Küresel iklim krizinin etkilerini derinden hisseden Mersin’de, Yenişehir Belediyesi, su istemeyen "Ekolojik Tarım Havzası" kurdu. Dünya Çevre Günü’nde Değirmençay Mahallesi’nde dikilen 15 bin tıbbi ve aromatik bitki hem yarınlara nefes olacak hem de doğadaki zorlu şartlara direnç gösterecek.
Mersin Yenişehir Belediyesi, AR-GE Müdürlüğü koordinesinde hem iklim kriziyle mücadele etmek hem de yerel üreticiye katma değerli alternatif gelir kaynakları sunmak amacıyla hayata geçirilen “Ekolojik Tarım Havzası” projesi kapsamında 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Değirmençay Mahallesi’nde “Tıbbi ve Aromatik Bitki Dikim Etkinliği” gerçekleştirdi. Dikim etkinliğine; Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hülya Toy Güzel, CHP Yenişehir İlçe Başkanı Toprak Çalışkan, Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Ömer Kahyaoğlu, Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, Değirmencay Mahalle Muhtarı Rıdvan Işık, Meclis üyeleri ve mahalle halkı katıldı.
15 BİN TOHUM FİDEYE DÖNÜŞTÜ
Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi’nden temin edilen 15 bin adet züfa ve tıbbi adaçayı tohumu, belediye fidanlığında çimlendirilerek fide haline getirildi. Özenle yetiştirilen fideler, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde düzenlenen etkinlikte toprakla buluştu. Dikim çalışmaları hem üreticilerin kendi arazilerinde hem de proje için özel olarak tahsis edilen bin 200 metrekarelik uygulama alanında eş zamanlı olarak devam ediyor. Küresel iklim krizinin ve kuraklığın etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde, Yenişehir Belediyesi su tasarruflu üretim modellerine öncelik veriyor. Bu doğrultuda seçilen züfa ve tıbbi adaçayı; düşük su ihtiyacı ve kuraklığa dayanıklı yapılarıyla sürdürülebilir tarımın en önemli alternatifleri arasında yer alıyor. Bu bitkiler; bitki çayı, kurutulmuş ürün ve uçucu yağ üretimi gibi çok geniş bir yelpazede değerlendirilebiliyor. Böylece üreticiler, geleneksel tarım ürünlerine kıyasla çok daha yüksek ekonomik değere sahip, katma değerli bir üretim imkânına kavuşuyor. Projenin hedefi sadece bitki yetiştirmekle sınırlı değil. İlerleyen aşamalarda bu bitkilerden uçucu yağ elde edilmesi planlanıyor. Böylece ürünler sadece ham madde olarak satılmayacak; işlenerek katma değeri yüksek, markalı son ürünlere dönüştürülecek ve üreticinin kazancı katlanacak. Projenin sürdürülebilir ve bilinçli bir şekilde yürütülmesi için kurumsal iş birlikleri de hayata geçiriliyor. Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde üreticilere yönelik eğitim programları düzenlenecek.
İKLİM KRİZİNE KARŞI EKOLOJİK HAVZA MODELİ
Etkinlikte konuşan Değirmençay Mahallesi Muhtarı Rıdvan Işık, değişen hava şartları ve iklim krizi nedeniyle kırsalda tarım yapmanın her geçen gün zorlaştığına dikkat çekerek; geleceğe dair tüm ayrıntıları hesaplanmış bu vizyoner projeye imza atarak çiftçiyi yalnız bırakmayan Başkan Özyiğit’e mahalle halkı adına teşekkür etti. Bölgede yürüttükleri arıcılık ve tıbbi aromatik bitkilerle ilgili ekolojik havza çalışmasının önemine değinen Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy ise bu çalışmanın temel amacının, iklim krizinin getirdiği öngörülemeyen hava koşullarına karşı dirençli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim modeli oluşturmak olduğunu söyledi.
YILMAZ: ÜRETİM DESENİMİZİ DEĞİŞTİRMEMİZ LAZIM
Geleneksel tarım modellerinin artık maliyetleri karşılamakta zorlandığına dikkat çeken Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ise "5 yıldır Yenişehir Belediye Başkanımızın ve İlçe Tarım Müdürlüğümüzün, aynı zamanda da Ziraat Odamızın önderliğinde safran üretimi ile ilgili çok ciddi mesafeler kat ettik. Başladığımızda 2 ya da 3 çiftçiyle başladık sanırım. 2 çiftçiyle başladık. Bugün, geçen yıl burada yine programını yaptığımızda safran üreticimizin sayılarının 18'e çıktığını gördük. Alternatif üretim her zaman önemlidir. Üretim desenimizi değiştirmemiz lazım. Daha az alanlarda, katma değeri yüksek ürünler üretmemiz lazım. İşte görüyorsunuz, daha birkaç gün öncesine kadar bin bir emekle, yüksek üretim maliyetleriyle ürettiğimiz nektarinimiz maalesef çöpe gitti. Ya da ekonomik anlamda üretim maliyetlerini bile karşılamadı." Programda konuşan Yenişehir Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Ömer Kahyaoğlu ise tıbbi ve aromatik bitkilerin bölge tarımı için stratejik bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Yenişehir’de ki çiftçilerin tarımsal arazi büyüklüklerinin genel olarak küçük olduğuna dikkat çeken Kahyaoğlu, bu durumun aşılması için katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi gerektiğini belirtti.
ÖZYİĞİT: YENİŞEHİR’DE TESADÜFİ HİÇBİR İŞE YER YOK
Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ise belediyenin çevre, ekoloji, bilimsel üretim ve uluslararası iş birlikleri alanındaki vizyoner projelerini paylaştı. Yenişehir'de tesadüfi hiçbir işe yer olmadığını, tüm çalışmaların 7,5 yıl önce belirlenen vizyonun birer parçası olduğunun altını çizen Başkan Özyiğit, göreve gelmeden önce planladıkları eğitim, ekoloji, üretim ve dayanışma odaklı projelerin altını doldurarak yollarına devam ettiklerini belirterek; "Yaptığımız işlerin hiçbirisi tesadüf değil, büyük bir planın parçasıdır." dedi. İklim kriziyle mücadelenin sadece tek bir alanda üretimle çözülemeyeceğini, topyekûn bir çaba gerektirdiğini ifade eden Özyiğit, geleceğe daha sağlıklı bir çevre bırakma kararlılığını şu sözlerle aktardı: "Gelecekten emanet aldığımız ülkemizi, bu emaneti sağlıklı bir biçimde yerine teslim etme noktasında bir çaba içerisinde olacağız." Özyiğit, proje kapsamında, ilçede kapsamlı bir "Tıbbi Aromatik Bitki Havzası" oluşturulacağını açıkladı. Projenin ilk adımı olarak ada çayı ve züfa otu gibi katma değeri yüksek bitkiler toprakla buluşturulurken, Başkan Özyiğit iklim krizi karşısında alternatif tarımın önemine dikkat çekti. Konuşmasında, küresel iklim değişikliğinin ve beklenmedik hava olaylarının çiftçiyi ne kadar zor durumda bıraktığına değinen Başkan Özyiğit; üreticiyi korumanın yolunun ürün çeşitliliğinden geçtiğini belirtti. Geleneksel ve sert çekirdekli ürünlerin bir gecede yaşanan don ya da dolu olaylarıyla yok olabildiğini hatırlatan Özyiğit, daha önce başarıyla hayata geçirdikleri safran üretimini örnek gösterdi. Özyiğit, "Çok küçük alanlarda, yüksek gelir elde edebileceğimiz bir ürün olduğunu hepimiz gördük. Başından sonuna 45 günü geçmeyen bir zaman aralığında gerçekleşen, alternatif bir ürün. Teknolojiyi daha çok kullanırsak yılda birkaç kez ürün alabileceğimiz bir modelden bahsediyoruz. Hatta Ar-Ge birimimiz çalışsın; sadece toprakta değil, topraksız alanda da safran üretimini zorlayalım." dedi.
"KENTİ KIRSALDAN, KIRSALI KENTTEN AYIRMADIK"
Yenişehir Belediyesi’nin tarım vizyonunun sadece tohum ekmekten ibaret olmadığını vurgulayan Özyiğit; doğal kaynakları korumanın, üreticinin emeğini güçlendirmenin ve çocuklara yaşanabilir bir dünya bırakmanın asıl hedef olduğunu söyledi. Kurulacak bitki havzasının çok yönlü fayda sağlayacağını belirten Başkan, "Bu havzada hem çevremize hem ekonomimize hem de geleceğimize yatırım yapacağız. Unutmamalıyız ki; bu tıbbi aromatik bitkiler aynı zamanda bölgedeki arıcılığı ve bal üretimini de besleyecek." dedi. Projenin sadece dikim aşamasında kalmayacağını, ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması süreçlerinin de sıkı şekilde takip edileceğini belirten Özyiğit; şu aşamalara dikkat çekti: “Ürünlerin doğru ve standardize şekilde paketlenmesi, doğru koşullarda pazara sunulması ve bitkilerden yağ elde edilmesi ve bu ürünlerin kozmetik ile tıbbi alanlara kazandırılması. Bir işin karşılığında ekonomik bir döngü gerçekleşmezse, o iş sürdürülebilir olmaktan çıkar. Bu emeği hep birlikte ticari başarıya dönüştüreceğiz." (Haber Merkezi)
|