Çocukların özellikle okul öncesi ve okul çağında yılda birkaç kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmesi normal kabul ediliyor.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Kreş ve okul ortamında geçirilen enfeksiyonlar nedeniyle aileler çoğu zaman çocuklarının sık hastalanmasını doğal karşılıyor. Ancak hastalıkların kısa aralıklarla tekrarlaması, belirtilerin haftalarca devam etmesi ve tedavilere rağmen yeniden ortaya çıkması uzmanlara göre dikkate alınması gereken önemli bir durum. Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ali Demirhan, birçok ailenin sürekli enfeksiyon geçirildiğini düşündüğü çocuklarda aslında alerjik hastalıkların rol oynayabildiğini belirterek; yanlış değerlendirmelerin hem tanıyı geciktirdiğini hem de gereksiz ilaç kullanımına neden olabildiğini söyledi.
"HER BURUN AKINTISI ENFEKSİYON DEĞİLDİR"
Sık hastalanan çocukların mutlaka ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Ali Demirhan, alerjik hastalıkların enfeksiyonlarla neredeyse aynı belirtileri gösterebildiğine dikkat çekti. Demirhan, şunları anlattı: "Polikliniğimize başvuran birçok aile, çocuklarının aylarca geçmeyen burun akıntısı, sürekli öksürük veya sık sinüzit nedeniyle defalarca antibiyotik kullandığını anlatıyor. Oysa yaptığımız değerlendirmelerde bu çocukların önemli bir bölümünde enfeksiyon değil, alerjik hastalıklarla karşılaşıyoruz. Alerjik çocuklarda sürekli burun akıntısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ve öksürük görülebilir. Bu tablo ailelerde çocuğun sürekli enfeksiyon geçirdiği düşüncesini oluşturuyor. Ancak esas sorun bağışıklık sisteminin zararsız maddelere karşı gereğinden fazla tepki vermesidir."
Demirhan, alerjik hastalıkların doğru tanınmaması halinde çocukların uzun süre gereksiz tedavilere maruz kalabildiğini belirterek; "Her uzun süren öksürük antibiyotik gerektirmez. Öncelikle şikâyetin nedenini doğru belirlemek gerekir." dedi.
EV TOZU VE POLENLER EN BÜYÜK ETKENLER ARASINDA
Çocuklarda en sık görülen çevresel alerjenlerin ev tozu akarları, polenler, küf mantarları ve hayvan tüyleri olduğunu belirten Demirhan, bu maddelere duyarlı çocuklarda burun ve solunum yollarında sürekli iltihabi bir reaksiyon gelişebildiğini söyledi. Demirhan, "Çocuk alerjenle her karşılaştığında şikâyetleri yeniden başlıyor. Burun tıkanıyor, geniz akıntısı oluşuyor, öksürük ortaya çıkıyor. Bu durum aylar boyunca devam edebiliyor. Aile ise bunu sürekli enfeksiyon sanabiliyor" diye konuştu.
ALERJİK RİNİT ÇOCUKLARIN YAŞAMINI ZORLAŞTIRIYOR
Alerjik rinitin çocukluk çağında en sık görülen alerjik hastalıklardan biri olduğunu vurgulayan Demirhan, hastalığın yalnızca burun akıntısıyla sınırlı olmadığını söyledi. Demirhan, sözlerine şöyle devam etti: "Burun tıkanıklığı nedeniyle çocuklar geceleri ağız açık uyuyor. Uyku kalitesi bozuluyor. Yeterince dinlenemeyen çocuk sabah yorgun kalkıyor. Gün içinde dikkatini toplamakta zorlanabiliyor, ders başarısı etkilenebiliyor. Uzun süre tedavi edilmeyen alerjik rinit sinüzit, orta kulakta sıvı birikimi ve tekrarlayan kulak enfeksiyonlarına da zemin hazırlayabiliyor."
GECE ÖKSÜREN ÇOCUKLARDA ASTIM ARAŞTIRILMALI
Haftalarca devam eden öksürüğün önemsenmesi gerektiğini söyleyen Demirhan, özellikle gece artan kuru öksürüğün alerjik astımın ilk belirtisi olabileceğini ifade etti. Demirhan, "Toplumda astım denildiğinde herkes nefes darlığını düşünüyor. Oysa bazı çocuklarda astımın ilk bulgusu yalnızca kronik öksürük olabiliyor. Özellikle geceleri artan, egzersiz sırasında ortaya çıkan veya sık tekrarlayan öksürük mutlaka çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.
"SÜREKLİ ANTİBİYOTİK KULLANILMASI DOĞRU DEĞİL"
Tekrarlayan enfeksiyon şüphesiyle çocukların sık sık antibiyotik kullandığını belirten Demirhan, “Bir çocuk yıl içerisinde birçok kez antibiyotik kullanıyor ancak kısa süre sonra aynı şikâyetlerle yeniden hastalanıyorsa yalnızca enfeksiyon düşünülmemelidir. Gereksiz antibiyotik kullanımı hem fayda sağlamaz hem de antibiyotik direncine, bağırsak florasının bozulmasına ve farklı sağlık sorunlarına neden olabilir.” dedi.
ERKEN TANI TEDAVİNİN BAŞARISINI ARTIRIYOR
Alerjik hastalıkların erken dönemde tanınmasının büyük önem taşıdığını belirten Demirhan, tanı sürecinin ayrıntılı değerlendirme ile başladığına vurgu yaparak; "Öncelikle çocuğun hikâyesini ayrıntılı dinliyoruz. Şikâyetlerin hangi mevsimde arttığı, ev ortamı, ailede alerji öyküsü gibi birçok ayrıntıyı değerlendiriyoruz. Gerekli gördüğümüz durumlarda alerji testlerinden de yararlanıyoruz. Sorumlu alerjeni belirlediğimizde hem korunma yöntemlerini planlıyor hem de çocuğa en uygun tedaviyi uyguluyoruz" diye konuştu.
EVDE ALINACAK ÖNLEMLER TEDAVİYİ DESTEKLİYOR
Tedavinin yalnızca ilaçlardan ibaret olmadığını ve ailelerin ev ortamında alacağı basit önlemlerin de büyük katkı sağlayacağını ifade eden Demirhan, "Evin düzenli havalandırılması, toz tutan eşyaların azaltılması, yatak ve yastıkların uygun sıcaklıkta sık yıkanması, sigara dumanından tamamen uzak durulması ve nem oluşumunun engellenmesi alerjik çocuklarda şikâyetlerin azalmasına yardımcı olur. Koruyucu önlemler tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır" şeklinde konuştu.
AİLELERE SON ÇAĞRI
Çocuklarında sık tekrarlayan solunum yolu yakınmaları bulunan ailelere seslenen Uzm. Dr. Ali Demirhan, şu değerlendirmeyle sözlerini tamamladı: "Çocuğunuz sık hastalanıyor, burun tıkanıklığı aylarca sürüyor, geceleri öksürüyor veya sürekli antibiyotik kullanmasına rağmen şikâyetleri tekrar ediyorsa bunun nedeni yalnızca enfeksiyon olmayabilir. Erken tanı sayesinde hem gereksiz ilaç kullanımının önüne geçebilir hem de çocuklarımızın sağlıklı büyümesini destekleyebiliriz. Aileler belirtileri dikkatle takip etmeli ve gerekli durumlarda mutlaka çocuk alerji ve immünoloji uzmanına başvurmalıdır."
|