MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, küresel ticaretin yeni bir döneme girdiğini belirterek; Türkiye’nin alternatif ticaret koridorları oluşturmasının artık zorunluluk haline geldiğini söyledi. MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik ise Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin Mersin Limanı’na yeni fırsatlar sunduğunu ancak bu fırsatın kalıcı avantaja dönüşebilmesi için limandaki operasyonel sorunların hızla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Jeopolitik krizler küresel ticaret dengelerini değiştirirken, Mersin'in stratejik önemi her geçen gün artıyor
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği tartışmaları ve uluslararası ticaret yollarındaki değişimler, Türkiye'nin jeostratejik konumunu yeniden ön plana çıkarıyor. Özellikle Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler ve Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz, dünya ticaretini olduğu kadar Türkiye'nin lojistik altyapısını da doğrudan etkiliyor. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) Genel Sekreteri Fuat Gedik, yaşanan gelişmeleri değerlendirerek Mersin'in önümüzdeki süreçte üstleneceği role ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
"MERSİN TÜRKİYE'NİN GÜVENLİ LİMANI OLACAK"
MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, küresel krizlerin lojistik altyapısı güçlü ülkeleri öne çıkardığını belirterek şunları söyledi: "Bugün yaşanan gelişmeler bize bir kez daha gösteriyor ki üretim gücü, lojistik altyapısı ve alternatif ticaret yolları olan ülkeler gelecekte daha avantajlı olacak. Küresel riskler karşısında Mersin, Türkiye için güvenli bir liman ve stratejik bir koridor konumundadır. Sahip olduğumuz liman altyapısı, üretim kapasitesi ve coğrafi avantajımız sayesinde yeni dönemin en kritik merkezlerinden biri olacağız." Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin yalnızca enerji fiyatlarını değil, küresel tedarik zincirlerini de etkilediğini ifade eden Çakır, Türkiye'nin enerji arzında farklı kaynaklara sahip olmasının önemli bir avantaj olduğunu belirtti. Çakır, "Rusya, Azerbaycan ve Irak gibi alternatif enerji kaynaklarımız bulunuyor. Enerji arz güvenliği açısından kısa vadede büyük bir sorun beklemiyoruz. Ancak asıl önemli konu lojistik güvenliğidir. Körfez'den gelen yüklerin güvenli taşınabilmesi noktasında Mersin'in önemi her geçen gün artıyor." dedi.
"MERSİN ARTIK SADECE LİMAN KENTİ DEĞİL"
Mersin'in güçlü üretim altyapısıyla bölgenin en önemli ticaret merkezlerinden biri haline geldiğini belirten Çakır, şunları söyledi: "Biz sadece yük taşıyan bir liman kenti değiliz. Aynı zamanda üreten, ihracat yapan güçlü bir sanayi kentiyiz. Yaklaşık 160 ülkeye doğrudan ihracat gerçekleştiriyoruz. Bölgedeki savaşlar nedeniyle bazı limanlarda ciddi sıkıntılar yaşanırken Mersin Limanı'nın önemi daha da arttı. Limanımızdaki yoğunluk bunun en somut göstergesidir."
"ANA KONTEYNER LİMANI ARTIK ZORUNLULUK"
Artan yük hacminin mevcut kapasiteyi zorladığını dile getiren Çakır, Mersin Ana Konteyner Limanı Projesi'nin vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Çakır, şunları aktardı: "Sanayinin Anadolu'ya yayılmasıyla birlikte Çukurova, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun üretim kapasitesi hızla büyüyor. Bu üretimin oluşturacağı yükü bugünden planlamak zorundayız. Mersin Ana Konteyner Limanı artık ertelenebilecek bir yatırım değildir. Bu proje yalnızca Mersin'in değil, Türkiye'nin dış ticaret geleceğinin projesidir."
"TÜRKİYE KENDİ TİCARET KORİDORLARINI OLUŞTURMALI"
Kalkınma Yolu Projesi'nin önemine değinen Çakır, Türkiye'nin yeni lojistik ağlarının merkezinde yer alabileceğini belirterek; "Artık tek bir hatta bağlı kalma dönemi sona eriyor. Ülkeler kendi güvenli ticaret koridorlarını oluşturuyor. Basra'dan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu tamamlandığında Avrupa'ya ulaşım süresi 15-20 güne kadar düşecek. Bu Türkiye için çok büyük bir rekabet avantajı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
"MERSİN İŞ DÜNYASI HER SENARYOYA HAZIR"
MTSO olarak tüm gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade eden Çakır, sözlerini şöyle tamamladı: "Kamu kurumlarımızla koordinasyon halinde çalışıyoruz. Sanayicimizi, ihracatçımızı, lojistik sektörümüzü ve limanımızı her türlü senaryoya hazırlıyoruz. Tarih bugün bize önemli bir fırsat sunuyor. Mersin'e yapılacak yatırımlar yalnızca kentimize değil, Türkiye ekonomisinin tamamına güç katacaktır."
GEDİK: MERSİN LİMANI KRİZİ FIRSATA ÇEVİREBİLİR
Mersin Deniz Ticaret Odası Genel Sekreteri Fuat Gedik ise Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin Mersin Limanı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Gedik, "Hürmüz Boğazı dünya enerji ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği, alternatifi olmayan stratejik bir geçiş noktasıdır. Burada yaşanan her kriz yalnızca enerji piyasalarını değil, deniz taşımacılığını, navlun maliyetlerini, sigorta primlerini ve küresel tedarik zincirlerini doğrudan etkiliyor." dedi. Krizin Mersin açısından önemli fırsatlar oluşturduğunu belirten Gedik, şunları söyledi: "Değişen ticaret rotaları Mersin'i daha avantajlı bir noktaya taşıdı. Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projelerle birlikte Mersin'in lojistik değeri daha da artıyor. Ancak bu avantajı kalıcı hale getirebilmemiz için limandaki operasyonel süreçleri mutlaka hızlandırmamız gerekiyor."
"KONTEYNER TRAFİĞİ YÜZDE 5,83 ARTTI"
MDTO verilerine göre 1 Mart-30 Mayıs 2026 tarihleri arasında Mersin Limanı'nda toplam 517 bin 671 TEU konteyner hareketi gerçekleştiğini açıklayan Gedik, bunun geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,83 artış anlamına geldiğini söyledi. Gedik, "Bu artışın önemli nedenlerinden biri Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz sonrası değişen ticaret rotalarıdır. Ancak limanımızdaki yoğunluk nedeniyle transit yüklerin başka limanlara kayma riski de bulunuyor" diye konuştu.
"OPERASYONLAR HIZLANDIRILMALI"
Liman sahasında yaşanan yoğunluğun azaltılması gerektiğini vurgulayan Gedik, şu değerlendirmeyi yaptı: "Personel ve ekipman eksiklikleri giderilmeli, liman operasyonları hızlandırılmalı. Kontrol süreçleri uzun süren ürünler liman dışında oluşturulacak alanlarda işlem görmeli, transit yüklerde kırmızı hat uygulamaları azaltılmalı. Bu düzenlemeler sayesinde hem liman rahatlayacak hem de Mersin'in uluslararası rekabet gücü önemli ölçüde artacaktır." Gedik, küresel lojistik ağlarının yeniden şekillendiği bu süreçte Mersin'in tarihi bir fırsat yakaladığını belirterek; doğru yatırımlar ve hızlı operasyonel düzenlemelerle kentin Doğu Akdeniz'in en önemli lojistik merkezlerinden biri haline gelebileceğini sözlerine ekledi.
|