ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Dijitalleşmenin iş dünyasında belirleyici hale geldiği günümüzde, yerel işletmeler için sosyal medya ve dijital iletişim kanalları vazgeçilmez bir pazarlama aracı haline geldi.
Dijital Pazarlama ve Satış Direktörü Emel Taşçı, işletmelerin yalnızca kaliteli ürün ve hizmet sunmasının artık yeterli olmadığını belirterek, dijital görünürlüğün ve güven oluşturmanın büyümenin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte tüketici alışkanlıklarının da değiştiğine dikkat çeken Taşçı, artık insanların bir ürün ya da hizmet satın almadan önce internet üzerinden araştırma yaptığını, sosyal medya hesaplarını incelediğini ve kullanıcı yorumlarını dikkate aldığını ifade etti. Bu nedenle işletmelerin dijital dünyadaki varlığını doğru yönetmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
“DİJİTAL GÖRÜNÜRLÜK ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK”
Emel Taşçı, geçmişte işletmeler için iyi bir konum, kaliteli hizmet ve müşteri tavsiyesinin başarı için yeterli olabildiğini ancak günümüzde bunların dijital görünürlükle desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Taşçı, “Bugün tüketiciler alışveriş yapmadan önce internetten araştırma yapıyor. İşletmenin sosyal medya hesaplarına bakıyor, yorumları inceliyor ve markanın kendisini nasıl anlattığını değerlendiriyor. Bu nedenle dijital görünürlük artık bir tercih değil, işletmeler için zorunluluk haline geldi” dedi.
“SADECE PAYLAŞIM YAPMAK YETERLİ DEĞİL”
Yerel işletmelerin dijitalleşmeyi yalnızca sosyal medya paylaşımı yapmak olarak görmemesi gerektiğini ifade eden Taşçı, başarılı dijital iletişimin planlı ve sürdürülebilir olması gerektiğini söyledi.
“Dijitalleşme sadece ürün fotoğrafı paylaşmaktan ibaret değildir. Önemli olan markanın hikâyesini doğru anlatabilmesi, güven oluşturabilmesi ve müşterisiyle sürekli iletişim kurabilmesidir. Düzenli içerik üretmeyen ve dijital dünyada görünür olmayan işletmeler, rekabette geri kalabiliyor” diye konuştu.
“İNSAN HİKÂYELERİ MARKAYA GÜÇ KATIYOR”
Günümüzde tüketicilerin yalnızca ürünü değil, ürünün arkasındaki insanları da görmek istediğini belirten Taşçı, işletme sahiplerinin ve çalışanların dijital iletişimde daha fazla yer almasının markaya önemli katkılar sağladığını ifade etti.
Taşçı, “İşletme sahibinin, çalışanlarının ya da üretim ekibinin kamera karşısına geçmesi, üretim süreçlerini anlatması ve müşterilere doğrudan seslenmesi markaya samimiyet kazandırıyor. İnsanlar artık sadece ürün satın almıyor; güven duydukları markaları tercih ediyor. Yerel işletmelerin en büyük avantajı da gerçek emeklerini ve gerçek hikâyelerini paylaşabilmeleridir” ifadelerini kullandı.
SÜREKLİLİK BAŞARININ ANAHTARI
Dijital platformlarda istikrarlı olmanın önemine dikkat çeken Taşçı, düzensiz yapılan paylaşımların beklenen etkiyi oluşturmadığını belirtti.
“Bir gün paylaşım yapıp haftalarca sessiz kalmak yerine planlı ve düzenli bir iletişim stratejisi uygulanmalıdır. İşletmenin fiziksel vitrini ne kadar önemliyse dijital vitrini de en az o kadar önemlidir. Müşteriler artık işletmeleri önce telefon ekranından tanıyor” şeklinde konuştu.
“GÜVEN ARTIK EKRANDA DA İNŞA EDİLİYOR”
İşletmelerin kendilerine "Müşterime dijital ortamda güven verebiliyor muyum?" sorusunu sorması gerektiğini ifade eden Taşçı, dijital dünyada güven oluşturmanın satış başarısını doğrudan etkilediğini söyledi.
Taşçı, “Eskiden güven yüz yüze kurulan ilişkilerle oluşuyordu. Bugün ise bu güvenin önemli bir kısmı sosyal medya hesaplarında, internet sitelerinde ve dijital platformlarda inşa ediliyor. Güçlü bir dijital iletişim, işletmelerin marka değerini artırırken yeni müşterilere ulaşmasını da kolaylaştırıyor” diye ifade etti.
YEREL MARKALAR İÇİN BÜYÜK FIRSAT
Dijital dünyanın yalnızca büyük şirketlere değil, küçük ve orta ölçekli işletmelere de önemli fırsatlar sunduğunu belirten Emel Taşçı, doğru stratejilerle yerel işletmelerin ulusal ölçekte güçlü markalara dönüşebileceğine vurgu yaptı.
Taşçı, “Sosyal medya, web siteleri ve diğer dijital iletişim kanalları doğru kullanıldığında küçük işletmelere büyük fırsatlar sunuyor. Yerel markalar; insan odaklı iletişim kurarak, hikâyelerini etkili şekilde anlatarak ve dijital dünyada güven oluşturarak yarının güçlü markaları arasındaki yerini alabilir. Dijital dönüşüme ayak uyduran işletmeler, rekabette her zaman bir adım önde olacaktır” dedi.
|