Anamur’un Kızılaliler ve Korucak bölgelerinde kurulması planlanan bin 500 hektarlık boksit madeni projesi yöre halkını ve çevrecileri ayağa kaldırdı. Siyasilerden ve köylülerden yükselen "ortak tepki" sonrası Bakanlığa 514 imzalı dilekçe gönderilirken, bölge halkı tarım arazilerini ve yaşam alanlarını korumak için sonuna kadar mücadele edeceklerini ilan etti.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal’ın; maden sahasının yaşam alanlarına, tarım arazilerine ve su kaynaklarına yakınlığı nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan projeyi yeniden değerlendirmesini istemesinin ardından, bölgeden de güçlü destek geldi. Köylüler ve çevreciler, projenin hayata geçirilmesi halinde hem doğanın hem de bölge insanının büyük zarar göreceğini savunarak ÇED sürecinin durdurulmasını istedi.
“İNSANIMIZA VE DOĞAMIZA ZARAR VERECEK”
MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal, TBMM Genel Kurulu'nda söz alarak Anamur'un Kızılaliler ve Korucuk bölgelerinde kurulması planlanan maden tesisine ilişkin endişeleri dile getirdi. Milletvekili Uysal, tesisin yaşam alanlarına ve doğal kaynaklara yakın konumda bulunmasının bölge halkı ile çevre üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirterek; “Anamur'un Kızılaliler ve Korucuk bölgesinde kurulması planlanan maden tesisinin yaşam alanlarına ve doğal kaynaklara yakın olması bölgemizdeki insanımıza ve doğamıza zarar verecektir. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanımızdan projeyi yeniden gözden geçirmesini talep ediyoruz.” dedi.
“BİN 500 HEKTARLIK ALAN YAŞAMIN TAM MERKEZİNDE”
Anamur Çevre Platformu Temsilcisi ve çevre avukatı Şeyda Afyoncu Son, Kızılaliler Köyü’nde açılması planlanan boksit madeni için ÇED sürecinin başlatıldığını belirterek; söz konusu ruhsat sahasının yaklaşık bin 500 hektarlık geniş bir alanı kapsadığını söyledi. Madencilik faaliyetinin yalnızca ormanlık alanları değil, bölgedeki yaşamın tamamını etkileyeceğini ifade eden Son; ruhsat sahası içerisinde köylülerin tapulu tarım arazileri, seraları, meraları, bal ormanları, içme ve sulama suyu kaynakları ile zeytinliklerin bulunduğunu vurguladı. Son, “Bu bölgede insanlar tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlıyor. Muz, avokado, çilek, keçiboynuzu ve zeytin üretimi yapılıyor. Ayrıca küçükbaş hayvancılık faaliyetleri yürütülüyor. Planlanan maden sahası yalnızca doğal alanları değil, insanların doğrudan yaşam kaynaklarını tehdit ediyor.” dedi.
“TEK BİR AĞACI, TEK BİR DAMLA SUYU KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK”
İklim krizi, kuraklık ve orman yangınlarının etkilerinin her geçen yıl daha ağır hissedildiğini belirten Son; doğal kaynakların korunmasının artık zorunluluk haline geldiğini söyledi. “Bugün geldiğimiz noktada tek bir ağacı, tek bir damla suyu kaybetme lüksümüz kalmamıştır” diyen Son, boksit gibi stratejik bir madenin çıkarılma hakkının özel şirketlere verilmesinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerinin yıllarca sürdüğüne dikkat çeken Son, “Üç köyün yerleşim ve üretim alanlarının ortasında yürütülmesi planlanan bu faaliyet, yalnızca bugünü değil gelecek nesilleri de etkileyecektir. Bu nedenle ÇED sürecinin sonlandırılmasını ve ilgili kurumların olumsuz görüş vermesini bekliyoruz” diye konuştu.
514 İMZALI DİLEKÇE BAKANLIĞA GÖNDERİLDİ
Anamur Kızılaliler Mahalle Muhtarı Pakize Ay ise köylülerin projeye karşı ortak tavır aldığını belirterek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na 514 imzalı dilekçe gönderdiklerini açıkladı.
Ay, dilekçenin ayrıca Mersin Valiliği, Anamur Kaymakamlığı ve Anamur Belediyesi’ne de iletildiğini belirterek; 18 mahalle muhtarının da projeye karşı imza ve mühürleriyle destek verdiğini söyledi.
Madencilik projesinin yalnızca Kızılaliler’i değil, çevredeki birçok yerleşim yerini de etkileyeceğini ifade eden Pakize Ay, şöyle konuştu: “1500 hektarlık boksit madeni ve yaklaşık 1000 hektarlık mermer ocağı sahası yedi köyü doğrudan etkiliyor. Biz köylüler olarak köyümüzü terk etmeyeceğiz. Sonuna kadar toprağımızın, suyumuzun ve yaşam alanlarımızın arkasında duracağız. Bu proje tamamen köyümüzün içerisinde planlanıyor.”
“TOKİ YAPILIYOR, MADEN NASIL AÇILACAK?”
Bölgede yapımı süren yaklaşık bin konutluk TOKİ projesine de dikkat çeken Ay, maden sahasının yerleşim alanlarına çok yakın olduğunu belirtti. “Madem burada maden açılacaktı, neden bin konutluk TOKİ yapıldı?” diye soran Ay, maden sahasının TOKİ konutlarına yaklaşık üç kilometre mesafede bulunduğunu söyledi.
“TARIM VE HAYVANCILIK YOK OLACAK”
Kızılaliler’in önemli bir üretim merkezi olduğunu vurgulayan Ay, bölgede bal ormanlarının bulunduğunu, yaklaşık 1500 küçükbaş hayvanın yetiştirildiğini ve çok sayıda tarım arazisinin bulunduğunu anlattı. Ay, “Keçiboynuzu ağaçlarımız, delice zeytinlerimiz, tescilli asırlık zeytin ağaçlarımız var. Muz, çilek ve birçok tropikal meyve burada yetiştiriliyor. İnsanların geçim kaynağı olan bu alanların bir maden projesi uğruna feda edilmesini kabul etmiyoruz. Burası bizim yaşam alanımız ve geleceğimizdir.” dedi.
UYSAL’A DESTEK TEŞEKKÜRÜ
Kızılaliler Muhtarı Pakize Ay, bölge halkının sesini Ankara’ya taşıyan MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal’a da teşekkür ederek; “Milletvekilimiz Sayın Levent Uysal’ın konuyu gündeme taşıması ve bölgemizin hassasiyetlerini dile getirmesi bizler için çok değerlidir. Kendisine desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. Köylüler; çevreciler ve sivil toplum temsilcileri, Anamur’un doğal zenginliklerinin korunması gerektiğini belirterek; Kızılaliler ve Korucak bölgesinde planlanan boksit madeni projesinin yeniden değerlendirilmesini talep ediyor. Bölge halkı, tarım, hayvancılık, su kaynakları ve orman varlığını tehdit edeceğini düşündükleri projeye karşı mücadelelerini sürdüreceklerini ifade ettiler.
|