının sektörün kurumsallaşması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Federasyon Başkanı Daşcı, turizm sektörünün Türkiye ekonomisinin en önemli alanlarından biri olmasına rağmen, turizm profesyonellerinin mesleki statüsünün hâlâ net biçimde tanımlanmadığını vurguladı. Daşcı, yapılacak yasal düzenlemeyle birlikte hem sektörde kalite standartlarının yükselmesi hem de eğitimli insan kaynağının daha etkin şekilde değerlendirilmesi hedeflendiğine vurgu yaptı.
“MERSİN TURİZM POTANSİYELİNİ KULLANAMIYOR”
Ankara temaslarının ardından TURMEFED Başkanı Erdem Daşcı ile Başkan Yardımcısı Fethi Kavunoğlu gazetemizi ziyaret ederek, yürüttükleri çalışmalar ve Mersin’in turizm geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mersin’in yıllardır sahip olduğu turizm potansiyelini tam anlamıyla kullanamadığını belirten Başkan Erdem Daşcı, kentte öncelikle bakış açısının değişmesi gerektiğini söyledi. Daşcı, Mersin’in klasik turizm anlayışının dışına çıkarak alternatif turizm alanlarında güçlü bir marka haline gelebileceğini ifade etti.
“MERSİN İÇİN ZİHİNSEL DÖNÜŞÜM ŞART”
Mersin’in turizm konusunda yeni bir vizyon geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Daşcı, “Mersin bugüne kadarki turizme bakış açısını öncelikle bir mental değişiklikle değiştirmek zorunda.” dedi.
Türkiye’de turizm denildiğinde akla belli bölgelerin geldiğini belirten Daşcı, Mersin’in ise kendine özgü potansiyeliyle farklı bir model oluşturabileceğini kaydetti. Daşcı, “Bizim Mersin için özel bir turizm paketi hazırlamamız gerekiyor. Mersin hangi alanlarda niş pazar olabilir, hangi destinasyon çeşitliliğiyle öne çıkabilir; öncelikle buna bakmalıyız. Başka şehirlerle aynı kulvarda yarışmaya çalışmak yerine, kendi güçlü yönlerimizi ortaya çıkarmalıyız” diye konuştu.
“İNANÇ TURİZMİ MERSİN İÇİN BÜYÜK FIRSAT”
Mersin’in tarihsel ve kültürel birikiminin önemli bir avantaj sunduğunu dile getiren Daşcı, özellikle inanç turizminin kent için büyük bir fırsat olduğuna dikkat çekti. Mersin’in birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Daşcı, “İnanç turizmi Mersin için çok rahatlıkla öne çıkarılabilecek bir değer. Kentin tarihi dokusu, antik yapıları, dini geçmişi ve kültürel çeşitliliği bu alanda büyük bir potansiyel oluşturuyor.” dedi.
“YAYLA VE TARIM TURİZMİ MUTLAKA DEĞERLENDİRİLMELİ”
Mersin’in yalnızca sahil turizmiyle değerlendirilmesinin büyük bir eksiklik olduğunu söyleyen Daşcı, kentin doğal yapısının alternatif turizm açısından çok önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.
Torosların yayla kültürünün turizm açısından ciddi bir değer taşıdığını belirten Daşcı, “Yayla turizmi çok rahatlıkla öne çıkarılabilecek bir alan. Bunun yanında Mersin tarımsal üretim gücüyle de dikkat çeken bir şehir. Tarım turizmi de Mersin’de geliştirilebilecek en önemli alanlardan biri” diye konuştu.
“KÜLTÜR VE TARİH TURİZMİ ÖNE ÇIKARILMALI”
Mersin’in sahip olduğu tarihi ve kültürel mirasın yeterince tanıtılmadığını belirten Daşcı, kentin bu yönüyle ulusal ve uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesi gerektiğini söyledi. “Kültür turizmi Mersin’de mutlaka öne çıkarılması gereken bir değer” diyen Daşcı, “Mersin tarih açısından son derece güçlü bir şehir. Ancak elimizdeki bu değerleri turizm ekonomisine dönüştürmek konusunda eksiklerimiz var” ifadelerini kullandı.
“SPOR TURİZMİ İÇİN MERSİN İDEAL KENT”
Antalya merkezli turizm anlayışının tek seçenek olmadığını belirten Daşcı, Mersin’in spor turizmi açısından çok önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi. “Mersin spor turizmi açısından ideal bir kenttir” diyen Daşcı, şu değerlendirmede bulundu: “Eğer spor turizmi için gerekli tesisleşme yapılırsa, antrenman sahaları kurulursa, kros alanları oluşturulursa ve sporcuların ihtiyaçlarına uygun konaklama tesisleri planlanırsa; Mersin, çok ciddi bir spor turizmi merkezi olabilir. Antalya’daki spor turizmi pazarının önemli bir bölümünü kendi bünyesine çekebilir.”
“ANTALYA İLE YARIŞMAK DOĞRU DEĞİL”
Turizm politikalarının yanlış rekabet anlayışı üzerinden şekillendirilmemesi gerektiğini belirten Daşcı, Mersin’in kendine özgü bir yol haritası çizmesi gerektiğini vurguladı. “Biz neden Antalya’yla, Bodrum’la, Marmaris’le bire bir yarışalım?” diye soran Daşcı, şöyle devam etti: “İspanya ve İtalya gibi ülkeler sahil turizminde dünyada kendini kanıtlamış bölgeler. Türkiye’de de Çeşme’den Bodrum’a, Marmaris’ten Side ve Belek’e kadar yoğun turizm merkezleri var. Mersin’in bunların aynısı olmaya çalışması doğru değil. Bizim kendi değerlerimizi öne çıkarmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
“DENİZ, GÜNEŞ, KUM OLACAK AMA TEK HEDEF OLMAYACAK”
Kıyı turizminin tamamen geri plana atılmaması gerektiğini belirten Daşcı, ancak Mersin’in yalnızca deniz turizmine odaklanmasının yanlış olacağını söyledi. “Kıyı turizmi elbette olacak” diyen Daşcı, “Sahillerimizi geliştirmeli, kıyı tesisleşmesini güçlendirmeliyiz. Ancak Mersin’i öne çıkaracak olan asıl unsur alternatif turizm çeşitliliği olacak. İnanç turizmiyle, kültür turizmiyle, spor turizmiyle, yayla ve tarım turizmiyle dikkat çeken bir kent haline gelmeliyiz” ifadelerini kullandı. Daşcı, Mersin’in sahip olduğu liman, demir yolu, kara yolu ve tarımsal üretim altyapısının yalnızca ticaret açısından değil, turizm ekonomisi açısından da büyük fırsatlar sunduğunu belirtti. Özellikle Yenice’nin Türkiye’nin en önemli demir yolu kavşaklarından biri olduğuna dikkat çeken Daşcı, bölgenin lojistik turizm konseptiyle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“TÜM KENT DİNAMİKLERİ ORTAK HAREKET ETMELİ”
Turizmin yalnızca yatırım meselesi olmadığını belirten Daşcı, kentte ortak bir vizyon oluşturulması gerektiğini ifade etti. Mersin’in dünyadaki algısının değişmesi gerektiğini ifade eden Daşcı, şu çağrıda bulundu: “Kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları ve basın kuruluşları aynı hedef doğrultusunda hareket etmeli. Mersin’in artık dünyaya daha güçlü bir vizyon sunması gerekiyor. Kentin geleceği için topyekûn bir zihinsel dönüşüme ihtiyaç var.”
|